İsveç’te Kürtçe’nin 40 yılı

İsveç’teki Kürt toplumunun siyasi, kültürel, sanatsal dili Kürtçedir. 2016 yılı verilerine göre İsveç’te kreşten liseye kadar 12 bin civarında öğrenci Kürtçe okuyor. 200 civarında öğretmen Kürtçe ders veriyor. Bir de Kürt Öğretmenler Derneği var.

28 Şubat 2018 Çarşamba | PolitikART

İsmet KAYHAN


1960’lı yıllardan itibaren kapılarını işçi göçüne açan İsveç’e 70’li ve 80’li yıllarda yoğun bir Kürt göçü yaşandı. Mehmed Uzun, Mahmut Baksi gibi aydınlar başta olmak üzere Kürdistan ve Türkiye’de siyasi faaliyetlerinden ötürü ceza alanların sığındığı İsveç, adeta küçük bir Kürt kolonisine ev sahipliği yaptı. Kürt aydınları zamanla örgütlendi, dernekler ve kültür evleri kurdu. Kürt edebiyatı ve dili konusunda bir ‘İsveç Ekolü’ yarattılar. 1990’’lı yıllara kadar İsveç, Kürt aydınlanmasında önemli bir merkez oldu. Çok ciddi bir entelektüel çabanın ötesinde bu ülkeyi özgün kılan, Kürtçe eğitim konusundaki farklılığı oldu. 

Haydar Diljen, 12 Eylül darbesinden sonra İsveç’e yolu düşen bir eğitimci. 1984’ten beri İsveç’te Kürtçe öğretmenliği yapıyor. 34 yılda bin 500 öğrenciye eğitim verdi, sekiz ders kitabı yazdı. İsveç Okullar Genel Müdürlüğü’nün işbirliğiyle ’Dibistana Kurdî’ adlı internet okulunu başlatıp 11 yıl yönetti.

İsveç’te Kürtçe anadili eğitiminde büyük emekleri geçen Haydar Diljen’le İsveç’te Kürtçe’nin 40 yılını konuştuk.


İsveç’te Kürtçe anadili eğitimi ne zaman başladı? 

Her şeyden önce ‘anadili eğitimi’, ‘anadilde eğitim’ ya da ‘anadille eğitim’ kavramlarını açıklığa kavuşturalım ki ne demek istediğimiz anlaşılsın. Bu kavramların içeriği çok farklı olmasına rağmen çoğu zaman birbirine karıştırılıp aynı şeymiş gibi kullanılıyor. ‘Anadili eğitimi’, genellikle göçmenlik şartlarında yalnız anadilinin ve o dilin dillendirdiği kültürün öğretildiği bir eğitim konseptinin adıdır. ‘Anadilde eğitim’ ve ‘anadille eğitim’ kavramları aynı anlama geliyor ve bütün derslerin aynı dille okutulduğu bir eğitim sisteminin adıdır. Örneğin, ‘anadille eğitim istiyoruz’ dediğimiz zaman bütün derslerin bizim anadilimizle okutulmasını istediğimizi ifade etmek istiyoruz. Bu, Kürdistan’daki Kürtlerin talebine tekabül eder. Fakat ‘anadili eğitimi’ istiyoruz dediğimiz zaman, haftada 1-2 saat dilimizin okutulmasını istiyoruz demektir. Bu, genellikle göçmenlik şartlarında yaşayan grupların talebine tekabül ediyor. 

Kürtler ve diğer gruplar için Avrupa’da olan anadili eğitimidir, anadilde eğitim değil. Peki anadili nedir? Anadili, bir çocuğun öğrendiği ilk dildir. Ondan sonra öğrenilen diller ikinci dil ve yabancı dildir. Örneğin, Almanya’da doğan bir Kürt çocuğun anadili Kürtçe (tabii evde Kürtçe konuşuluyorsa), ikinci dili Almanca, yabancı dili ise okulda öğrendiği başka bir dildir. Ben de sorularınızı bu kavramlar ekseninde cevaplayacağım.

İsveç’te anadili eğitimine gelince; İsveç’te anadili eğitimi, okullarda resmi olarak 1975 yılında İsveç Parlamentosu’nun bir kararıyla başladı. Kürtçe eğitimi de o yıllardan sonra başladı. Fakat o yıllarda Kürtçe öğretmeni ve materyal sıkıntısı olduğu için, Kürtçe eğitimi hem nicel ve hem de nitel olarak çok dar bir kapsamda başladı diyebilirim. Bu durum 1980’lı yıllara kadar devam etti. 12 Eylül 1980 cuntasından sonra diğer aydınlar gibi birçok Kürt öğretmen de ülkeyi terketmek zorunda kalarak İsveç’e yerleşti. Kürtçe öğretmen ihtiyacı bu öğretmenlerden ve o yıllarda Stockholm Üniversitesi’nde açılan Kürtçe Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olan öğretmenlerden karşılandı. İsveç’te başka ülkelerden, hükümetlerle yapılan anlaşmalar sonucu çalışan öğretmen yok. 



Ülkede ilk eğitim veren öğretmenler kimlerdi? İlk ders kitabı hangisiydi?

İsveç’te ilk Kürtçe ders kitabı, Okullar Genel Müdürlüğü adına, ‘Em bixwînin’ adıyla 1985 yılında çıktı. İlk çocuk dergileri ‘Kulîlk’ 1980’de, ‘Hêvî’ ve ‘Hêlîn’ ise 1981’de çıktı.

O yıllarda İsveççe çocuk kitapları da Kürtçe’ye (Kurmancî) çevrilmeye başlandı. Bunlardan ‘Lotta Keça Şerrut’ 1981’de, ‘Pippiya Goredirêj’ 1982’de İsveççe’den Kürtçe’ye çevrilen ilk çocuk kitaplarıdır. M. Emin Bozarslan, Reşo Zilan, Lütfü Baksi, Enver Özkeskin, Necdet Gündem, Meki Dalaba, Harun Eliaçık, Reşit Batte 1970’lerin sonu ve 1980’lerin başındaki ilk Kürtçe öğretmenlerdir. Ben, Ağustos 1984’te İsveç’te Kürtçe öğretmenliğine başladım.


Eğitim materyallerinin az olduğu bir süreçte, hangi kaynakları referans aldınız? Eğitimi nasıl verdiniz?

O dönemde hem eğitim kaynakları yoktu hem de Kürtlerin kendi dilleriyle eğitim görebileceklerine dair inançları yoktu. Kürtçe anadili eğitimine katılan çocukların hemen hemen tümü o zamana kadar ne bir Kürtçe kitap ne de Kürtçe harf görmüştü. Bu nedenle Kürtçe kitap olabileceğine, Kürtçe yazılabileceğine inanmıyorlardı. İsveç’teki öğretmenliğimin ilk yıllarında, bulabildiğim ne kadar kalın Kürtçe kitap varsa alıp okula götürüyordum ve çocuklara gösteriyordum ki, Kürtçe kitap olduğuna, Kürtçe’nin yazılıp okunduğuna inansınlar. 


 İsveç’te anadili eğitimi kaç yıl veriliyor? 


İsveç’te anadili eğitimi, kreşten başlayarak lise sonuna kadar veriliyor. Haftalık ders süresiyle ilgili devletçe ya da belediyelerce kararlaştırılmış ve bütün ülkede geçerli olan bir süre yok. Bu süre belediyeden belediyeye 40 dakika ile iki saate kadar değişiyor. Fakat anaokullarında bu süre genellikle daha uzundur. 

Benim bulunduğum belediyede, temel eğitimde (1-9 sınıflar), en az 5 kişilik bir gruba 80 dakika, lisede ise 5 kişilik bir gruba bir saat, 5-9 kişilik gruba 90 dakika ve 10’dan büyük olan bir gruba 2,5 saat ders veriliyor.


Peki kaç öğrenci Kürtçe eğitim alıyor?

İsveç’te kreşten liseye kadar 12 bin civarında öğrenci Kürtçe okuyor. Bu rakam 2016 yılının rakamıdır. Devlet İstatistik Enstitüsü her yıl 15 Ekim’de anadilini okuyan öğrencileri sayıyor. 2017’nin rakamları daha yayınlanmadı.

Bu sayıya göre temel eğitimde (1-9 sınıflar) 7 bin 500 öğrenci Kürtçe okuyor. Bunlardan 4 bin 500’ü Kurmancî, 3 bini Soranî okuyor. Kreş ve liselerde okuyan ya da İsveç’e yeni gelen ve Kürtçe ile ders yardımı alan öğrencileri de eklersek bu sayı 12 bini buluyor.

Maalesef Kirmanckî okuyanlar parmak sayısını geçmiyor.

Kürtçe anadili derslerine katılma oranı bazı belediyelerde Stockholm’den daha fazladır diyebilirim. Örneğin Borlange, Vasteras, Göteborg belediyeleri…


Kürtçe öğretmen ihtiyacı nasıl çözüldü? Ne kadar öğretmen var? 

Şimdi 200 civarında öğretmen Kürtçe ders veriyor. Bunların hemen hemen tümü daha önce gerek İsveç’te gerekse de diğer ülkelerde öğretmenlik eğitimini alanlardır. Bu arada Kürtçe’yi bilen fakat öğretmenlik eğitimi olmayanlardan da görev yapanlar var. Bunlar geçici vekil öğretmen olarak çalışıyor.

İsveç’te bir Kürt Öğretmenler Derneği var. Ayrıca hemen hemen Kürtçe öğretmenlerinin tümü İsveç öğretmenler sendikalarına üyedir. 


Eğitime yaklaşımda kuşaklar arası nasıl bir farklılık var?

Büyük bir fark olduğu kanısında değilim. Fakat 30-40 yaşları arasındaki genç ve yüksek eğitimli kuşağın kendi çocuklarına Kürtçe’yi öğretmede daha bilinçli davrandıklarını söyleyebilirim.


80’li ve 90’lı yıllara göre İsveç’te Kürtçe’ye ilginin azaldığı söyleniyor… Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz? 

Bu iddia doğru değil. İsveç’teki Kürtlerin çok büyük bir bölümü iç ilişkilerinde Kürtçe’yi kullanıyor. İsveç’te yüzlerce Kürt derneği var. Hiçbirinin bir semineri, kongreyi ya da başka bir toplantıyı Kürtçe dışında bir dille yaptığını göremezsiniz. Anadili eğitimi istatistikleri de Kürtler arasında anadili dersine katılma oranında bir düşüşü göstermiyor. 1980 veya 1990’larda bizim çocuklarımız anadili eğitimine katılıyordu, şimdi torunlarımız katılıyor. 

Fakat bazı araştırmalara göre, yabancı bir grubun, yabancı bir ülkede kalma süresi uzadıkça, ‘doğal asimilasyon’ denilen bir süreç hızlanıyor. Fakat İsveç’teki Kürt toplumu, siyasi, kültürel, sanatsal, eğitim, medya alanında çok aktif ve ülke ile bağları olan bir toplumdur. Bu nedenle daha o sürece girmemiş.

Ayrıca İsveç’te öyle bir hava oluşmuş ki, Kürt olup Kürtçe konuşmayanlar ayıplanıyor. Bu nedenle bazen çeşitli toplantılar için ülkeden gelen kimi siyasetçi ya da başka kurum temsilcileri, eğer Kürtçe ile kendilerini ifade edemiyorlarsa Kürtçe tercüman kullanmak zorunda kalıyorlar. Kürtlerin İsveç’te Kürtçe’yi günlük iç ilişkilerinde kullanmalarının bir nedeni de dört parçadaki Kürtlerin aynı dernek ve başka kurumlarda iç içe olmalarından da kaynaklanıyor. Hangi lehçeyi konuşurlarsa konuşsunlar, Kürtçe onların ortak iletişim dilidir.


İsveç’te kaç farklı dilde eğitim veriliyor? Anadili eğitimine kimler daha fazla rağbet gösteriyor?

İsveç’te 102 dilde anadili eğitimi var. Kürtçe 10 büyük dil arasındadır. Bir yerli grup olarak Laponları saymazsak, Finlandiyalılar İsveç’teki en eski gruptur. Anadili eğitimine en az rağbetin görüldüğü grup Fince grubudur. İstatistiklere göre İranlılar, Somalililer ve Kürtçe’nin Soranî lehçesini konuşanlar anadili eğitimine en fazla rağbet gösteren gruplardır.


İsveç’in dil politikasını anlatır mısınız? Bu dil politikasının amacı entegrasyon mu, asimilasyon mu?

İsveç’te anadili eğitimi hakkındaki tartışmalar 60’lı yıllarda başladı, fakat 70’li yılların başından itibaren yoğunlaştı. 60’lı yıllar boyunca ve 70’li yılların başına dek İsveç kamuoyu ve kurumlarının önemli bir bölümü, çözümü asimilasyon politikalarında arıyordu. Yani onların kafalarında yabancı çocukları ve onların ailelerini yola getirmenin ya da ‘adam’ etmenin tek yolu vardı, o da asimilasyondu. Yabancı çocuklar, Türkiye’deki Kürt çocuklarının Türkçe’yi bilmedikleri gibi, hiçbir kelime İsveççe bilmeden yalnız İsveççe konuşulan sınıflara yerleştirildi. Çocuklarıyla İsveççe konuşmaları için ailelere öğüt verildi. Amaç, çocuklara İsveççe’yi tek seçenek olarak dayatarak, onları İsveçlileştirmekti. Bu talihsiz deneyle de bir kez daha görüldü ki insanların kimlik değiştirmeleri öyle kolay olmuyor ve bu asimilasyon politikası beraberinde sarılması zor yaralar açıyor.


Peki bundan çıkış nasıl oldu?

Bu politika sonucu çocuklar kimlik bunalımına yuvarlandıkları için çeşitli uyumsuzluklar gösterdiler ve bu topluma daha pahalıya mal oldu. Bu gelişmeler toplumun çeşitli kesimlerinde, özellikle eğitimciler cephesinde hararetli tartışmalara ve dolayısıyla yeni çözüm yollarını aramaya neden oldu. Tartışmaların sonucu olarak parlamento 1975 yılında ‘Anadili Eğitimi Reformu’ adıyla bir reform kabul etti. Böylece asimilasyon politikasından resmi olarak da vazgeçildi. Bunun yerine entegrasyon politikası benimsendi. Entegrasyon; kısaca kişinin kendi değerleriyle içinde yaşadığı toplumun değerlerini ortak bir zeminde buluşturması şeklinde özetlenebilir. Yani entegrasyon, asimilasyonun tersi olarak alışverişe dayanan bir uyum politikasıdır.

Bu reform, Okullar Kanunu’nun 5. maddesinin 4. paragrafında şöyle formüle edildi: “Eğer öğrencinin anne ve babası birlikte veya her biri ayrı olarak evde İsveççe dışında başka bir dili kendi çocuğuyla konuşuyor ve bu dili günlük iletişim dili olarak kullanıyorsa, o çocuğun okulda anadil dersi almaya hakkı vardır. Belediyeler, bu hakkın kullanılabilmesi için gerekli tedbirleri almak zorundadır.”


Şu an ülkede bir dil merkezi var mı?

İsveç’te Kürtçe için bir dil merkezi yok. Fakat Uppsala Üniversitesi’nde Soranî ve Kurmancî dersi okutuluyor. Bir ara 1-2 devre Kirmanckî de okutuldu. Bununla birlikte yalnız Kürtçe kitap basan yayınevleri, Kürtçe ile çalışmalarını yürüten 100’e yakın dernek, Stockholm Kürt Enstitüsü ve Kürt Kütüphanesi var.


Kürdistan ve eski Sovyet ülkelerinde kullanılan eğitim materyalleri ile şimdi İsveç’te kullanılan eğitim materyali ne kadar uyumlu?

Çok farklı. Her şeyden önce İsveç eğitim sistemi ile Sovyet eğitim sistemi arasında siyah-beyaz gibi büyük bir fark var. Bu farklardan en önemlisi, her iki sistemin üzerine oturtulduğu temel konsepteki farklılıktır. Sovyet sisteminde eğitimin temel amacı proletarya diktatörlüğünü korumak iken; İsveç eğitim sisteminin ana amacı çok partili demokratik bir sistemi korumaktır. İsveç eğitim sisteminin dört temel ilkesi var. Bu dört ilke de insan merkezlidir: İnsan kişiliğinin dokunulmazlığı, kadın erkek eşitliğinin yaşam biçimi olarak benimsenmesi, uluslararası dayanışma, toplumdaki zayıf gruplarla paylaşma. Buna karşın Sovyet sistemi devlet merkezli bir sistemdir. O sistemin materyalleri incelendiğinde ideolojik farklılıklarına rağmen Kemalistlerin ya da BAASçıların sisteminden farklı olmadığı görülecektir.


Kürtçe eğitimin olduğu tüm ülkelerde ortak bir terminoloji nasıl ortaya çıkabilir?

Bu terminoloji Kürtçe’ye karşı sorumluluk duyan herkesin çabalarıyla oluşuyor. Nasıl? Her şeyi kendinden başlatan ya da köyündeki Kürtçe’de ısrar edenlere rağmen Kürtçe’nin 100 yıla yakın yazılı geçmişini araştırarak, okuyarak ve bunu göz önünde bulundurarak yazanlarla pratikte ortak bir terminoloji yolunda çok iyi bir mesafe aldığımız kanısındayım.

Merkezi Diyarbakır’da olan Mezopotamya Vakfı’nın bu konudaki çabalarına büyük bir önem veriyorum. Bu vakıf, İstanbul, Diyarbakır, Berlin Kürt Enstitülerini, Başûr’daki bazı üniversite temsilcilerini ve ayrıca birçok Kürt dilbilimcisini bir araya getirerek periyodik toplantılar yapıyor. Bu toplantılarda yazılı Kürtçe’nin sorunları tartışılıyor ve ortak karara varılıyor. Yakında Kurmancî’nin yazı kuralları ve bir sözlük çıkacak. Bu ortak çaba hepimizi bağlayacak ve yazılı dilimizin gelişmesine büyük bir yararı olacak.

Kürtçe eğitim almak isteyenler kimlere başvurmalı? 
İsveç’te herkes bulunduğu belediyenin anadili dairesine ya da evine yakın bir okula başvurabilir. Bir belediyede 5 öğrenci olursa, belediye öğretmen ve araç gereç temin etmek zorundadır.


İsveç dışında anadili eğitiminde hangi ülkeler başarılı oldu?

Avrupa’nın tüm devletlerinde anadili eğitimi var. Fakat ülkeden ülkeye çok farklı modeller uygulanıyor. Bence tüm eksikliklerine rağmen bu modellerin en derli toplusu ve ciddisi İsveç modelidir. Bu model hem içeriği, hem örgütlenmesi hem de kapsam ve etkileri açısından demokratiktir. Anaokulundan lise sonuna kadar uygulanıyor. Kanunu var. Parlamentoca onaylanan müfredatı var. Uygulamasıyla ilgili yönetmelikleri var. Altıncı sınıftan itibaren not veriliyor. Öğretmen maaşları ve materyaller dahil tüm masrafları devletçe karşılanıyor.

Okulda Kürtçe okumak, öğrenciye gelecekteki iş hayatında avantajlar sağlıyor. Ayrıca Kürtçe okuyanlar öğretmen, tercüman, sosyal danışman, gazeteci olabiliyor.

Almanya’da hemen hemen bir milyon Kürt var. Almanya Kürt Öğretmenler Birliği’nden aldığım son sayılara göre 4 eyalette 2000 civarında öğrenci anadil eğitimine katılıyor. Bütün İngiltere’de bu sayı 300 civarındadır. Buna karşılık İsveç’te 100 bin civarında Kürt var, 12 bin Kürt öğrenci anadili eğitimine katılıyor. Bu da, tüm eksikliklerine rağmen İsveç’teki sistemin daha başarılı olduğunu gösteriyor.


İsveç’te Orta Anadolu’dan gelen Kürtlerin Kürtçe’yle ilişkisi nasıl?


Orta Anadolu’dan İsveç’e yerleşen Kürtler, en çok Stockholm’un belli belediyelerine yerleşmiş bulunuyor. Mesela Fittja, Botkyrka gibi yerler. Elimde özel olarak Orta Anadolu Kürtleri’yle ilgili rakamlar yok, fakat Kürtçe anadili eğitimiyle ilgilerinin çok iyi olduğunu biliyorum. Hatta bazı okullarda Kürt öğrencilerin neredeyse tamamı Orta Anadolu Kürtleri’dir.


Uzun yıllardır İsveç’te eğitmenlik yapıyorsunuz? Kaç  öğrenciye anadil dersleri verdiniz? 

Ben 12 Eylül 1980 cuntasından sonra İsveç’e yerleştim. Ergani’deki Dicle İlköğretmen Okulu ve Diyarbakır Eğitim Enstitüsü mezunuyum. Cuntadan önce Türkçe öğretmeniydim. Cuntadan sonra İsveç’te Kürtçe öğretmeni oldum.

1984’ten beri Kürtçe öğretmenliği yapıyorum. Sanıyorum bu 34 yılda bin 500 civarında öğrenci okuttum. Sekiz ders kitabı yazdım. Kürtçe ilk çocuk App’i (uygulama) olan ABC-Kurdî App’ini hazırladım. İsveç Okullar Genel Müdürlüğü’nün işbirliğiyle ’Dibistana Kurdî’ adlı internet okulunu başlatıp 11 yıl yönettim. İki kez belediyenin yıllık pedagoji ödülünü aldım. 

Bu öğretim yılının sonunda, yani Haziran ayında emekliye ayrılmayı planlıyorum. Fakat eğitim sorunlarıyla ilgilenmeye devam edeceğim. 


902

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA