Swadeshi Hareketi: Boykottan daha ötesi

Hindistan’daki İngiliz sömürge yönetimi 16 Ekim 1905 tarihinden geçerli olmak üzere Bengal’i Bengal ve Doğu Bengal olarak ayrılmasına karar vermişti. Karar Hint ulusalcıları tarafından tepkiyle karşılandı ve bölünmeye karşı Swadeshi Hareketi başladı. Ve hemen ardından Batılı ülkelerin ürünlerine yönelik bir boykot başladı.

09 Nisan 2018 Pazartesi | PolitikART

Serdar EROĞLU


Hindistan Bağımsızlık Hareketinin bir parçası olarak Swadeshi Hareketi, İngiliz sömürge yönetiminin ekonomik çıkarları ve mallarını boykot etmeye yönelik bir toplumsal harekettir. Bu boykot kökenlerini 1850’li yıllardan alsa da asıl olarak 1918 yılından başlayarak Mahatma Gandhi tarafından çerçevesi çizilmiştir.

Modern anlamda Swadeshi Hareketinin ilk uygulaması Lord Curzon tarafından Hindistan bağımsızlık hareketinin güçlü olduğu Bengal’in idaresinin ayrıldığı 1905 yılında başladı ve 1911’e kadar sürdü. Gandhi öncesindeki bu ilk boykot Aurobindo Ghosh, Lokmanya Bal Gangadhar Tilak, Bipin Chandra Pal ve Lala Lajpat gibi liderler tarafından geliştirildi ve kendi kendini yönetmenin anahtarı olarak ilan edildi. Bengal’de son derece etkili olan bu boykot sırasında Mahatma Gandhi ise henüz İngiliz sömürge yönetimine bağlı durumdaydı.

1901 yılında Bengal, Hindu ulusalcılığının merkezi konumuna gelmişti. Hindistan sömürge yönetiminin en büyük bölgesi olan Bengal’in ayrışması Lord Curzon tarafından önerilmişti. Bunun resmi gerekçesi Bengal’in büyüklüğü nedeniyle idaresinin zor olmasıydı. Ancak karar Hindistan ulusalcılığının kırılmasını amaçlıyordu.


Boykot siyasal yeniden yapılanmanın anahtarı oldu

İngiliz sömürge yönetimi 16 Ekim 1905 tarihinden geçerli olmak üzere Bengal’i Bengal ve Doğu Bengal olarak ayrılmasına karar vermişti. Karar Hint ulusalcıları tarafından tepkiyle karşılandı ve bölünmeye karşı Swadeshi Hareketi başladı. Bu hareket aynı dönemde Vandemataram Hareketi olarak da biliniyordu.

Kararın duyulmasının hemen ardından büyük protesto gösterileri düzenlendi. Ve hemen ardından Batılı ülkelerin ürünlerine yönelik bir boykot başladı. Hareketin liderleri İngiliz mallarının yerine Hindistan mallarının tüketilmesi için bir çağrılarda bulundu. İthal edilen şeker bu boykotun hedefindeydi. Bağımsızlık hareketi sadece Hindistan’da üretilen ürünlerin tüketilmesini teşvik ediyordu.

Boykotun iki temel ayağı vardı. Birincisi İngiltere’deki ekonomik çıkarların zedelenmesi sonucu bir kamuoyu oluşturmaktı. O dönemler İngiltere’nin Manchester şehrindeki dokuma endüstrisinin en büyük müşterisi Hindistan’dı. Bağımsızlıkçı liderler bu şekilde İngiltere’deki işçi kesimlerini ve kamuoyunu duyarlı kılabileceklerini düşünüyordu. İkinci ayak ise henüz emekleme aşamasında olan yerli endüstrinin gelişmesini sağlamaktı.

Ekonomik boykot popüler bir politikaydı. Genelde kısa dönemli caydırıcı bir eylem olarak düşünülüyordu. Fakat Hindistan’daki pratik biraz farklı oldu. Ekonomik alanda sürdürülen ayrılık her alanda İngiliz sömürge idaresinden ayrılmayı tetikledi ve ülkenin siyasal olarak yeniden yapılanmasının anahtarlarından biri oldu.  



Ekonomik boykot sosyal boykota da yol açtı

Ülkede boykot döneminde dışarıda üretilen şekeri kullananlar cezalandırıldı. Yabancı sigara ürünleri sokaklarda yakıldı. Budist rahipler Avrupa’da üretilen şeker ve tuz kullanan evlerde dini hizmet vermedi.

Ekonomik boykot doğal olarak bir sosyal boykota da yol açtı. Örneğin boykota rağmen dışarıda üretilen ürünleri satanlar toplumda teşhir edilerek aşağılandı. Hatta zaman zaman bu yönelimler fiziki de oldu.

Buna karşı İngiliz sömürge yönetimi tarafından boykotun propagandası her alanda yasaklandı. Boykot propagandası yaptığı tespit edilen kişiler memuriyetlerinden oluyor, öğrenciler eğitim haklarından mahrum ediliyordu. Bu baskılar Kalküta Üniversitesinden toplu bir eğitim boykotuna da neden oldu.

Swadeshi Hareketinin bir diğer sonucu da kültürel alanda oldu. Bu dönemde ortaya çıkan Rabindranath Tagore, Rajani Kanta Sen, Dwijendralal Ray, Makunda Das, Syed Abu Mohammed gibi sanatçılar ülkedeki uluslaşmanın kültürel ayağının ana akımı oldu. Bu dönemde Rabindranath’ın yazdığı Amar Sonar Bangla Bangladeş’in özgürlük mücadelesinin ilham kaynaklarından biri oldu ve ülkenin milli marşı olarak 1971 yılında kabul edildi.

Ekonomik boykot Mahatma Gandhi’nin öncülük ettiği bağımsızlık hareketi sürecinde de artan bir oranda devam etti. Özellikle tekstil ürünlerine karşı yapılan boykot ciddi sonuçlar vermeye başladı. Öyle ki Gandhi tekstil firmaları tarafından ikna edilmek üzere İngiltere’ye çağrıldı. Gandhi ikna olmak bir tarafa ziyareti sırasında İngiliz hotelinde bile kalmadı.

Bunun ardından meşhur tuz yürüyüşü gerçekleşti. İngilizlerin fakir halkın en çok ihtiyaç duyduğu gıda maddelerinden biri olan tuz üzerindeki vergilendirme ve tekelleşmeyi protesto eden Gandhi’nin bu eylemi İngilizler tarafından şiddetle bastırılmak istendi ve bu da örgütlü silahlı bir bağımsızlık mücadelesinin başlamasıyla sonuçlandı.


Swadeshi neyi başardı?

Her ne kadar Swadeshi sadece dışarıda üretilmiş olan ürünlere yönelik ekonomik bir boykot olarak düşünülmüş olsa da, çok daha karmaşık bir karakter kazandı ve Hindistan ulusalcılığının bir sembolü haline geldi. Bengal’in dışında tüm Hindistan’da insanların siyasi düşüncelerinin daha da gelişmesine neden oldu. Bu boykot ile insanlar iktidarın tüm zor yöntemlerini yok sayma bilincini geliştirdi.

Yani bir anlamda ekonomik alandaki kopuş hayatın tüm mekaniğinde İngiliz sömürgeciliğinden kopuş anlamına geliyordu. İngiliz ürünlerinin taşıdığı kültür, yarattığı alışkanlıklardan kurtulunması da boykotun kültürel boyuttaki yansıması oldu. Hindistanlılar İngiliz sömürge idaresinin iktidarının ve genel olarak iktidar gücünün kabul edildiği oranda var olduğunu ve göründüğünden çok daha hassas dengeler üzerinde kurulduğunu gördü.

Swadeshi Hareketi Hindistan’ın yerel ekonomisinin güçlenmedi ve son derece özgün bir kültürel yapının erozyona uğramasının engellenmesini sağladı. Yani boykot sadece boykot olmadı, Hindistan toplumuna hem bağımsızlığını kazandırdı hem de kültürel kazanımlar yarattı.


106

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA