Deri hücresinden EMBRİYO

Bilim-Teknik GÜNDEMİ: Massachusetts Teknoloji Enstitüsünden Yue Shao, laboratuvarda insan hücreleri üzerinde deney yaparken beklenmedik bir sonuç elde etti. Çalıştığı hücreler bir embriyonun ilk dönemi gibi görünüyordu.

14 Nisan 2018 Cumartesi | Toplum-Yaşam

HAZIRLAYAN: Doğan Barış ABBASOĞLU


Bir bebek oluşumu için bugüne kadar kesinlikle bir sperm ve bir yumurtaya ihtiyaç duyuluyordu. Ancak artık yepyeni bir teknik sadece bir deri hücresinden embriyo oluşumunu sağlanıyor.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsünden Yue Shao, laboratuvarda insan hücreleri üzerinde deney yaparken beklenmedik bir sonuç elde etti. Çalıştığı hücreler bir embriyonun ilk dönemi gibi görünüyordu. New Scientist dergisine konuşan Shao, bambaşka bir şeyle ilgilenirken insanlığın üretkenliğine yeni bir metot kazandırmış olabileceklerini ifade etti.

İnsanın üretkenliğine yeni yöntemler kazandırma fikri de uygulamaları da yeni değil. Bundan yaklaşık bir yıl önce bir Japon ekip, yetişkin farelerin deri hücrelerinden elde edilen yumurtalarla yeni fareler üretmişti.


Biyolojik bir devrim yakın

İlk tüp bebeğin üretiminden yaklaşık 40 sene sonra bilim dünyası yeni bir biyolojik devrimin eşiğinde. Bilim insanları bu devrimi üreme ve buna bağlı sosyal alışkanlarımızı değiştirebilecek devrimsel bir gelişme olarak nitelendiriyor.

Günümüzde Batı Avrupa, ABD ve Avusturalya’da doğan bebeklerin yüzde 1.5’i tüp bebek yöntemiyle ana rahmine yerleştiriliyor. Yani bir anlamda bu bebekler hayata ana rahminde değil, bir laboratuvarda merhaba diyor. Ama bu yöntem her zaman olumlu sonuç vermiyor. Bilim insanları için halen sperm ve yumurtanın birleşme mekanizması ve ilk dönem embriyonun gelişimi oldukça gizemli bir dönem.

Bu durumu aşma konusundaki en radikal girişim 2016 yılında Japonya’da gerçekleşti. Kyoto Üniversitesinden Mitinori Saitou başkanlığındaki bir ekip farelerin deri hücrelerini önce kök hücrelere çevirdi. Daha sonra bunlardan sperm ve yumurta elde eden ekip bunları laboratuvarda birleştirerek farelerin rahmine yerleştirdi. Bu yöntemle sekiz fare yavrusu doğdu. Aynı ekip aynı deneyi Londra Crick Enstitüsü ile birlikte bir sene sonra tekrarladı.

2017 yılında da Cambridge Üniversitesinden Azim Surani laboratuvarda insanın deri hücrelerinden sperm ve yumurtaya dönüşebilecek hücreler elde etmeyi başardı. Surani bu yöntemle özellikle kanser tedavisi görmüş kadınlar ve erkeklerin doğurganlık sorunlarının çözülebileceğini düşünüyordu.

Bu yılın başında da Edinburgh Üniversitesinden Evelyn Telfer, rahimde bulunan değişik bir tür kök hücreden yumurta elde etmeyi başardı.


Yumurta ve sperme ihtiyacımız yok

Bütün bu yöntemler önce bir sperm ve yumurta elde etmeye dayanıyor. Ancak buna ihtiyacımız dahi olmayabilir.

Geçtiğimiz yıl yine Cambridge Üniversitesinden Magdalena Zernicka-Goetz ik farklı tür fare kök hücresini birleştirerek embriyo gibi davranan bir grup hücre elde etmeyi başardı. Bundan sadece 5 ay sonra ise Shao ve ekibi sadece insan kök hücresinden elde edilen embriyoları üretti.

Her iki deneyde de asıl amaç embriyo oluşumunun ilk aşamaları daha iyi anlamaktı. İki deneyde de embriyo üretimi hedeflenmiyordu. Sperm ve yumurta birleşimini pas geçen ve bu mekanizmayı artık önemsiz kılan bu metot, hem doğurganlık sorunlarının tedavisinde hem de bizzat doğurma ve eşli üreme konusunda büyük bir devrim yaratacak.

Deneyler embriyolar komplike organlar oluşturmaya başlamadan sonlandırıldı. Bilim dünyasında 14-gün kuralı denilen bu kurala göre embriyonik hücreler artık komplike dokular ve organlar üretmeye başladıkları anda bir varlık olarak kabul ediliyor.




Yapay rahim çalışmaları da sürüyor



Bilim insanları aynı zamanda üretilen embriyonun ana rahmi dışında gelişimini sağlayabileceği ortamlar üzerinde de çalışıyor. Philadelphia Çocuk Hastanesinden Alan Flake ve ekibi koyunlar üzerinde bu amaçla bir çalışma gerçekleştiriyor. Kuzu embriyolarını Biobag adı verilen ve besleyici sıvıların bulunduğu bir yapay rahimde geliştiren Flake, akciğer gelişiminin sağlanmasının hemen ardından kuzuları Biobag’den çıkarıyor. Bu şekilde üretilen kuzuların yaklaşık yüzde 50’si hayatta kalıyor. Bu araştırma daha 5 sene sürecek. Araştırmanın sonucunda yapay rahimle artan oranda kuzunun sağlıklı doğması hedefleniyor.




Yapay yöntemler  daha güvenli olabilir



Stanford Üniversitesinden biyo-etik uzmanı ve avukat Hank Greely’e göre bu yöntemler bundan yüzyıl sonra bebek yapmanın ana yöntemi olacak. Ama birçok uzman da bu yöntemlere gereksiz, ahlak dışı diyerek karşı çıkıyor.

Fakat unutulmamalı ki bugün dünyada çok yaygın olan tüp bebek için de 1978’de aynı şeyler söylenmişti. Günümüzde tüp bebek yöntemiyle doğan 7 milyon insan aramızda.

Hatta bazı bilim insanları yapay yöntemlerin bebekler için çok daha güvenli hale gelebileceğinden gelecekte anne ve babaların çok yüksek oranda bu yöntemleri benimseyebileceğini savunuyor.

Günümüzde başarılı embriyo oluşumlarının ardından dahi farklı birçok nedenden bebekler anne karnında hayatını kaybedebiliyor. Doğumdan önce tespit edilemeyen birçok kalıtsal hastalık da bebekler için risk faktörü oluşturabiliyor.

Bu yöntemin yaratacağı bir diğer gelişme de eşcinsel çiftler için geçerli. Bu yöntemle eşcinsel çifteler iki tarafın da özelliklerini taşıyan bebeklere sahip olabilecek. Bunun için sadece hangisinin deri hücresinin sperme hangisininkinin de yumurtaya çevrileceğine karar verilmesi gerek.


470

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA