O’nu şimdi daha iyi anlıyorum

“Şimdi O’nu daha iyi anlıyorum. Bugün Efrîn’de onun fikirlerine saldırıyorlar. Onun halklar için geliştirmek istediği sistem yıkılmaya çalışılıyor” diyen Fîdan Faîq, Öcalan’ın kadın özgürlüğüne değinirken, “Birden değil, yavaş yavaş kalkın” dediğini kaydetti.

15 Şubat 2018 Perşembe | Kadın

NAZIM DAŞTAN / SELAMİ ASLAN MA / EFRÎN 


Türk ordusu ve ÖSO çetelerinin saldırısı altındaki Efrîn kentinden olan Fîdan Faîq, 1991 yılında tanıştığı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı anlattı. 5 çocuk annesi 61 yaşındaki Faik’in bir oğlu gerillada yaşamını yitirmiş. Öcalan’ın 1991’de Heleb’deki evlerini ziyaret ettiğini belirten Faîq, Öcalan’ın kendi evinde yaklaşık 20 kadınla toplantı yaptığını söyledi. Toplam 5 kez Öcalan’la görüşen Faîq, onunla tanışmanın büyük bir heyecan olduğunu dile getirdi. 


 ‘Özel olduğumuzu hissettiriyordu’

 Öcalan’ın her hareketinde kendisinin özel bir insan olduğunu hissettirdiğini ifade eden Faîq, şunları söyledi: “Çok özel bir insan olduğumu hissettiriyordu. O zaman yaklaşık 20 kadındık. Orada kadının durumu hakkında birçok değerlendirme yaptı. Kadının nasıl bilgisiz bırakıldığını anlatıyordu. Kadının kendisini geliştirme yollarını bize gösteriyordu. Kendimizi tanımamızı sağlıyordu. Kürdistan’ın o dönemki durumlarından söz edip, nasıl parçalandığını anlatıyordu. İhanet, kölelik ve öze dönüş noktalarına ağırlık veriyordu. Kadın özgürlüğüne dokunurken, ‘Birden değil, yavaş yavaş kalkın’ derdi.”

 

‘Kendimde değişim hissettim’

 Faîq, Öcalan’ın toplumun mevcut “erkeklik” algısını da çok ele aldığını belirterek, erkeğin devletin kölesi olduğunu söylediğini kaydetti. Öcalan’ın erkek için, “Ülkesi alınmış, toprağı alınmış, evi alınmış; ama o gelip tüm hakimiyetini kadın üzerine gösteriyor” dediğini söyleyen Faîq, şöyle devam etti: “Kendisiyle aramızda müthiş bir bağ oluşturuyordu. Kimse bize böyle yaklaşmıyordu. Ne ailemiz ne de evli olduğumuz insanlar. ‘Coğrafyanızı tanıyın’ derdi. Gerçekten de ben 25 yıldır Heleb’deydim, o güne kadar Heleb Kalesi’ni görmemiştim. Bu fikirler ışığında bende değişimlerin olduğunu gördüm. Bir şeyler öğrenmem, görmem ve okumam gerektiğini hissettim.”

 

‘Efrîn’e saldırı Öcalan’ın fikirlerine’

 Bugün ise Efrîn başta olmak üzere Kuzey Suriye’nin tümünde gerçekleşen devrimin O’nun fikirlerinden oluştuğunu dile getiren Faîq, sistemin onun düşünceleriyle hayat bulduğunun altını çizdi. Faîq, “Herkes bu sisteme akıyor. Bütün halklar kendini burada görüyor. Öcalan’ın bahsettiği kadın, coğrafya, özgürleşme ve gelişim bu devrimin temel ayaklarından birkaçı. Şimdi ne demek istediğini daha iyi anlıyorum. Bugün Efrîn’de onun fikirlerine saldırıyorlar. Onun halklar için geliştirmek istediği sistem yıkılmaya çalışılıyor. 26 gündür devam eden saldırı aslında Öcalan’a karşıdır. Kendisini de yıllardır tecritte tutuyorlar. O sadece Kürtler için mücadele etmiyor. Ezilen bütün halklar için savaşım veriyor” dedi. 




Sözlerini 25 yıldır unutmuyor


Delal Munîr Bedor


SILAVA EBDULREHMAN /JINNEWS / QAMIŞLO


Rojava’da bir halk toplantısında gördüğü Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sözlerini aradan geçen 25 yıla rağmen unutmayan Delal Munîr Bedor, “Bölge barışının anahtarı Öcalan’ın elinde” diyor.

Rojava’nın Qamışlo kentinde yaşayan 58 yaşındaki Delal Munîr Bedor, özgürlük mücadelesine katılan eşini 2005’te Baas rejiminin cezaevindeki işkenceleri sonucu, oğlu Mihemed Elo’yu ise Girê Spî’de DAİŞ çetelerine karşı verdiği mücadelede şehit verir.


‘Sadece şehit aileleri kalsa da yeterlidir’ diyordu

Munîr Bedor, Öcalan’ı 1993’te gördüğü günü; “O gün çok heyecanlıydım. Yaklaşık bir saat bizimle konuştu. Kürt mücadelesi ve gençlik devrimi üzerine konuştu. Devrimin temelinin halk olduğunu ve gençlerle gerçekleşeceğini belirtiyordu. ‘Bütün dünya bize sırt dönse dahi yanımızda sadece şehit aileleri kalsa da yeterlidir’ diyordu” diyerek anlattı.


‘Aktarımlarından çok etkilendim’

Öcalan’ın herkesi devrimin sorumluluğunu taşıması gerektiğine dair vurgular yaptığını anlatan Munîr Bedor, ‘Kürt halkının çok sert imha ve inkar politikaları ile karşı karşıya olduğunu söylüyordu. Herkes kendisini birer önder olarak görmeli. İşgalcilerin rejimlerinden özgürleşmeliyiz’ dediğini aktardı. Öcalan’ın aktarımlarından çok etkilendiğini söyleyen Munîr Bedor, “O anlattıkça özgürlük mücadelesine bağlılığımız artıyordu” dedi.

Son olarak Öcalan’a yönelik uluslararası komployu kınayan Munîr Bedor, “Önder Öcalan ezilenlerin yolunu aydınlattı. Bölge barışının anahtarı Öcalan’ın elindedir. Felsefesi sayesinde toplum karanlıktan aydınlığa geçecek” dedi.



575

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA