Soykırım durdurulmalı

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, soykırım amaçlı bu işgalin durdurması çağrısı yaptı.

12 Mart 2018 Pazartesi | Haber

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, soykırım amaçlı bu işgalin durdurması çağrısı yaptı.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, AKP-MHP faşizminin Efrîn’de soykırım amaçlı işgal harekatı sürdürdüğü; bu işgal harekatıyla Efrîn’deki demokratik sistem ortadan kaldırılıp Kürt toplumu yerinden yurdundan edilerek soykırım amaçlandığı hatırlatıldı. Bunun için hiçbir savaş kuralına uymadan köylerin, şehirlerin bombalandığı; kadın, çocuk yüzlerce sivil katledildiği anımsatılan açıklamada, bu işgal ve soykırım saldırısının insanlığın gözünün önünde yürütüldüğüne işaret edildi. "Bir şehir NATO’nun ikinci büyük ordusu tarafından birçok devletin verdiği silahlarla yok edilmekle karşı karşıyadır. Sanki iki büyük devlet ordusu arasında savaş varmış gibi izlenerek bu saldırı meşrulaştırılmaktadır" denilen açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Daimi Üyeleri başta olmak üzere Türk devletine silah veren güçlerin bu suça ortak olduğu vurgulandı.


Türk devleti ödüllendirildi

DAİŞ’i ve El Nusra’yı destekleyenlerin, DAİŞ ve El Nusra’ya karşı direnip bedel ödeyenlere saldırdığına dikkat çekilen açıklamada, şunlar ifade edildi: "DAİŞ’e ve El Nusra’ya karşı olduğunu söyleyen Rusya kirli pazarlıklarla bu saldırıya izin vermiş, Suriye hava sahasını Türkiye'ye açarak bu işgalin ve soykırımın ortağı olmuştur. DAİŞ ve El Nusra gibi çetelere karşı kurulmuş koalisyonun en büyük ortağı ABD, DAİŞ ve El Nusra’ya karşı savaşta bedeller ödemiş Efrîn’in işgali ve soykırımı bizi ilgilendirmez, diyerek DAİŞ ve El Nusra’nın destekçisi AKP-MHP faşizminin saldırısı normalleştirilmiş ve meşrulaştırılmıştır. Böylece DAİŞ ve El Nusra’nın destekçisi Türk devleti ödüllendirilirken, DAİŞ ve El Nusra’ya karşı direnenler ise soykırımla cezalandırılmaktadır. Bu gerçeklik dünyadaki siyasi ilişki ve tutumların insanlık tarihinin en çürümüş halini yaşadığını gözler önüne sermiştir.”


Tarihi sorumluluktur

Efrîn halkının, BM, Rusya ve ABD başta olmak üzere birçok gücün seyredip teşvik ederek ortak olduğu işgal harekatına ve soykırım saldırısına karşı büyük bedeller ödeyerek 52 gündür kahramanca direndiğini; soykırımı engellemek için hiçbir güçten destek almadan en son tekniklerle yapılan saldırılara karşı yurdunu korumaya çalıştığını hatırlatan Eşbaşkanlık, şöyle devam etti: "Bu dengesiz güç ortamında hiçbir halkın ortaya koymadığı bir direniş gösterilmiştir. Gelinen aşamada tüm Kürt halkının, dünya halklarının, demokrasi güçlerinin ve Birlemiş Milletler Daimi Üyelerinin etkin devreye girerek soykırım amaçlı bu işgalin önüne barikat kurması ve durdurması gerekmektedir. Özellikle halkların ve demokrasi güçlerinin gücünü ortaya koyarak faşist bir iktidarın yürüttüğü bu insanlık dışı saldırıyı durduracağını göstermesi tarihi bir sorumluluk haline gelmiştir.

Kürt halkı soykırım amaçlı bu işgal saldırılarını durdurmak için harekete geçmiştir. Avrupa’daki halkımız işgalin başladığı günden beri sürdürdüğü eylemlerini daha ektili hale getirmek için meydanlara çıkmıştır. Anlaşılıyor ki dünya kamuoyu ve vicdanını ayağa kaldırmak için daha etkili meşru ve demokratik eylemlere ihtiyaç vardır. Tabii ki sadece Avrupa’daki halkımız ve dostları değil, Kürdistan'ın tüm parçalarındaki ve dünyanın her yerindeki halkımız da her yerde ayağa kalkmalıdır. Avrupa ve dünyanın her yerindeki halkımızın BM ve Avrupa Konseyi’ni harekete geçirmek için bu kurumların önünde eylemlerini daha etkin hale getirmesi acil ve yaşamsal hale gelmiştir.”

Eşbaşkanlık, özellikle Rusya ve ABD konsoloslukları önünde eylem yapmaya çağırdı.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklamasını şöyle tamamladı: "Halkımız için ayağa kalkma günü bugündür. Bugün ayağa kalkılmazsa Efrîn halkı, sonrasında da tüm Rojava Kürdistan halkı soykırımla karşı karşıya kalacaktır. Tüm halkımız, dostları ve demokrasi güçleri 'bugün ayağa kalkmazsak ne zaman ayağa kalkacağız' diyerek Ortadoğu'nun demokrasi vahası, kadın özgürlükçü demokratik sistemini korumak için harekete geçmelidir. Bu ayağa kalkış sadece Efrîn halkının değil, tüm Ortadoğu halklarının ve insanlığın faşizme karşı ayağa kalkışıdır. AKP-MHP faşizminin kaybedeceği, Suriye ve Ortadoğu'da demokrasi çağının başlayacağı inancıyla halkımız ve tüm insanlığı sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz." 




HBDH: Güç vermeliyiz

Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH), “Nefes aldığımız her gün katillerden hesap soracağız, onların halkımıza yaşattıkları cehennemi biz de onlara bu dünyada yaşatacağız” dedi.

HBDH Yürütme Komitesi, kuruluş ilanının ikinci yılı vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. Faşizm Efrîn'e saldırarak, Kürt halkının Rojava Devrimi ile elde ettiği bütün kazanımları hedeflediği belirtilen açıklamada, Rojava Devrimi’nin kazanımlarını boğarak Kuzey Kürdistan ve Türkiye topraklarında faşizmi tahkim etmek istediği vurgulandı. Açıklamaya şöyle devam edildi: "Efrîn savaşı, Türkiye işçi sınıfı ve ezilenleri için bir turnusoldur. Türkiyeli devrimcilerin temel görevi, AKP-MHP faşizminin Efrîn'de yenilgiye uğratılmasıdır. İşçi sınıfı ve emekçiler faşizmin kirli savaşına karşı çıkmalıdır. 

AKP-MHP faşizmine karşı ancak devrimci-demokratik-yurtsever kesimler birlik olursa, güçlerini birleştirir ve direniş temelinde ortak hareket ederlerse başarı sağlanabilir. HBDH kuruluşundan bu yana faşizme karşı birlik olmayı öncelikli görev olarak belirlemiş, tüm askeri, siyasi ve toplumsal çalışmalarında birlik ruhunu korumaya, geliştirmeye çalışmıştır.

Dün, bugün ve yarın bedeli ne olursa olsun halklarımıza dönük olarak gerçekleşen her katliamın hesabını soracağız. 

Türkiyeli ve Kürdistanlı devrimcilerin ortak mücadele zemini olan HBDH, halkımıza karşı işlenmiş hiç bir suçu unutmayacaktır. Nefes aldığımız her gün katillerden hesap soracağız, onların halkımıza yaşattıkları cehennemi biz de onlara bu dünyada yaşatacağız.

Bugün Türkiye ve Kürdistan devriminin iç içe geçtiği bir tarihsel kesitteyiz. Bütün olanak ve imkanlarımızı kullanarak Birleşik Devrim mücadelesine güç vermeliyiz. AKP-MHP faşizmine karşı en geniş birliği sağlamak için toplumun tüm ilerici, demokratik kesimlerini, işçi sınıfını, kadınları daha fazla çaba göstermeye, eylem yapmaya, örgütlenmeye çağırıyoruz. Faşizme karşı direniş içinde olmakla birlik ve ortak mücadele gelişecektir. Devrimci, demokratik ve yurtsever gençliği birleşik devrim mücadelemizi daha fazla sahiplenmeye, HBDH saflarına katılmaya, direnişi yükseltmeye, güçlerini birleştirmeye çağırıyoruz. Faşizmden hesabı ancak ona karşı savaşan devrimciler sorabilir. Bu bilinçle HBDH'nin 2. yılı tüm işçi sınıfı ve ezilenlere kutlu olsun."


ANF/BEHDİNAN


2035

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA