Dersim Tertelesi

Ayten ŞİMŞİR

05 Mayıs 2018 Cumartesi | Forum

„Na kergana zerrê ma ra

rocê êna têy der bena“


bir hicrandır kalbimizde

bir gün gelir taşar bu hicran


Böyle der 38 üzerine yakılan binlerce ağıttan biri.

Kapanmamış bir yaradır Dersim vicdanlarımızı kanatmaya devam eden.

Sorgusuz sualsiz kıyım; katliamdır. Fiziki soykırımdan sonra kültürel soykırımın laboratuvarıdır Dersim. „Evladımın celladım“ edildiği bir sürecin başlangıcıdır Dersim soykırımı, peki nasıl varıldı bu noktaya, neden Dersim, neden soykırım?

4 Mayıs 1937’de çıkarılan bakanlar kurulu kararına giden sürece dair. Seferin olup zaferin olmadığı bir „diyar û jîyar“ yurduna „solution final’ın“ uygulanmasının adı olan „Tunceli Kanunu“na müteakip çıkarılan bu bakanlar kurulu kararına gelen sürecin evveliyatı vardır aslında.

Dağılan Osmanlı’nın Alevi-Kızılbaş katliamlarında sığınılan, ve silahını bırakmamış tek yerdir Dersim. Özerkliğini aktif özsavunması ile mümkün kılan Dersim iktidar-dışılığın kalesi olmuştur de facto olarak.

Bu özerk olma hali giderek daralan ve köhneleşmiş Osmanlı’nın yeni ulus-devlet paradigması karşısında da öteki olma halini korumuştur. Ümmetçiliğe pantürkçülük de eklendiği bir süreçte bütün renklerin yok sayılması esas alınır. İttiat ve Terakkinin zorla yaratmaya çalıştığı bu tektipçi ulus devlet modeli libas olarak yine çok dar geliyordu Dersim ve Dersim sakinlerine. Ermenisi, Kürdü, Türkmeni, Hıristiyan, Müslüman Êzidî ve Alevisiyle çok renkli mevcudiyetini korumuş bu coğrafyaya uymuyordu bu KALIP!

Mazlumların sığındığı aslanlar yurdu Dersim her türden tekçiliğin antidotudur bir kez daha: tektipçi kapitalist modernite üzerine bina edilen ulus devletin her türlü antidotu (panzehir). TC’nin her haliyle aykırısı, ayrıksı duranı, inkar gelinmesi gerekenidir Dersim muktedirlerce. Adı Osmanlı olmuş, kemalizm olmuş ne fark eder?

Yeryüzünde çeyrek yüzyılda iki soykırım görmüş tek coğrafyadır Dersim ol sebepten. Halklar ve inançlar bahçesi olmakta neymiş ‘tek devlet, tek millet, tek dil tek bayrak’ hükmüne biat varken?

Dağılan Osmanlı yerine ikame edilen TC ve Kemalizm bitmez tükenmez yalan ve hilelerle Dersimlileri sahte laiklik ve özgürlük vaatleriyle oyalamış ve dikensiz gül bahçesi yaratmak için otuzların ortasında dersim meselesine sıra geldiğine hüküm verilmiştir.

Kürt ‘isyan ya da meşru savunmaları parçalı olarak bertaraf edildikten sonra Dersim tam bir askeri, siyasi, ekonomik kuşatmaya alınarak içten çürütülmeye başlanmıştır.

Lider kadrolar ihanetle öldürülmüş, sosyal ve kültürel yapıda hüküm süren rızalık toplumu ilkesi ocakların etkisiz kılınmasıyla işlevselliğini yitirme noktasına getirilmiştir.

En sonunda meşru özsavunma araçları ve silahlarının teslim edilmesi tarihin tanıdığı en faşizan yasa olan 25 Aralık 1935 tarihli „Tunceli Kanunu“yla dayatılmıştır.

Fakat direnmekte kararlı olan son Dersim liderleri ve aşiretleri daha önce Ermeniler üzerinden test edilen ve II.Dünya savaşında Hitler tarafından „solusyon final yani nihai çözüm“ olarak Yahudilere tatbik edilen soykırımla tekrar karşı karşıya kalacaklardır.

Devletin bu nihai çözümü 4 Mayıs 1937’ye gelindiğinde bakanlar kurulu kararıyla fiili olarak hayata geçirilmeye başlanmıştır. Dünyada faşizmin zirve yaptığı bir süreçte İspanya içşavaşının Guernica’lara konu olduğu bir süreçte sessiz sedasız tarihe gömülen çığlıklarla Dersim’de iki yıldan fazla sürecek olan bir soykırım operasyonuna başlanmıştır. 70 binden fazla insanın gazlarla katledildiği bir kanlı süreç, ve akabinde sürgünlerde filizlenen kültürel soykırım mağdurları. Devletin mutlak otoritesini tesis ettiği ve tarihin tanıdığı en büyük Alevi-Kürt soykırımı.

Bitirdik dedikleri bir gerçekliğin dilden dile destanlaşarak dolaşan ve Mehmet Tunçlarla tekrar yaşanan ve ifade edilen hakikatiydi oysa Dersim! Seyit Rıza’nın „Ben senin yalanlarınla, hilelerinle baş edemedim, bu bana dert oldu, senin önünde diz çökmedim bu da sana dert olsun“ cümlesiyle somutlamış bir direniştir aynı zamanda Dersim uzanıp giden zaman içinde. Der ya şair:

Bir uzun havadır şu Dersim dağı

Mor bir katar gibi uzanıp gider

Saz çalınır akşamları

Gönül terazi bozulur gider!

Hakikatin emsalsiz mekanıdır Dersim zulme kavganın devam edegeldiği, Kürdistan gülüdür Dersim zalimin deremediği.

„Ma vîr de ra“

UNUTMADIK!


250

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA