Almanya Türkiye’nin EMİR ERİ

Almanya Kürtlere karşı baskılarda sınır tanımıyor. Şimdi de Efrîn’i işgal girişimi protestolarını yasaklayarak, Türk devletine jest yapıyor. NAV-DEM açıklamasında “Federal Hükümet, Alman-Türk silah kardeşliğini teşhir etmemizden rahatsızlık duyuyor. Almanya’da yaşayan 2 milyona yakın Kürt bu kararı tanımayacaktır” ifadesi kullanıldı.

15 Şubat 2018 Perşembe | Dünya

Almanya’da Efrîn işgaline karşı gerçekleştirilen savaş karşıtı eylemler yasaklanıyor! Türk Başbakanı Binali Yıldırım’ın Merkel ile görüşmesi öncesinde verilen yasak kararının “tesadüf” olmadığının altını çizen NAV-DEM, “Baskı politikasına boyun eğmeyeceğiz” dedi. Uzun Yürüyüşçüler de Almanya’ya “Kararı tanımayacağız, direneceğiz” mesajı verdi.  Almanya, Kürtlerin Efrîn işgal saldırılarına karşı Köln’de yapmak istediği yürüyüş yasaklandı. Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM), yürüyüşün yasaklanmasına ilişkin dün yazılı açıklama yaptı.


Türkiye’yle paralel

Açıklamada, “Alman güvenlik kurumlarının şu anda sergilediği tutum, Türk devlet politikasına paralellik göstermektedir. Kürtlere karşı düşmanca bir tutum sergileniyor. Efrîn’e düzenlenen askeri saldırılara karşı Türkiye’de en ufak bir karşı çıkış bile sert bir şekilde bastırılırken, Almanya’da ise Türk işgal savaşının son bulması için düzenlenen protesto ve yürüyüşler yasaklanıyor” denildi.

Açıklamada, özellikle Köln Emniyeti tarafından şehirdeki Kürt derneğinin başvurusunu yaptığı yürüyüşü yasaklama gerekçesine dikkat çekildi. Emniyetin iddiasına göre NAV-DEM, PKK’nin alt örgütü ve yürüyüş de bu nedenle yasaklanıyor.


Kürtlere baskıda yeni aşama

NAV-DEM, hükümetin Almanya’da yaşayan Kürtlere karşı baskı politikasının yeni bir aşamaya taşırıldığına dikkat çekerek şu açıklamada bulundu: “Efrîn’e yönelik işgal saldırılarının başladığı andan itibaren Almanya’nın her yerinde yoğun katılımlı protesto ve yürüyüşler yapılıyor. Bu protestolarda sadece Türk ordusu ve onun cihatçı müttefiklerinin Efrîn’e yönelik saldırıları kınanmıyor, aynı zamanda Almanya’nın Türkiye’ye sunduğu silah desteği de kınanıyor. Efrîn’e saldırılarda Alman tankların kullanıldığı biliniyor. 


Silah kardeşliğini teşhirden rahatsızlar

Belli ki Federal Hükümet, Alman-Türk silah kardeşliğini teşhir etmemizden rahatsızlık duyuyor. Bundan dolayı susturulmak isteniyoruz. Köln’den gelen yasak kararları ile sadece burada yaşayan Kürtlerin gösteri hakkı ortadan kaldırılmıyor. Aynı zamanda Almanya’daki ikinci büyük göçmen grubuna fiilen siyasi faaliyet yasağı veriliyor. Bu ise bize göre Erdoğan ve AKP rejimi önünde diz çökme anlamına geliyor.”


İçişleri Bakanlığı’ndan talimat!

Açıklamada, Köln Emniyeti’nin yasak kararından hemen önce Federal İçişleri Bakanlığı tarafından güvenlik kurumlarına yazılı talimat gönderildiğine değinildi. Ayrıca Köln derneği yöneticilerine Köln Emniyeti tarafından telefon açılarak, “Yeni yürüyüşler için başvuru yapmalarına gerek olmadığı, zira bunlar için de izin alınamayacağı” bildirildi.


Binali Yıldırım bugün Berlin’de

NAV-DEM, bu baskının Türk Başbakanı Binali Yıldırım’ın Alman Başbakanı Angela Merkel ile bugün Berlin’de yapacağı görüşmeden hemen önce gelişmesinin tesadüf olmadığına vurgu yaparak “Federal hükümet tarafından Ankara’ya bu türden ‘hediyelerin’ sunulması artık gelenek haline gelmiş. Bu şekilde Türkiye’yle olan ‘zedelenmiş ilişkinin’ düzeltilmek istenmesi kabul edilemez. Bu antidemokratik baskı politikasına boyun eğmeyeceğiz ve yasal adımlar da atacağız” dedi.


Kararı tanımayacağız

Almanya’nın NAV-DEM’in eylemlerini yasaklamasına ilişkin aldığı karar, Lozan-Cenevre uzun yürüyüşüne katılan 82 örgüt temsilcisi tarafından yapılan ortak basın açıklaması ile kınandı. İsviçre’nin Gland kentinde düzenlenen basın açıklamasında ilk olarak konuşan KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, Almanya’nın kararına sert tepki gösterdi. Almanya’nın bu kararını kesinlikle tanımayacaklarını ifade eden Koç, “Almanya bu kararla doğrudan Efrîn’e dönük saldırılara ortak hale gelmiştir. Biz bu kararı asla kabul etmeyeceğiz ve alanlara çıkmaya devam edeceğiz. Almanya aldığı kararla Kürtlere karşı işlenen suçlanan sorumlusu haline gelmiştir. Merkel de Erdoğan mantığı gibi Efrîn’e sahip çıkılmaması için tüm eylemleri yasaklamıştır. Almanya’da yaşayan 2 milyona yakın Kürt bu kararı tanımayacaktır. Kürtler olarak direnmeye devam edeceğiz ve bu kararı tanımayacağız” diye konuştu. 


Direnmeye devam edeceğiz

Êdî Bes e Platformu adına konuşan Şafak Arabacı ise “Almanya bu kararla Türk devletinin Kürtlere karşı kirli savaşına ortak olmuştur” diyerek, şunlara dikkat çekti: “Almanya aldığı bu kararla, Türk devletinin Efrîn’e dönük geliştirilen işgal saldırı politikasına ortak olmuştur. Bu kararı tanımayacağız ve direnmeye devam edeceğiz.”

Avrupa Efrîn’i Sahiplenme Platformu adına konuşan Cansu Murat ise şöyle dedi: “Tanklarla, toplarla Efrîn’e saldıranlar şimdi burada Kürtlerin eylemlerini ve renklerini yasaklıyorlar.  Çok iyi biliyorlar ki bizim direnişimiz onurludur. Bu yüzden de direnişimizden korkuyorlar ve ket vurmaya çalışıyorlar. Buna asla izin vermeyeceğiz. Rojava toprakları faşizme mezar, halklara zafer olacaktır.”


Uluslararası hukuka aykırıdır

DTK eski Eşbaşkanı Kürt siyasetçi Hatip Dicle ise Almanya’nın kararına sert tepki göstererek konuşmasına başladı. Almanya’nın NAV-DEM ile ilişkin alarak aldığı kararı skandal olarak değerlendiren Dicle, bu kararın hem uluslararası hukuka hem de insanı hukuka aykırı olduğunu altını çizdi.  Dicle, “Biz müttefiklerimizle birlikte Ortadoğu çapında direnirken devletlerden asla medet ummadık. Biz bu karar hakkında Almanya toplumuna ve halkına güveniyoruz. Bu karara onların karşı çıkacaklarına ve bu direnişte yanımızda olacaklarına inanıyoruz. Bu kararı,  stratejik bir karar olarak değerlendiriyoruz. Ne biz ne de Alman ve enternasyonal halklar bu kararı kabul etmeyecektir. Direneceğiz, mutlaka kazanacağız” dedi. 


HABER MERKEZİ


1368

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA