Efrîn bir ülkeyi besliyor

Yaklaşık 20 milyonu bulan ve ‘yeşil altın’ olarak adlandırılan Efrîn zeytini, Suriye ve Rojava’nın tüm ihtiyacını karşılıyor. Toprağın ve coğrafyanın tüm verimini sunduğu Efrîn Kantonu, öz yönetim süreci ardından demokratik ekonominin yapısını da örgütledi.

14 Mart 2018 Çarşamba | PolitikART

Çarçel ENGİZEK


İnsanlığın şafak vaktinde, ahlakın ve erdemin, üretimin ve toplumsallığın boy verdiği Efrîn, bugün ulus-devlet faşizmi ve milliyetçiliğin cenderesinde ciddi bir saldırı ve katliamla karşı karşıya. Mezopotamya’nın en bereketli coğrafya parçalarından biri olan Efrîn, tarihte her zaman üretimle ve kendine yeterli ekonomisiyle toplumunu besleyerek, halkını kimseye muhtaç etmedi. Tarihsel gelişiminde sosyal ve siyasal yapısını ortaklık üzerinden kurduğu gibi toplumsal ekonomisinde de önceliği her zaman ortak üretim ve tüketimi geliştirmeye verdi. 

Tanrıçalarla başlayan tarihsel hikayesi daha sonra tanrı hikayeleriyle ortaklaşmıştır. Bereket ve aşk tanrıçası olan İnna’nın en güçlü yasalarını yaşamsallaştırdığı coğrafyalardan oldu. 

Adı gibi ‘afirîner’ (üretken) olan Efrîn, aynı zamanda tarihte Afro (Yeşil sulu alan) olarak da geçiyor. Yani ilklerin toprağıdır. İlk toprağın ekildiği, sabanın sürüldüğü, beraber türkülerin söylendiği, kadın yasalarının varlık bulduğu, bahçeciliğin geliştirildiği, ağaçların dikilerek toprakla sıkı bağların kurulmasına öncülük etmiş bir coğrafyadır. Genel olarak ekonomik yapısının ve kültürünün gelişkin olması, sosyal ve toplumsal örgütlülüğünün güçlü olmasından kaynaklanıyor. 


Efrîn asırlar boyunca üretti

Tarihte birçok saldırıyla yüz yüze kalmasına karşın sürekli kendi öz gücü ve üretimiyle ayakta kaldı. Mezopotamya kültürlerinde Kürt kültür ve dilini bugüne kadar rafine halinde yaşatmasının yanısıra toplumsal ekonominin ilk üretimi olan tarım ve bahçecilik üzerinden bugüne kadar gelebildi. Tarihte en belirgin biçimde Hurri geleneğiyle, (M.Ö. 1600-1250) Hititlerin ortak geleneği günümüzde açığa çıkan belgeli kanıtlardan da anlaşılmaktadır. Bir elinde mızrak, bir elinde başak figürü (Hatti kralı Sippilüleyema) Efrîn’in tarih boyunca yaptığı üretimin önemini ortaya koyuyor. Bir yanı öz savunma, diğer yanı öz ekonomi yapısıyla her zaman kendine yeten bir coğrafya oldu. 

Coğrafik koşullar ile iklimin elverişliliği ve toplumsallık bilincinin güçlü olmasından kaynaklı ekonomik yapısını sürekli güçlü ve dinamik tuttu. Tarihten günümüze kadar gelen bahçecilik kültürünü en fazla geliştiren Kürdistan şehirlerinden biri oldu. Bölge ikliminin istikrarlı bir yapıya sahip olması ve toprağının verimi üretimin sürekliliğini de beraberinde getirdi. Toprağın ve coğrafyanın bu avantajları sunduğu Efrîn Kantonu, öz yönetim süreciyle birlikte demokratik ekonomik yapısını da örgütledi. 



Toprak doğal yöntemlerle ekiliyor

Mevcut durumda 51 hektarlık tarım arazisinin yarısına yakını üzerinde sulu ekim yapılmakta. 21 hektar tarım toprağı neolitik kültür yapısıyla ve özeniyle ekilmekte. Bin yılların biriken tecrübesiyle ekilen ve özenle üretime koşulan tarlalar, günümüz kapitalist sisteminin saldırılarıyla yüz yüze kalsa da toplumsal kültürün güçlü olmasından dolayı tarım özenle ve en doğal yöntemlerle sürdürülüyor. Buğday, toprağın büyük kısmında % beşlik oranına denk gelecek biçimde ekiliyor. Toprağın % 15’ini geçmeyecek biçimde de pamuk, nohut, mercimek, mısır ve diğer tahıl ürünleri ekilmekte. Kendine yeten üretim örgütlemesi içinde üretim fazlası dışarıya satılıyor. 


‘Yeşil altın’ tüm ülkeye yetiyor 

Bahçecilik kültüründen günümüze aktarılan doğal toplum kültürü bugün de kendisini gözle görülecek biçimde ortaya koyuyor. Yaklaşık 20 milyonu bulan zeytin ağaçları bu kültürün devamı niteliğinde. ‘Yeşil altın’ olarak adlandırılan zeytin, birçok ihtiyacı karşılıyor. İlk bakışta bir sanat çalışması gibi görünen zeytin ekimi kutsal görülüyor. Bu nedenle zeytin ağaçları Efrîn halkları için salt bir ekonomik değere indirgenemez. Her zeytin ağacı manevi bir yaklaşımla ele alınıp büyütülüyor. Suriye’nin toplam zeytin ihtiyacını karşılayan, yıllarca dışarıya da zeytini ihraç edilen Efrîn’de ayrıca zeytinyağı, sabun ve zeytinin yan ürünleri de üretiliyor. Bakımının özenle yapıldığı zeytin ağaçlarının yıllık ağaç başına açığa çıkardığı üretim, yüz elli ile iki yüz kilo civarında. Tüm Suriye, Kuzey Suriye ve Rojava’ya yeten zeytin üretimi, rejim döneminde uygulanan devlet politikaları nedeniyle halkın arzuladığı düzeye ulaşamadı. Yılda en az 180 bin ton zeytin yağı üreten Efrîn, devletin politikaları sonucu emeğinin maddi ve manevi karşılığını tam olarak alamadı. Zeytin üretimine bağlı olarak zeytin fabrikaları da işletiliyor. Türk devletinin Efrîn işgal saldırısı öncesi 170 zeytin fabrikası üretimin çeşitlenmesi için çalıştırılmaktaydı. Savaş koşulları ve mevcut siyasal yönelimler Efrîn’de zeytin üretimini sınırlıyor. İmkanların kısıtlı olması ve kapitalist modernitenin yönelimleri, üreticilerin emeğinin karşılığını almasını engelliyor. 


Meyve cenneti 

Efrîn’in ekonomik alanlarının başında ise meyve ağaçları geliyor. 

Akdeniz iklimi olması itibariyle çok sayıda meyve çeşidi yetişiyor. Daha çok kendine yeterlilik üzerinden gelişen ve dört mevsim en temel gıda olarak tüketilen meyveler, kışın da kurutularak kullanılıyor. Geçimlik ekonominin en genel hali meyve üretim alanında görülebiliniyor. Elma, üzüm, portakal, badem, ceviz, erik, nar ve daha birçok meyve çeşidi Efrîn Kantonu’nun tümüne yetecek kadar üretiliyor. Meyve ekonomisi geçimlik olmasından kaynaklı iç tüketime dayalı olarak sürdürülüyor. Yine üzüm yetiştiriciliği de Efrîn ekonomisine belli bir düzeyde katkı sunuyor.

Özellikle son beş yılda Türk devleti ve ona bağlı çetelerin yoğun faşist saldırıları Efrîn ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurdu. Halkın diğer kentlerden savaş nedeniyle gelip yerleşmesi, üretim alanında da ciddi sorunları beraberinde getirdi. Savaş öncesi nüfusu 400 bin olan Efrîn Kantonu, Suriye’deki savaşın başlaması ardından bir milyona yakın insan barındırmak zorunda kaldı. Bir düzeyde gelişen küçük sanayi (tekstil) aşırı göçlerle kapasitesini aşacak düzeye ulaştı. Ambargo uygulanmalarıyla kuşatılmasına rağmen kendine yeten Efrîn Kantonu, aynı zamanda göç eden Arap, Süryani, Türkmen yüz binlerce insanı da barındırarak, tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Toprağa, emeğe dayalı ekonomisi öz savunma direnişini tamamlayacak biçimde gelişiyor. Halkların iç içe ortak yaşam anlayışı, demokratik ekonomisini kısıtlı ve zorlayıcı koşullarda da olsa geliştiriyor. 


245

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA