27 okul hedef alındı, 13 öğrenci katledildi

50 bin öğrencinin eğitim gördüğü Efrîn'e yönelik süren saldırılar sonucu, hedef alınan 27 okul binası yıkılırken, 13 öğrenci de yaşamını yitirdi.

14 Şubat 2018 Çarşamba | Haber

NAZIM DAŞTAN/SELAMİ ASLAN/MA/EFRÎN

50 bin öğrencinin eğitim gördüğü Efrîn'e yönelik süren saldırılar sonucu, hedef alınan 27 okul binası yıkılırken, 13 öğrenci de yaşamını yitirdi.

Türkiye'nin Efrîn'e dönük hem karadan hem de havadan devam edeen saldırıları nedeniyle yaşanan çatışmalar özellikle kantonun Cindirês, Şiyê, Şera ve Raco ilçelerinde şiddetlenmiş durumda. Devam eden saldırılardan en fazla etkilenen ise siviller. Bombalanan sivil yerleşim yerlerinde hedef alınan yapılar arasında okullar da var. 318 okulun bulunduğu Efrîn'de, ilkokuldan üniversiteye kadar yaklaşık 50 bin öğrenci eğitim görüyor.


Eğitime ara verildi

20 Ocak'tan bu yana süren saldırılarda 27 okul binası hedef alındı. Savaş uçaklarının saldırılarından dolayı yaşamını yitirenler arasında ise 13 öğrenci de var. Yaşanan bu can kayıpları nedeniyle kanton yöneticileri eğitime ara vermek zorunda kaldı. 

Yapılan saldırılarda özellikle Şiyê, Reco ve Şera'daki okulların yerle bir edildiğini aktaran Efrîn Eğitim Bakanlığı Komitesi Eşbaşkanı Mihemed Reşit, ağır bir saldırı altında olduklarını, bu yüzden öğrencileri korumaya çalıştıklarını söyledi. 

 

UNİCEF’e sunulacak 

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) başta olmak üzere birçok kurum ve kuruluş ile iletişim halinde olduklarını, ellerindeki verileri UNICEF'e ileteceklerini dile getiren Reşit, "Vurulan okullar ve katledilen öğrencilerimize ilişkin onlara belgelerimizi sunacağız. Onlar gelsin Efrîn'i buradan takip etsinler. Çünkü burada sivil insanlar öldürülüyor. Çocuklar ve kadınlar katlediliyor. İnsanlığa karşı geliştirilen bir savaş var. Efrîn'in sesini duysunlar. Kültürel, tarihsel ve yaşamsal bir yok ediliş ile karşı karşıyayız" dedi.

 

Saldırılara karşı ayaktalar 

Efrîn halkı ile birlikte maruz kaldıkları saldırılara karşı seferber olduklarını dile getiren Reşit, saldırıları bertaraf edinceye kadar da bu hali sürdüreceklerini ifade etti. Reşit, önümüzdeki günlerde kantonda bulunan öğrenci ve öğretmenlerin bir yürüyüş düzenleyerek saldırılara tepki göstereceklerini de paylaştı. 

 

Direniş boşa çıkardı

TEV-DEM Yürütme Konseyi Üyesi Bedran Çiya Kurd, ABD ile Türkiye’nin Suriye stratejisinin aynı olmadığını belirterek, "Direniş birçok planı boşa çıkardı" dedi. 

Efrîn'deki direniş 26. gününe girdi. Suriye sahasında yeniden alevlenen savaş birçok dengeyi altüst etti, değişimi kaçınılmaz kıldı. Saldırın başlangıcında sessiz kalan Rusya ve ABD başta olmak üzere yerel ve küresel güçler, Efrîn savunmasının ardından "itidal" ve "operasyonu sınırlandırma" çağrılarını yineliyor. Bu kapsamda hafta sonu ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster'i ağırlayan Türkiye, perşembe günü de Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'u ağırlamaya hazırlanıyor. Diplomasi trafiğinin yoğun yaşandığı Suriye'deki gelişmeleri Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yürütme Konseyi Üyesi Bedran Çiya Kurd değerlendirdi.

 Reqa’nın özgürleştirilmesinden sonra bazı gelişmeleri öngördüklerini, Türkiye başta olmak üzere bölge güçlerinin sistemlerine yönelik saldırı olasılığını sezdiklerini söyleyen Kurd, Türkiye'nin, geliştirdikleri federasyon sisteminin önünü almak için Efrîn'e yöneldiğini, diğer güçlerin de bu durumdan faydalanmak istediğini ifade etti.


Onlar ölüdür

ÖSO olarak toplanan grupları "ölü" olarak tanımlayan Kurd, bunların arasında DAİŞ ve yeni ismiyle HTŞ olan El Nusra’cıların bulunduğunu ifade etti. Rejim ve Rusya'nın saldırılar üzerinden İdlib ve Efrîn'de kazanım elde etme uğraşı içinde olduğunu belirten Kurd, direnişin birçok planı boşa çıkardığının altını çizdi.

 

DAİŞ’le mücadele 

Söz konusu durumla ilgili ABD ve Türkiye ilişkilerine de değinen Kurd, "ABD ve Türkiye NATO ortağıdır. Fakat bu ortaklıkta çelişkiler büyüyerek, derinleşiyor. Birçok nedeni var. En başta ABD'nin QSD ile olan ilişkileri geliyor. Bunlara Fethullah Gülen ve İran'la olan ilişkiler de eklenince sorun bu duruma geliyor. Anlaşamadıkları noktalar var. Bu durum daha da derinleşecek. Bu durum onlar arasında bir savaş çıkartır mı? Bunu şimdilik öngörmüyoruz. ABD’liler şimdi Türkiye'ye geliyor. Siyasi, ekonomik ve diplomatik anlamda Türkiye'yi sınırlandırıcı talepte bulunabilirler. Çünkü Türkiye'nin yaptıkları ABD'nin kazanımlarını etkiliyor. Türkiye'nin QSD'ye olan yaklaşımları ABD'yi başka şeylere itiyor. DAİŞ'le mücadelenin zayıflamasını istemiyorlar. ABD'nin ve Türkiye'nin Suriye'deki stratejisi aynı değil."

ABD’lilerin Türkiye ziyaretinde Efrîn'e dönük saldırıların gündeme geleceğini söyleyen Kurd, şunları ifade etti: "Eğer savaşın durdurulmasını talep ederlerse, Türkiye de bazı şeyleri isteyebilir. Bu kapsamda Minbic'ten çekilmek ve QSD'ye olan desteğin kesilmesi şart koşulabilir. Fakat ABD, Efrîn'e gerçekleştirilen saldırıların krizi daha da derinleştireceğini belirtiyor. Türkiye, ABD'nin Minbic'i terk etmesi yönünde tehdit ediyor. Bu bir sıcak temas durumu da yaratabilir. Burada ABD'nin itibarı da söz konusudur. Savaşması başka, savaşmaması başka bir durumu ortaya çıkarıyor. Onun için bu saldırıların sonlandırılması ve savaşın yayılmamasını isteyebilir." 

 


Sınır köylülerinden Erdoğan'a: Boşuna uğraşma, buradayız

Türk saldırıları sonucu yaşadıkları köyden ayrılıp, Efrîn'e giden Xidiriye köyü sakinleri, Erdoğan'a "Boşuna uğraşmasın, biz buradayız" sözleriyle yanıt verdi.

Sınır hattındaki köylerini terk eden köylüler, Türk ordusu ve çetelerinin talancılık ve hırsızlığına dikka çekti. Bilbilê ilçesine bağlı Xidiriye köyü sakinleri, Efrîn’e saldıran güçlerin yakaladıkları köylülere işkence yaptığını, kaçanların ise mallarını çaldığını belirtti. Köyün bombardımanla yakıldığı, hayvanların çalındığı ve evlerin talan edildiği Xidiriye köylülerinden Şêxo ailesi, yaşananları aktardı. Birkaç gün önce çocukları Mahir Şêxo’yu (30) verilen direnişte kaybeden Şêxo ailesi, Efrîn’de misafir edildikleri evde, 4 aile ile birlikte yaşamlarını sürdürüyor. Baba Fewzî Evdo Şêxo (55), “Bunlar savaşçı değil, bunlar hırsız ve katildir” dedi.

 

Bizi kaçırtmak istiyorlar

Baba Şêxo, maruz kaldıkları saldırı şu sözlerle anlattı: “Türkler evlerimize ve köyümüze saldırarak hepsini yağmaladılar, çaldılar ve yaktılar. Türkler kirli elleriyle çocuklarımızı katlettiler. Efrîn’e kaçmak zorunda kaldık. Bizi kaçırtmak istiyorlar ama nereye gideceğiz? Gitmiyoruz, burası dedelerimizin toprakları. Biz bin yıllardır bu topraklarda yaşıyoruz. Tavuklarımızı, hayvanlarımızı, traktörlerimizi götürdüler. Erdoğan ve çeteleri üzerimize terörizm ile geliyor. Kadın, yaşlı, çocuk demeden katlediyor.”

Anne Asiya Evdo Şêxo ise “Erdoğan çocuğumu katletti. Bize Halepçe’yi yaşattılar. Bir çadıra dahi başımıza soksak, gelip orayı bombalamak istiyor. Erdoğan dünyanın başına bela olmuş" dedi.

 

Boşuna uğraşmasınlar

Yine Xidiriye köyünden saldırılardan dolayı Efrîn merkeze gelip Şêxo ailesi ile birlikte aynı evde yaşayan 7 kişilik Oxir ailesi de Türk ordusu ve çetelerinin hayvanlarını çaldığını aktardı. Ailenin en yaşlı üyesi Mewlûde Oxir (65) yaşananları şöyle anlattı: “Erdoğan’a söyleyecek bir kelime bulamıyorum. Çocuklarımızı beslediğimiz hayvanlarımızı, tavuklarımızı çalmaya geldiler. Bunlar savaş nedir bilmezler de. Talana gelmişler. Kürtler gibi savaşsınlar bakalım. Bunlar çocuklarımızın rızkını çalmaya gelmiş. Bunlar Çiyayê Kurmênç ile savaşsınlar da görelim. Bizler Efrîn’deyiz. Bizim şehitlerimiz var. Bizim çocuklarımız var. Boşuna uğraşmasın biz buradayız."

 


Tebqalı gençler selamladı

Tebqa’da Gençlik Meclisi ve Genç Kadın Meclisi üyesi çok sayıda genç gerçekleştirdikleri yürüyüşle Çağın Direnişi’ne desteklerini haykırdı. Sabah saatlerinde El-Rimêla Beldesi’nden başlayan yürüyüşte, işgalci güçlere karşı fedai eylem gerçekleştiren Avesta Xabûr’un posterinin yanı sıra üzerinde “Düşmanı gençlik ruhuyla bölgeden çıkaracağız” yazılı pankart taşındı. Yürüyüşte sık sık “Yaşasın Efrîn direnişi” sloganı atıldı.

Yürüyüşe Ebu Redani köyünden yurttaşların katılmasıyla Çağın Direnişi selamlandı.



127

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA