İmralı sistemini PARÇALAMAYA

PKK: İmralı işkence sistemini tümden parçalamak ve Önder Abdullah Öcalan'ın özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşmasını sağlamak için seferber olacağız.

14 Şubat 2018 Çarşamba | Haber

Faşist, sömürgeci ve soykırımcı olan komplocu zihniyet ve siyasetin Efrîn’de içine düştüğü çaresizlik ve çıkmaz dikkate alınırsa uluslararası komplonun artık sahiplerine de bir faydasının kalmadığını belirten PKK Yürütme Komitesi, "Uluslararası komploda ısrar, İmralı işkence sistemini sürdürmede ısrar, Kürt halkını inkâr ve imha zihniyet ve siyasetinde ısrar artık boş ve anlamsızdır" dedi.

PKK Yürütme Komitesi, 15 Şubat 1999’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan şahsında Kürdistan halkına yönelik uluslararası komplonun yıl dönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. Yürütme Komitesi’nin açıklaması şöyle:


Komplo ve direnişin 20. yılı

Sömürgeci-soykırımcı sistem tarafından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yöneltilen tarihi 15 Şubat Uluslararası Komplosu’nun ve komploya karşı Kürt varlık ve özgürlük direnişinin 20. yılına giriyoruz. Öncelikle 19 yıldır İmralı işkence sistemine karşı insan üstü bir sabır, dayanıklılık ve yaratıcılıkla direnen Önder Abdullah Öcalan’ı ve bu kutsal direnişe destek veren herkesi selamlıyoruz. 20. yüzyılda insanlığın alnına vurulan bir kara leke olan 15 Şubat komplosunu ve Kürt soykırım gününü lanetliyor, demokratik insanlığı bu kara lekeden kendini kurtarmaya çağırıyoruz. 20 yıldır 'Güneşimizi Karartamazsınız' şiarıyla Önder Abdullah Öcalan etrafında ateş çemberi oluşturarak Kürt varlığını ve özgürlüğünü savunan tüm kahraman şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. 20. yılda 'insanım ve demokratım' diyen herkesi uluslararası komploya karşı ve Önder Abdullah Öcalan’ın özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşması için mücadele etmeye ve İmralı işkence sistemini tümden parçalamaya çağırıyoruz!


Tüm hesapları bozuldu

Bilindiği gibi, 9 Ekim 1998’de başlatılan uluslararası komplo, Kürt halkını yok sayan ve yok etmek isteyen küresel kapitalist modernite sisteminin en son planlı ve örgütlü saldırısıydı. Dolayısıyla söz konusu sistemin öncülüğünü yapan ABD, İngiltere ve İsrail tarafından planlanıp yürütülmüş ve başta Mısır, Yunanistan ve Rusya devletleri ile KDP-YNK yönetimleri olmak üzere çok sayıda devlet, örgüt ve kişi bu insanlık dışı saldırıda kullanılmıştır. Önder Abdullah Öcalan’ı imha etmeyi ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin (PKK) tasfiye etmeyi amaçlayan uluslararası komplo saldırısının karar verip yürütenleri, katılıp destek verenleri, izleyip el ovuşturanları ve sonuçlarından yemlenmeyi bekleyenleri vardır. Ancak 19 yıldır Önder Abdullah Öcalan’ın, Özgürlük Hareketimizin ve halkımızın fedai çizgisinde gösterdiği kahramanca direniş tüm bu hesapları bozmuş ve planları boşa çıkarmıştır.


Devam ettirmek isteyenler var

19 yıllık kahramanca mücadele komployu başarısız kılmış ve komplocu birliği önemli ölçüde parçalamış olsa da faşist TC örneğinde görüldüğü gibi, bugün hala komplocu zihniyeti ve siyaseti ısrarla ve bağnazca devam ettirmeye çalışan güçler mevcuttur. İşte söz konusu faşist, sömürgeci ve soykırımcı zihniyet ve siyasetin en son vahşi saldırısı Efrîn’i işgal girişimi olmaktadır. Yüz yıllık Kürt’ü inkâr ve imha sistemi, 20 yıllık uluslararası komplo saldırısı bugün Efrîn işgaliyle devam ettirilmeye çalışılmaktadır. Efrîn’i işgal saldırısı ve ona karşı 25 gündür sürdürülen kahramanca direnişin aydınlatıcılığında bakıldığında uluslararası komplo gerçeğinin ne olduğu ve nasıl yürütüldüğü rahatlıkla anlaşılabilir. 


Sahiplerine de faydası kalmadı

Dolayısıyla komplocu zihniyet ve siyasetin son saldırısı Efrîn’i işgal girişimi olduğu gibi, TC işgaline karşı Efrîn ve tüm Kürdistan halkının gösterdiği kahramanca direniş de uluslararası komploya karşı mücadelenin en son ve kapsamlı halkası olmaktadır. 'Güneşimizi Karartamazsınız' şiarıyla geliştirilen direniş ruhu, Cizre, Sur ve Kobanê direniş ruhu bugün Efrîn’de canlanmaktadır. Efrîn direnişinin kazandığı her zafer, uluslararası komplonun yenilgisi ve parçalanması anlamına gelmektedir. Faşist, sömürgeci ve soykırımcı olan komplocu zihniyet ve siyasetin Efrîn’de yaşadığı yenilgi, içine düştüğü çaresizlik ve çıkmaz dikkate alınırsa uluslararası komplonun artık sahiplerine de bir faydasının kalmadığı açıkça görülür.


Israr, artık boş ve anlamsız

Uluslararası komploda ısrar, İmralı işkence sistemini sürdürmede ısrar, Kürt halkını inkâr ve imha zihniyet ve siyasetinde ısrar artık boş ve anlamsızdır. Başta uluslararası komployu planlayıp yürüten güçler olmak üzere komplo kapsamında bulunan tüm güçler, Kürt soykırımını yürüten veya ortak olan mevcut zihniyet ve siyasetlerini 20. yıla girerken artık gözden geçirmek ve Kürt halkının varlığını ve özgürlüğünü kabul etmek durumundadır. Bundan sonra Ortadoğu’da var olmak ve demokratik siyaset kapsamında bulunmak ancak böyle bir zihniyet ve siyaset değişimiyle mümkün olacaktır. 


En aktif demokratik özne

Bugün Ortadoğu’nun en aktif demokratik öznesi özgür Kürt varlığıdır. Küresel gericiliğin sömürgeci-soykırımcı zihniyet ve siyaset temelinde 20 yıldır yürüttüğü vahşi saldırılara karşı Önderliği, gerillası, militan parti öncülüğü, kadın ve gençlik hareketleri ile tüm Kürdistan halkı kahramanca direnmiş ve en büyük özgürlükçü demokratik gelişmeyi teorik ve pratik olarak bu direniş içerisinde gerçekleştirmiştir. Bedeli ne kadar ağır olsa da söz konusu özgür insanlık direnişini yürütmekten asla geri durmamıştır. Bu temelde Bakurê Kürdistan’da ulusal-demokratik devrimi derinleştirmiş, Rojava Kürdistan’da özgürlük devrimini gerçekleştirip savunmuş, Başûrê Kürdistan’da ulusal kazanımları korumuş ve Rojhilat Kürdistan’da da ciddi bir bilinçlenme ve örgütlenme ortaya çıkartmıştır. Demokratik ulus çizgisinde gelişen Kürdistan Özgürlük Devrimini Demokratik Ortadoğu Devriminin öncüsü haline getirmiştir. Kadın Özgürlük Devrimini tüm parçalarda geliştirerek, yine bölgeye ve dünyaya yayarak eşit ve özgür yaşamın önünü açmıştır. Tüm ezilen insanlığa ve halklara kurtuluş yolunu gösteren evrensel bir Önderlik gerçeği ortaya çıkarmıştır. Bugün Önder Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği Demokratik Modernite Kuramı dünyanın dört bir yanında tüm insanlığa özgür yaşam yolunu göstermektedir.


Dört cephede halk savaşı

Kuşkusuz doğru tutum gösterebilmek ve görevleri başarabilmek için, uluslararası komploya karşı mücadelenin karakterini doğru anlamak gerekir. Dikkat edilirse, Önder Abdullah Öcalan’ın uluslararası komploya karşı geliştirdiği direnişin özünü, komplonun imhacı ve yok edici karakterine karşı özgürce var olma, yaşamada ısrar ve direnç oluşturmaktadır. Tarihi İmralı direnişi ve Önder Abdullah Öcalan’ın İmralı’da yarattığı gelişmeler bunu ifade etmekte ve bunun kanıtı olmaktadır. O halde komploya karşı 20. yıl mücadelesinde bu gerçeği daha iyi görmek ve daha güçlü temsil etmek gerekir. Hareket ve halk olarak komploya karşı mücadelenin 20. yılına kutsal Efrîn direnişi ve dört cephede birden yürüttüğümüz devrimci halk savaşı içinde girmekteyiz. Kuşkusuz 19 yılın birikimiyle daha güçlü mücadele edeceğiz ve çok daha büyük kazanacağız. Dört parça Kürdistan’da ve yurtdışında İmralı işkence sistemini tümden parçalamak ve Önder Abdullah Öcalan’ın özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşmasını sağlamak için seferber olacağız.


Güçlü ve bütünlük mücadele çağrısı

Bu temelde, bir kez daha tüm parti militan yapımızı ve gerilla güçlerimizi, kadın ve gençlik örgütlerimizi, halkımızı ve dostlarımızı, tüm demokratik güçleri yirminci yılda uluslararası komploya karşı daha güçlü ve bütünlüklü mücadele etmeye, İmralı işkence sistemini parçalayarak Önder Abdullah Öcalan’ın özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşmasını sağlamaya, Efrîn direnişini zafere götürerek faşist işgalciliğe dur demeye, AKP-MHP faşizmini yıkarak Kürdistan ve Türkiye halklarını ve tüm insanlığı bu faşist beladan kurtarmaya çağırıyoruz! 


PAJK: Komplo siyaseti yenildi

PAJK Koordinasyonu, uluslararası komplo siyasetinin yenildiğini vurguladı.

Yazılı bir açıklama yapan PAJK Koordinasyonu, sürekli boşa çıkarılan, zayıflatılan ve çürüdükçe bitişini öngördüğü için her dönem yeni siyaset ve uygulamalarla kendisini canlandırsa da özgürlük hamlesi karşısında yenilen ve yenilecek olanın komplo zihniyeti ve siyaseti olduğunu belirtti. 

15 Şubat komplosunun gerçekleştiği dönemde Öcalan’ın büyük bir emek ve çaba ile geliştirdiği kadın özgürlük ideolojisi ve partileşmesinin, uluslararası komploya karşı mücadelede bilinç ve örgütlülüğün oluşması için tarihi bir zemin olduğunu hatırlatan PAJK Koordinasyonu, "Çünkü komplo Önderliğimizin Kürdistan’da ve giderek Ortadoğu’ya yayılan kadın özgürlük ideolojisi ve mücadelesi öncülüğünde geliştirdiği özgür kadın, özgür yaşam, özgür toplum gerçeğine karşı darbe olarak gerçekleşmiştir" dedi.

Yenilen komplocu güçlerin Kürdistan’ı komplo çemberinde tutmak istediğine işaret eden PAJK Koordinasyonu, açıklamasını şöyle tamamladı: "Bu yüzden pervasızca ülkemizin her yerinde yaşanılan her anda saldırmaktadır… Yaşadığımız bu günlerde de Zilan çizgisinde savaşan ve direnişi ile özgür ülkesini ve topraklarını koruyan Efrîn kadınları ve burada yaşayan halkımız komployu boşa çıkarma iddiası ve pratiğindedir. Özgürlük hamlesi karşısında vurulmak istenen her darbe boşa çıkarıldıkça özgürlük hamlelerimiz daha da büyüyerek yayılmaktadır. Efrîn’de gerçekleşen devrimci halk savaşının zaferi Ortadoğu’ya yayılan mücadeleyi daha da büyütmekte ve özgürlük ideolojimiz, felsefemiz, örgütlülüğümüz tüm insanlığa özgürlük umudu ve perspektifi olmaktadır…Kürdistan ve Ortadoğu’da zafer yoğunluklu günleri yaşıyoruz, özgürlüğümüz ve zaferimiz Önderliğimizin özgürlüğüyle kalıcılaşacaktır."


KCK: Tarih yeniden yazılıyor

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Kürtlerin öncülüğündeki demokratik devrimlere işaret ederek, "Kürt teşisi hızla döndürmekte, sadece Ortadoğu'nun değil, tüm insanlığın tarihi yeniden yazılmaktadır" diye kaydetti.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, uluslararası komplonun yıl dönümü vesilesiyle yaptığı yazılı açıklamada, Öcalan’ın çizgisinde gelişen özgürlük mücadelesinde kendi sonlarını görenlerin, uluslararası komployu gerçekleştirerek esaret altına aldığı, ancak Öcalan çizgisinin dört duvar arasına hapsedilemediğini hatırlattı. Eşbaşkanlık, "Önder Apo'nun insanlığın beş bin yıllık düşünce birikimi ve mücadele gücünü sentezleyerek yarattığı kadın özgürlükçü demokratik ekolojik toplum paradigması bugün insanlığın gelecek umudu olmuştur" dedi.


Kürt teşisi hatırlatması

Öcalan’ın 2003’te yazdığı 'Özgür İnsan' adlı savunmasındaki "Kürt teşisi dönecek, Ortadoğu'yu demokratik uygarlığa kavuşturacaktır" sözünü anımsatan Eşbaşkanlık, şöyle devam etti: "Kürt teşisi bugün kadın özgürlük çizgisidir. Kadın özgürlük çizgisi, kadın eliyle ilk toplumsallığın yaratıldığı coğrafyada öyle etkili biçimde tarih sahnesine çıkmıştır ki, bu devrimci güç karşısında hiçbir gericilik, despotizm ve egemen güç duramayacaktır. Kadın özgürlük çizgisinde gelişen demokratik devrimler tüm despotları bir bir tarihin çöp sepetine atacaktır.

Bugün Efrîn’de, Rojava’da, Kuzey Suriye’de, Suriye genelinde, Türkiye'de, Bakurê Kurdistan'da, Irak’ta, İran’da ve tüm Ortadoğu'da direnen, Önder Apo'nun kadın özgürlük çizgisindeki demokratik ekolojik paradigmasına dayalı demokratik devrim güçleridir. Bu demokratik devrimleri Kürt teşisi hızla döndürmekte, sadece Ortadoğu'nun değil, tüm insanlığın tarihi yeniden yazılmaktadır.

Biz de Kürt halkı ve Özgürlük Hareketi olarak söz veriyoruz ki, onun çizgisinde mücadeleyi geliştirerek Özgür Önderlik, özgür Kürdistan ve demokratik Ortadoğu'yu yaratıp Önderliğimize ve halkımıza karşı sorumluluğumuzu yerine getireceğiz.

Bu temelde Efrîn Direnişi etrafında demokratik insanlık mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz."


Komalên Jinen Ciwan: Çetebaşı Erdoğan kaybedecek

Komalên Jinen Ciwan Koordinasyonu, 'Genç kadınların direniş ruhu ile İmralı çarmıhı parçalanacak' başlıklı yazılı açıklamasında, özetle şunlar belirtildi: "Önder Apo bugün fiziki olarak tutsak olabilir, ancak bugün her direniş cephesinde, her mevzide savaşan tüm yiğit savaşçıların yanı başındadır. Her birinin moral, cesaret kaynağıdır. Her birinde açığa çıkan direniş ruhunun, mücadelenin kaynağıdır… Genç kadın örgütü olarak bu hain komploya da cevap olmak için tüm alanlarda seferberlik ruhu ile Efrîn direnişinde yer alacağımızı belirtiyoruz. Bu temelde tekrardan tüm genç kadınlara çağrımızdır. Önder Apo’nun etrafında ateşten bir çember olmak için seferberlik ruhuyla tüm alanlarda öncülük ederek herkesin yönü Efrîn’e çevrilmelidir. Efrîn zaferi Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün teminatı olacaktır. Kazanan direniş, kaybeden sömürgeci faşist uluslararası komplocular, çetebaşı Erdoğan ve çeteleri olacaktır."


YJA-STAR: Yenilecekler

Komplonun yıl dönümüne ilişkin yazılı bir açıklama yapan YJA Star Merkez Karargah Komutanlığı, Efrîn saldırısının da Kürt halkının özgürlük sistemini inşasına ve Öcalan’ın paradigmasına karşı bir hamle; uluslararası komplonun devamı olduğunu belirtti. Açıklamada, şunları ifade edildi: "YJA Star olarak, komployu 20. yılında kendi karanlığında boğarak Önderliğimizin esaretini parçalamak, halkların aydınlık özgürlüğünü inşa etmek önümüzdeki süreçte mücadele kararlılığımız ve sözümüzdür. YJA Star güçleri olarak direniş ve özgürlükte attığımız her adımın komploya vurulan bir darbe olacağı bilinciyle mücadeleyi yükselteceğiz. Komplocu güçler Kürt halkına saldırdıkları her yerde savunma güçlerinin ve kadın gerilla gücünün direnişiyle karşılaşacaklardır. Kadının Önderliğe bağlılığı ve özgürlük tutkusu karşısında kırılmaktan ve yenilmekten başka şansları olmayacaktır. Komplocular kendi lanetinde boğulacak ve zafer her zaman direnen halkların olacaktır."


Avukatlarına 730'uncu ret

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın avukatları Mazlum Dinç, Ebru Günay ve Muharrem Şahin müvekkilleriyle bugün görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulundu. Bu başvuruyla birlikte avukatlar, 27 Temmuz 2011’den bu yana 730'uncu kez görüşme talebinde bulunmuş oldu. Ancak bu başvuru da diğerleri gibi reddedildi. Avukatların 27 Temmuz 2011’den bu yana yaptığı 730 başvurusu, “hava muhalefeti”, “koster bozuk”, “koster onarımda” ve “OHAL” gerekçeleriyle reddediliyor.


Xakurkê'deki gerillalar: Özgür Kürdistan’la buluşturacağız

Xakurkê'deki gerillalar, Öcalan'ın mutlaka özgür Kürdistan'la buluşacağını söyledi.

Türk devletinin işgal girişimlerinin hedefindeki Xakurkê’nin ön cephelerinde saldırılara karşı fedaice direnen YJA-STAR ve HPG gerillaları ANF'ye konuştu.

YJA-STAR gerillalarından Evin Van, 15 Şubat Uluslararası Komplosu ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan şahsında tüm Kürdistan halkının varlığının hedeflendiğini dile getirerek, halk, Öcalan ve gerillanın büyük direnişiyle komplocuların hedefini  akamete uğratıldığını söyledi. YJA-STAR gerillası Van, "Gerilla için artık sadece uluslararası komployu boşa çıkarmak yetmiyor. İmralı zindanını, ağır tecrit koşullarını parçalamak, Önder Apo ve halkımızın özgürlüğünü sağlamak gerekiyor" dedi.

YJA-STAR gerillası Avinar Merivan ise komplocuların amaçlarına ulaşamadığını, Öcalan’ın, PKK’nin ve Kürt halkının iradesinin teslim alınamadığını kaydetti.

AKP-MHP faşizminin Öcalan’a yönelik tecridi ağırlaştırdığını, Kürt halkına karşı büyük bir soykırım savaşı başlattığını ifade eden Merivan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Önder Apo, 19 yıldır kesintisiz bir direniş sergiliyor. Önderlik, PKK ve halk arasındaki bağlar çok güçlüdür. Faşizm bu bağı koparamaz."

HPG gerillası Hozan Argeş ise 19. yılına giren Uluslararası Komplo'yu kınayarak, şunları söyledi: "Kürdistan özgürlük gerillaları olarak diyoruz ki; Önder Apo özgürleşmeyene kadar yaşamak bize haramdır. 2018'i Önder Apo’nun özgürlük yılı; Kürdistan’ın özgürleştiği yıl yapacağız. Tarihimize, siyasal aklımıza ve halkımıza güveniyoruz."

Bir diğer HPG gerillası Sason Rojhilat da Kürt Halk Önderi Öcalan’ın fikirleri ve felsefesiyle komplocuları yenilgiye uğrattığını; halklara kurtuluşun ve özgürlüğün yolunu gösterdiğini söyledi. HPG gerillaları olarak Öcalan’ın felsefesini kuşandıklarını ve bu temelde de mücadele ettiklerini vurgulayan Rojhilat, tüm Kürdistan’da işgal ve soykırım saldırılarına gereken cevabı en radikal biçimde vereceklerini ifade etti. HPG gerillası Sason Rojhilat 'Önder Apo’suz bir yaşamı reddediyoruz' şiarıyla tüm Kürdistanlıları bulundukları her yerde protesto eylemleriyle karşılamaya davet etti.


Tutsaklardan 3 günlük açlık grevi

PKK ve PAJK'lı tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, komplonun yıl dönümü vesilesiyle 3 günlük açlık grevi eylemi yapacaklarını duyurdu.

Kaya yaptığı açıklamada, süreci özetledikten sonra şunları vurguladı: "AKP-MHP soykırımcı faşist ittifakın Önderliğimiz üzerinde gerçekleştirilen tecridin, Efrîn işgal girişimi, tek tipleştirme girişimleri, baskı, zulüm ve işkencelerine dönük PKK ve PAJK'lı tutsaklar olarak bir tutum ve tavır sahibiyiz. Uluslararası komplonun yıldönümü olan 15 Şubat günü faşizmin politika ve uygulamalarına karşın 3 günlük uyarı amaçlı açlık grevine gireceğimizi bildiriyoruz. Bu minvalde faşizmin saldırıları yoğunlaştığı taktirde bizler de direniş ivmemizi yükselteceğiz.Kürdistan ve Türkiye zindanlarında bulunan PKK ve PAJK'lı tutsaklar olarak 15 Şubat günü başlatacağımız 3 günlük açlık grevi eylemi yüce değerlerimizi savunma ve soykırımcı faşizme karşı direnmedir. Bu nedenle halkları ve ilerici demokrasi savunucularını, aydınları faşizme karşı birlik olmaya ve mücadele etmeye çağırıyoruz."



ANF/BEHDİNAN


1951

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA