Neo-liberal kapitalist toplumsal cinnet tablosu!

Dünya Ekonomi ve İşbirliği Kalkınma Örgütü’nün verilerine göre dünyada eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranı yüzde 39.3. Yaşanan şiddet sonucunda yaralanan kadınların oranı yüzde 27. Yaşadığı şiddeti kimseye anlatamayan kadınların oranı ise yüzde 48.

14 Mart 2018 Çarşamba | Kadın

SELMA AKKAYA


Kadınlar her yıl olduğu gibi yeniden ve yeniden 8 Mart’ta dünya çapında alanlara indi. Dünyanın neresindeki eylem ve etkinliklerin fotoğraflarına baksanız, yaşanan şiddetin ve tecavüzlerin istatistikleri ve yaşananlara karşı kadınların sloganları göze çarpıyor. Coğrafyalar değişiyor ama sonuç değişmiyor. Kapitalizmin hüküm sürdüğü dünyada binlerce çocuk, kadın cinsel taciz, istismar ve tecavüze maruz kalıyor. Verili sistemler içerisinde bu manzaraya bakıldığında insan olmak yetmiyor artık. İnsan kalabilmek büyük bir enerji ve mücadele gerektiriyor!

Kendisinden ayrılmak isteyen kadının arabasını su kanalına atan, kadının evinde dinamit patlatan, üç aylık bebeğe tecavüz eden, kadını bıçaklayıp öldürmekle yetinmeyip evi ateşe vererek çocuklarıyla birlikte yakan, eşinin böbreklerini satan, son on yıldır Avrupa’nın göbeğinde yüzlerce kadına sistematik olarak tecavüz edip öldüren, hapishaneden kaçıp kadını sokak ortasında kurşunlayan, kilisedeki ya da imam hatipteki  çocuklara tecavüz eden, çocuk yurtlarının kazan dairesinde tecavüze uğramış ölü çocuk bedenleri... Liste uzayıp gidiyor. Dünyanın her noktasında öyküler, biçimler değişse de sonuç değişmiyor; neo-liberal kapitalist toplumsal cinnet hali içerisinde en büyük bedeli kadınlar ve çocuklar ödüyor.  


Ayrımcı politika giderek derinleştiriliyor

Göçmenlere dönük nefret söylemlerinin arttığı Türkiye’de 9 aylık hamile Emani El Rahman ve 10 aylık bebeğinin kaçırıldığı, ormanlık alanda tecavüze maruz bırakıldıktan sonra bebeği ile birlikte işkence edilerek öldürüldüğü haberini biz daha aklımızın ve ruhumuzun bir yerinde sindirememişken, çocuk istismarının en uç örneği yaşanıyor. 

Yine Fransa’da, yapılan araştırma sonucu kadınların yüzde 12’sinin cinsel istismara uğradığı açıklanıyor. Dünyanın neresine bakarsak bakalım, çocuk istismarının ve çocuk yaşta evliliklerin önünü açacak, kadın cinayetlerine zemin hazırlayacak, yaşanan krizle birlikte kadın bedeni üzerinde hakimiyet alanı oluşturacak yasalar, uygulamalar birbirini izlemeye devam ediyor. Kürtaj hakkının gaspı, şiddet karşısında olması gereken yasaların gerisinde olan yasal düzenlemelerin dahi iptal edildiği, kadına dönük her türlü ayrımcı politika giderek derinleştiriliyor. Şiddet rakamları yukarı doğru fırlarken, neredeyse devlet politikaları destekler yeni yasal düzenlemeler devreye giriyor. 


Rakamlar ne diyor?

Rakamların diliyle dünyanın kadın ve çocuk istismarı gerçeğine şöyle bir bakalım. Dünya Ekonomi ve İşbirliği Kalkınma Örgütü’nün verilerine göre dünyada eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranı yüzde 39.3. Yaşanan şiddet sonucunda yaralanan kadınların oranı yüzde 27. Yaşadığı şiddeti kimseye anlatamayan kadınların oranı ise yüzde 48. Cinsel şiddet birçok durumda fiziksel şiddetle birlikte yaşanıyor, kadınların yüzde 43’ü fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldıklarını belirtiyor. Eğitim düzeyi düşük kadınlar arasında fiziksel şiddetin yaşam boyu görülme sıklığı yüzde 52 iken, eğitim düzeyi daha yüksek olan kadınlar arasında da her 10 kadından 3’ü eşleri tarafından fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Dünyada ise 7.6 milyar insanın 3.6 milyarı kadın. Ve kadınların 479 milyonu okur-yazar değil ve eğitime erişemiyor. 


11 bin 95 çocuk cinsel suçlara maruz kaldı

Ve çocuklar… Dünyada istismara maruz kalan çocuk ve ergenlerin yüzde 71’i kız, yüzde 29’u erkek çocuğu. Örneğin Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ‘Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuklara’ ait verilerine göre, Türkiye’de 2016 yılında bin 377’si erkek, 9 bin 718’i kız çocuğu olmak üzere 11 bin 95 çocuk cinsel suçlara maruz kaldı. Cinsel suçlara maruz kalan çocukların yüzde 57.6’sını 15-17 yaş grubu, yüzde 23.9’unu 12-14 yaş grubu, yüzde 18,5’ini ise 11 yaş ve altındakiler oluşturdu. Bu verilerin dahi asıl gerçeği bütünüyle ifade etmediğini hepimiz biliyoruz.  


50 ülkeden 57 bin 335 çocuk istismar sitesi

Çağımızın bir diğer şiddet kaynağı ise internet. Avrupa, çocuk cinsel taciz resimleri ve videoları yayımlayan internet sitelerini barındırmada dünyada ilk sıraya yükseldi. İngiltere merkezli İnternet İzleme Vakfı’nın (IWF) 2016 raporuna göre dünya çapındaki çocuk istismar içeriklerinin yüzde 60’ı Avrupa’dan geliyor. Geçmişte çocuk cinsel içeriği kapsayan internet adreslerinin büyük bölümü ABD’de yer alırken Avrupa, 2016’da Amerika ve Kanada’yı geçerek ilk sıraya yerleşti. Yüzde 53 istismar görüntüleri yayınlanan çocukların yüzde 53’ü 10 yaşın altında. Yüzde 33 resimlerin yaklaşık üçte biri çocuk tecavüzü veya cinsel işkence içeriyor. Geçen yıl 50 ülkeden 57 bin 335 internet adresi çocuk istismarı içeren görüntüler barındırdı.


Taciz ve tecavüzde Fransa’da artış

 ABD Tecavüzlerle Mücadele Merkezi’nin resmi raporuna göre ise ABD’de dakikada, 1.3; günde bin 900 ve yılda 683 bin kadına  tecavüz ediliyor. Bu rakam resmi kayıtlarda yer alıyor. Ama rakamın daha büyük olduğu ifade ediliyor. Her 8 kız çocuğu ve kadından biri tecavüze uğruyor. Tecavüze uğrayanların yüzde 62’si 18 yaşından küçük. Bunun yüzde 29’u ise 11 yaşından küçük. Tecavüz sadece yetişkinlere ve sadece kadınlara yönelik de değil; erkek çocuklarının yüzde 22’sini de kapsıyor. Taciz ve tecavüzün son yıllarda büyük artışın yaşandığı bir diğer ülke ise Fransa. Fransa’da her 4 günde bir kadın öldürülüyor ve her yıl 25 bin civarında kadın tecavüze uğruyor. İtalya’da ise, her üç günde bir kadın sevgilisi, eşi ya da eski eşi tarafından öldürülüyor. Hollanda da her beş kadından biri, erkek arkadaşının şiddetine uğruyor. Şiddet nedeniyle boşanma oranları Rusya’da yüzde 33, İngiltere’de 32, Fransa’da 19 gibi yüksek rakamlar. 


Türkiye’de yüzde 400 artış

Yapılan araştırmalara göre dünyada yaşanan tecavüz ve taciz vakalarının sadece yüzde 15’i şikayet konusu oluyor ve resmiyete girip istatistiklere dahil olabiliyor. Diğerleri örtbas ediliyor veya toplum tarafından mağdur oldukları halde kendilerinin kınanacağı gerekçesiyle açığa çıkartılmıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, örneğin dünyada  cinsel saldırı suçları son beş yılda yüzde 30 artarken, Türkiye de cinsel saldırı ile ilgili son bir yılda yüzde 400 oranında bir artış yaşanmış. Son 15 yılda tecavüzden yargılanan 409 polis, asker, özel timci, korucu ve gardiyandan hiçbiri cezalandırılmadı.




Tahterevalli


Bu şiddet sarmalını kırıp parçalayacak, kendi öz savunmasını geliştirecek kadının ta kendisidir elbet. Bertolt Brecht’in tahterevalli şiirinde yaşanan gerçeği de çözümü de çok iyi tanımlıyor: 

Bir yol gibi gözüküyor ilk bakışta. 

yol değil ama. 

bir tahta bu.

ve şimdi görüyorsun açıkça; 

bu bir tahterevalli tahtası

bütün düzen bir tahterevalli aslında

iki ucu birbirine bağımlı.

yukardakiler durabiliyorlar orada,

sırf ötekiler durduğundan aşağıda

ve ancak;

aşağıdakiler, aşağıda oturduğu sürece

kalabilirler orada

yukarıda olamazlar çünkü,

ötekiler yerlerini bırakıp çıksalar yukarı.

bu yüzden isterler ki;

aşağıdakiler sonsuza dek 

hep orada kalsınlar

çıkmasınlar yukarı

bir de, aşağıda daha çok insan olmalı yukarıdakilerden

yoksa durmaz tahterevalli

tahterevalli

evet, bütün düzen bir tahterevalli


463

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA