Mirza’nın renksiz rüyaları

Bir çocuğun gözünde 1990’larda Kürdistan’da yaşananların anlatıldığı “Hewno Bêreng” filminin yönetmeni Mehmet Ali Konar, “Benim yapmak istediğim Kürdistan’daki çocukların psikolojisini anlatmaktı” dedi.

17 Nisan 2018 Salı | Kültür-Sanat

Mehmet Ali Konar’ın yönetmenliğini yaptığı “Hewno Bêreng (Renksiz Rüya)” filmi 1990’ların siyasi olaylarının yarattığı kargaşanın çocuklar üzerinde bıraktığı etkiyi anlatıyor. Kürtçenin Kurmancî ve Kirmanckî lehçeleriyle çekilen, Türkçe ve İngilizce altyazılı filmin oyuncu kadrosunda Civan Güney Tunç, Bilal Bulut, Orhan Alıcı, Cuma Karaaslan, Midas Muhammed, Sevgi Yusufoğlu gibi isimler yer alıyor. 

37. İstanbul Film Festivali kapsamında gösterimi yapılan “Hewno Bêreng” filmin yönetmeni Mehmet Ali Konar ile filmine ilişkin konuştuk.

 

Kürdistan bir evdir

Filmin bir kişinin hikayesi olmadığını söyleyen Konar, “Her Kürt kendinden bir şey görebilir ya da hissedebilir filmde. Çocukluğum Kürdistan’da geçti. Bu filmde yaratılan his bana çok yakın. Kürdistan bir evdir” dedi. 

Filmi 13 günde çekmek zorunda kaldığını belirten Konar, “Buna mecburdum. Siyasi olaylar vardı. Figür bulmak çok zordu. Mekan bulmak çok zordu. İzin alıncaya kadar perişan oldum. 3 kez reddedildi. Herkes korkuyordu. Savaşın korkusu vardı. Bu nedenle kimseye neden gelmiyorsun demek gibi bir hakkım yoktu. Büyük bir riskti.  Ama yine de bitirdim. Kürt sinemasında da, sinemada da yeni biriyim. Kürtçe iyi filmler yapmak istiyorum” diye konuştu.

 “Benim yapmak istediğim Kürdistan’daki çocukların psikolojisini yansıtmak” diyen Konar, “Çocuklar üzerinde nasıl bir tahrip meydana getiriyor onu vermek istedim” diye belirtti. Yeni projelerinin olduğunu söyleyen Konar, filmin birçok festivalde de gösterileceğini kaydetti.

 

90’ların çocukları 

Amed’de çekilen filmin konusu ise 1990’ların siyasi olaylarının yarattığı kargaşanın mağduru olmaktan kendisini kurtaramayan Mirza adındaki bir çocuğun gözünden anlatıyor. Mirza, annesinin ölümüyle birlikte tamamen içine kapanan bir karakterle karşımıza çıkıyor. Gördüğü kötü rüyalarla boğuşan Mirza, rüyalarında sürekli birilerinin maskeli kişiler tarafından öldürüldüğünü görüyor. Gördüğü rüyalardan psikolojik olarak olumsuz yönde etkilenen Mirza, annesini kaybettikten sonra kimseyi sevmek istemez. Çünkü sevdiği kişilerin ölmesinden korkar. 

Filmdeki diğer bir karakter Mir Ahmed ise kardeşi HPG’ye katılan birini canlandırıyor. Mirza’nın ağabeyi Hüseyin’in arkadaşı olan Mir Ahmed, kendisinin takip edildiğini düşünerek, Mirzalara bir süreliğine misafir olur. Bu misafir yolculuğu Mir Ahmed şahsında Mirza’nın hayatında değişiklikler olmasına sebep olur. İlk zamanlar her ne kadar Mirza, Mir Ahmed’i sevmese de daha sonra onu sevmeye başlar. Filmin sonunda ise Mirza’nın korktuğu şey başına gelir.

 Yönetmen filmde, Kürt çocuklarının ilkokula gittiklerinde şivelerinden kaynaklı yaşadığı sorunlara da değiniyor. Filmde kültürel öğeler de yer alırken, hikayesi dilsiz bir çobanın kartalların onun koyunlarını yemesini anlatırken, yaptığı hareketlerden oluşan ve düğünlerde oynanan Kartal oyununa da yer veriliyor.  


İSTANBUL 


184

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA