Antik Yunan’ın lirik şairi Sappho

Sappho, yaşadığı dönemde sürgün edildi, siyasi ve sosyal olarak pek çok konuda önemli roller aldı. Özellikle kadınlara yönelik kurslar açtı. Bu kurslarda şiir, müzik ve çeşitli dersler verdi, kadınlara ayrı bir özenle eğildi.

28 Şubat 2018 Çarşamba | PolitikART

Tuğçe KARA


“Ne garip!

en iyi davrandıklarım

bugün en çok incitenler beni.”


Antik Yunan’dan itibaren Yunan medeniyetinde yönetim şekli, polisler üzerinden şekillenmiştir. Polis, Antik Yunan’da bir şehir veya şehir-devlet manasına gelmekteydi. Kelimenin bir diğer anlamı ise böyle bir şehrin vatandaşlar topluluğuydu. Antik Yunan ve aynı dönemdeki şehirler için bu terim çoğu zaman ”şehir devleti” olarak çevrilir. Ege’nin dağlık düzensiz yapısı, yurttaşların yaşama biçimine de etki etmiş ve insanlar dağınık bir şekilde, değişken yerlerde yaşamışlardır. Benimsenen ve uyulmak zorunda kalınan bu dağınık yaşam nedeniyle, yönetim küçük krallıklardan öteye gidememiş ve sonradan giderek güçlenen soylu sınıf, yönetimi kralın elinden almıştır. Yönetimi alan soyluların topraksız ya da küçük topraklı halkı borçlandırmaları ve devam eden akınlar sonucunda Attika’dan kaçan halk zamanla kıyı Ege’ye yerleşmiş, yeni yerleştiği bölgede ise ticaretle uğraşmaya başlamıştır.

Yeni topraklarda süren yaşam ve ticaret, insanlara eski geleneklerden sıyrılarak kendini tanıma, olayları kıyaslama ve sınırlarını ölçme olanağı vermiştir. Toplumsallıktan bireyciliğe geçişte yaşanan bu süreç şiire ve romana, genel olarak edebiyata olan ilgiyi beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla lirik şiirin burada doğduğunu ve bunun bir kadın vasıtasıyla kurulduğunu söylemek, hiç de yanlış olmayacaktır. 

Sappho, kesin bir tarihi olmamakla beraber, muhtemelen M.Ö. 620 civarında, Lesbos Adası’nda yaşayan, soylu bir ailede doğdu. Görünüşe göre Sappho’nun doğduğu yer Eressos (Midilli) ya da Mytilene’dir. Ailesine ve Sappho’nun özel yaşamına dair çok bilgi yok; ancak rivayete göre birkaç kardeşi vardı ve bir kez evlendi, bu evlilikten Cleis adından bir kızı oldu. Yaşadığı dönemde sürgün edildi, siyasi ve sosyal olarak pek çok konuda önemli roller aldı. Özellikle kadınlara yönelik kurslar açtı. Bu kurslarda şiir, müzik ve çeşitli dersler verdi, kadınlara ayrı bir özenle eğildi.

Antik Yunan’da ve antik çağda Sappho, düzenli olarak şiir yazmış ve bunu kendine iş edinmiş en büyük şairlerden sayılır ve genellikle ”şair” olarak anılır. Hatta rivayet odur ki, ideal devlet tahayyülünde şairlere yer olmayan ve şiirin yasaklanmasını öngören Platon dahil, Sappho için şunları demiştir: “Bazıları, dokuz sanat perisi olduğunu söyler -gelin sayalım tekrar- bakın, onuncusu; Lesboslu Sappho.” Tüm bunlara rağmen eski, ahlakçı bir gelenek onun türlü saldırılara maruz kalmasına neden oldu. Kaçış yoktu. Çünkü Sappho, aşkın ve sevginin bir cinsiyeti olmadığını, herkesin herkese derin bir sevgi besleyebileceğini ve bunun cinsiyetlere indirgenemeyecek bir şey olduğunu savunuyordu. Deneyimliyordu da. Sappho’nun şiirlerindeki öznelerin cinsiyetinin ne olduğu, kendisi belirtmediği sürece, asla bilinmedi. Yazdıkları nedeniyle saldırıya uğradı ve alaya alındı.  

Ancak şiirinde arzunun dışavurumunu ve geleneksel formüllerden arındırılmış deneyimini özgürce yaşamak istemesi, Sappho’ya dair önemli bilgilerden. Tema olarak kendine aşkı ve sevgiyi seçse de belirsizlik, esaret, kölelik ve uykusuzluk hakkında da birçok şiir kaleme aldı. Örneğin, yazdıklarından birinde Sappho, ”Beni yakıyorsun,” diyor. Güçlü ve unutulmaz görüntülerde şair, kalbinin ağacı sallayan bir dağ rüzgarına çarptığı sevgiyle parçalandığını; diğerinde ise sevgilisini yolda çiğnenmiş bir çiçeğe benzettiğini söylüyor. Hiçbir şekilde dolaylamadan ve yazdıklarını sansüre uğratmadan.

Sappho’daki duygusallık, öznel deneyim ve birey üzerindeki vurgusu, eseri ile dönemin epik veya dramatik şiirinin tam tersini işaret ediyor. Daha erken şiirler törensel ya da öğreticiydi, örneğin şiirlerle çeşitli şekillerde kamuoyuna açıkça vurgu yapıldı. Ancak Sappho’nun eserlerinin çoğu samimi ve özel, belirli kadınlara veya arkadaşlarına hitap ediyor ve yazın tarzı Ortaçağ tarzını ve modern uygulamaları öngörüyor. Sappho’nun bu kadar yargılanmasına ve ötekileştirilmesine neden olan en büyük etken ise onun tarihte bilinen ünlü lezbiyenlerin belki de ilki olması. Afrodit için yazdığı şiirler, Sappho’yu çağının hayli ötesine taşıyan şiirlerdir.

Ölümü hakkında ise yine doğumu gibi şaibeli bilgiler yer alır. Kimilerine göre M.Ö. 570 yılında, sevdiği kadına kavuşamadığı için mutsuz bir yaşam sürmüş ve nihayetinde canına kıymıştır. Kimilerine göre ise ecel kapısını çaldığında yaşamı son bulmuştur. 



Yararlanılan Kaynaklar:

https://www.poets.org/poetsorg/poet/sappho

http://insanvesanat.com/haber-antik-batinin-kadin-sairi-sappho-220.html

http://www.wikizero.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvU2FwZm8

http://kaosgl.org/sayfa.php?id=17673


311

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA