Direnmek bizde bir kültür

27 gündür Türk devleti ve DAİŞ’ten devşirdiği çetelerin saldırısı altında olan Efrîn, bir kardeşlik kenti olarak tarif ediliyor. Her ilçesinde ayrı bir kadim kültürün yaşatıldığı Efrîn’in Mabeta ilçesinde Aleviler yoğunlukta. Nurî Dersimî’nin son durağı olan kentin taştan yapılma evleri ve dar sokaklarında çaldığınız her kapıda ayrı bir hikaye var.

15 Şubat 2018 Perşembe | Kadın

ZEYNEP KIZILIRMAK / JINNEWS / EFRÎN

 

27 gündür Türk devleti ve DAİŞ’ten devşirdiği çetelerin saldırısı altında olan Efrîn, bir kardeşlik kenti olarak tarif ediliyor. Her ilçesinde ayrı bir kadim kültürün yaşatıldığı Efrîn’in Mabeta ilçesinde Aleviler yoğunlukta. Nurî Dersimî’nin son durağı olan kentin taştan yapılma evleri ve dar sokaklarında çaldığınız her kapıda ayrı bir hikaye var. Alevi inancına mensup insanların göç durağı olan ve burada koruyan coğrafyasıyla Mabeta’da, direnmenin geçmişten bugüne bir kültür olduğuna dikkat çekiliyor. 

Mabeta’da konuk olduğumuz emekli öğretmen Vahibe Ala (48), yüzyıllar önce aileler arasında yaşanan anlaşmazlık sonrasında Mereş’in bir köyünden buraya göç ettiklerini anlatıyor. 

Mabeta’nın köken olarak ‘Mabet’den geldiğinin rivayet edildiğini söyleyen Ala, şunları belirtiyor: “Alevi inancına mensup iki aile dışlandıkları için ibadetlerini dağlık bir bölgede bir mağarada yaparmış. Sonra başka ailelerin gelip yerleşmesiyle zamanla ilçeye dönüşmüş. İnançlara saygı gelişmiş zamanla. Artık aramızda dini çelişkiler yok ve hepimiz Kürt kimliğimizle yaşam sürdürüyorüz. Herkes kendi inancını yaşıyor ve birbirine saygı gösteriyor.” 


‘Şiddete karşı güçlü duruşumuz var’ 

Mabeta’nın aynı zamanda bir kadın kenti olduğunu belirten Ala, yaşamın her alanında kadınların aktif olduğuna dikkat çekiyor. “Ağırlıklı olarak insanların geçim kaynağı tarımdır ve zeytinlerimiz meşhurdur. Kadınları yaşamın her alanında görebilirsiniz; asla geride kalmazlar. Bu bizim kültürümüzden ileri geliyor. Kadınlarla ilgili sorunlara kadınların çözüm araması eskiye dayanan bir kültür. Aile içi şiddete karşı güçlü bir duruşumuz var. Kendimi bildim bileli kadın cinayetlerine Mabeta’da rastlamadım” diyor. 

 

‘Özsavunmamız geçmişte de vardı’ 

 Ala, ilçede kendi kendini yönetme deneyimlerine ilişkin de şu örneği veriyor: ”Mabeta’da sorun yaşandığında asla devlet organlarına başvuru yapılmaz; ileri gelenlerimiz bir araya gelir ve çözüm üretir. Bu yüzden Mabeta için ortak değerlerde buluşmuş insanların yaşadığı yer diyebiliriz.”

 

‘Efrîn geçilmez’

 Türk devletinin Efrîn’e yönelik saldırılarının kadın özgürlükçü, kendine yetebilen, halkların kardeş yaşam kültürüne karşı olduğunu vurgulayan Vahibe Ala, tarihi birikim ve deneyimleriyle saldırılara karşı duracaklarını söylüyor. Ala, “Türk devletinin amacı, Efrîn’i tümden boşaltmak, buraya kendine bağlı çeteleri ve ailelerini yerleştirmek. Bunu tabii ki kabul etmeyeceğiz. Toprağımız, zeytinimiz, doğamız da kabul etmez. İstedikleri kadar uçakları, topları, tanklarıyla gelsinler, Efrîn geçilmezdir. Örgütlü gücümüzle karşı duracağız” diyor.



272

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA