Wan’da bir ‘saklı cennet’

Rengarenk görünümüyle adeta bir doğa harikası olan Adır Adası keşfedilmeyi bekliyor...

13 Nisan 2018 Cuma | Toplum-Yaşam

MAHMUT RUVANAS / MA / WAN


Wan Gölü’nün en büyük adası Adır Adası… Rengarenk görünümü ve kuşlara ev sahipliğiyle bir doğa harikasını andırıyor. Onbinlerce martının barındığı ve yüzlerce ağacın çiçek açtığı ada ulaşım sıkıntısından keşfedilmeyi bekliyor. İçerisindeki tarihi kilise ve manastırıyla eski bir yerleşim yeri olan Adır Adası’nı ziyaret edenler, geç keşfetmenin üzüntüsünü yaşıyor. 

Wan-Erciş karayolunun 40. kilometresinde, kıyının yol ile kavuştuğu yerden yaklaşık 2 km uzaklıkta bulunan ada, kent merkezine bağlı Adır (Yaylıyaka) Köyü Tewleder (Döşeme) mezrasından 10 dakikalık bir motor yolculuğu ile ulaşılıyor. Tekne sahibi Özkan Gök, adaya yılda bir ya da iki sefer düzenlediğini belirtiyor. 

 


Bakımsız! 

Tewleder mezrasında balıkçılık yaparak geçimlerini sağladıklarını belirten Gök, “15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali avlama yasağı başlayacak. 4 ay boyunca teknem limanda yatıyor. Eğer Adır Adası turizme kazandırılırsa bize de faydası dokunur. Çünkü yılın en güzel aylarında adaya turist götürüp getiriyorum. Bazen turistler köyümüze geliyor, adada bulunan yapıların sağlam olup olmadığını ve restore edilip edilmediğini soruyor. Biz de herhangi bir bakımın yapılmadığını söylüyoruz. Turistler de adaya gitmeden geldikleri gibi dönüyor. Halbuki bu ada Wan’ın en büyük adası. Kuş cenneti. Rengarenk çiçekler barındırıyor” diyerek bakımının yapılması halinde yılda iki kez değil de günde iki kez adaya sefer yapılabileceğin ifade etti.

 


Batıda olsa...

Yazar ve Kürtçe Çevirmen Nezir Ocek de, Adır Adası’na ilk defa gittiğini belirterek, “Adada Ermenilerden kalma kilise ve manastır var. Bazı yapılar hala ayakta, bazıları ise defineciler tarafından tarumar edilmiş. Adaya sahip çıkılmamış. Sahip çıkılsaydı yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekerdi. Ada çok güzel ve doğa zengini. Etrafa baktığımızda on binlerce martının yanı sıra güvercinler ve kargalar uçuşuyor. Doğası güzel olduğu için bu kuşlar burayı tercih ediyor. Hem tarihi bir yer hem de çok güzel. Dolayısıyla koruma altına alınmalı. Ada, Avrupa’da bir yerde olsaydı ya da Türkiye metropollerinde olsaydı özel bir şekilde koruma altına alınırdı. Fakat burası bizlere ait olduğu için sahipsiz bırakılıyor” diye konuştu.


 

Adaya kimse sahip çıkmamış

Hamdullah Kumli adlı yurttaş ise, adaya ilk kez gittiğini ve daha önce gitmediği için çok üzüldüğünü belirterek, “İnsan adada yürürken nefes aldığını hissediyor ve hem ruhen hem de bedenen rahatlıyor. Tüm tahribatlara rağmen adanın bu halde bile kalması çok güzel. Doğaseverlerin gelip koruması gerekiyor ve insanlar ölmeden gelip burayı görmeli” diye konuştu. 

 



‘Gidişler koloylaştırılmalı’

Adanın, Ahtamar Adası’ndan daha güzel olduğunu savunan Kumli, ulaşımdan kaynaklı yerli ve yabancı turistler tarafından tercih edilmediğini vurguladı. Kumli, şunları dile getirdi: “Adaya gelmek için tekne kiralamak zorundasınız. Adaya gidiş gelişlerin kolaylaştırılması gerekiyor. Her şeye rağmen insanlar adanın doğasının bu kadar güzel olduğunu bilse bir dakika durmaz. Bu güzel doğaya ve adaya sahip çıkmamız gerekiyor.” 


414

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA