Daha güçlü bir platform yolda

Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu Sözcüsü Ayşe Güney, Türkiye’deki tüm muhalif kadın gazetecilerin bir araya geleceği daha güçlü bir platform oluşturma çalışmalarını başlattıkları bilgisini verdi.

04 Mayıs 2018 Cuma | Kadın

Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu Sözcüsü Ayşe Güney, Türkiye’deki tüm muhalif kadın gazetecilerin bir araya geleceği daha güçlü bir platform oluşturma çalışmalarını başlattıkları bilgisini verdi. 

Birleşmiş Milletler, 1993 yılında özgür ve bağımsız bir basın için 3 Mayıs’ı Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kabul etti. Karar Türkiye tarafından kabul edilmiş olsa bile 150’yi aşkın gazeteci bu günü cezaevlerinde karşılıyor. Baskının en büyük mağduru olan kadın gazeteciler de örgütlenmek ve baskılara karşı mücadele etmek amacıyla geçtiğimiz yıl Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu’nu kurdu. Platformun geride bıraktığı bir yılını ve bundan sonra yapacaklarını Platform Sözcüsü Ayşe Güney değerlendirdi.

 

OHAL’le havuz medyası ağı oluşturuldu

 Türkiye’nin basın özgürlüğü noktasında her geçen yıl geriye giden ülkeler arasında yer aldığını belirten Güney, “Bu durum bizi şaşırtmıyor. 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL’le birlikte basın özgürlüğü farklı bir hal aldı. Havuz medyası denilen bir ağ oluşturuldu ve bu medya tek bir ağızdan çıkan, tek bir söyleme dayanan bir medya. Oluşturulan bu medya, tarafsız ve ilkeli yayıncılık yerine iktidarın yanında yer aldı” dedi.

 

150’yi aşkın gazeteci cezaevinde

 Türkiye’de gazetecilere yönelik ciddi bir yönelimin olduğunu kaydeden Güney, “150’ye aşkın meslektaşımız cezaevinde. Bunların büyük bir çoğunluğu kadın. Dışarıda kalan gazeteciler de açık cezaevine dönmüş Türkiye’de denetim altında gazetecilik yapmaya çalışıyor. Her dönem Türkiye’de basın özgürlüğü tartışıldı. Gazeteciler 90’lardan günümüze katledildi, cezaevlerine konuldu, çalıştıkları kurumlar kapatıldı. OHAL’le birlikte KHK’lerle basın özgürlüğü önündeki engeller daha da derinleştirildi. Geldiğimiz aşamada ciddi bir sansür ve baskıyla karşı karşıyayız” ifadesinde bulundu.

 

Gazetecilik adliye koridorlarında

 Gazeteciliğin adliye koridorlarında yargılanan bir meslek haline getirildiğini ifade eden Güney, gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargılandıklarını, bu noktada gazetecilerin kendi davalarını takip etmekten başka davaları takip edemeyecek noktaya geldiklerine işaret etti. 

 

İlk hedef kadın gazeteciler

 Baskılardan en çok etkilenenlerin kadın gazetecilerin olduğunu vurgulayan Güney, “Tüm dünyada bu böyle. Her zaman ilk yönelim kadın gazetecilere oluyor. Kadınlar da verdikleri mücadelelerle bu yönelimler karşısında zayıf halka olmadıklarını gösterdi. Yaratılan taciz, mobbing ve baskı kadın gazetecilere geri adım arttıramadı. Bu açıdan önemli bir mesafe katedildi” diye konuştu.

 

Daha geniş örgütlenme ihtiyacı

 Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu olarak bir yılı geride bıraktıklarını hatırlatan Güney, “Bizim açımızdan çok verimli bir süreçti. Platform bölge eksenli kuruldu. Ama kurulduğunda KHK ile işinden edilmiş arkadaşlarımıza hem istihdam sağlamak hem de iş yerlerinde yaşadıkları baskı ile zorlanmalara karşı bir örgütlülük, bir ses yükseltmeyi amaçladık. Birçok arkadaşımıza istihdam yarattığımız gibi, kimi raporlar hazırlayarak bunu kamuoyu ile de paylaştık. Bu süreci daha da ilerletmek için elimizden gelen çalışmayı sürdürmemiz gerekiyor. Temellerini attığımız bu örgütlülüğü daha güçlendirmeliyiz” ifadesinde bulundu.

 

Çalışmaları başladı

 Mücadelenin durağan bir olgu olmadığını aksi halde gerileme yaşanacağını kaydeden Güney, bu açıdan Türkiye’deki tüm muhalif kadın gazetecilerin bir araya geleceği daha güçlü bir platform oluşturma çalışmalarını başlattıklarını söyledi. Bu anlamda önemli bir yol kat ettiklerini söyleyen Güney, birçok kadın gazeteciyle fikir alışverişi yaptıklarını söyleyerek, “Yakın zamanda gazeteciler cephesinden daha büyük bir oluşumun haberini yapacağız. Buna ihtiyaç var. Bu açıdan daha güçlü cepheye ve örgütlülüğe ihtiyacımız var” dedi. 


 MA/İSTANBUL



511

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA