İsviçre hükümeti baskı altında

İsviçre Dışilişkiler Bürosu’ndan Mehmet İlkan, Türk devletinin DAİŞ’e karşı mücadele eden bir halka ve onun temsilcilerine karşı başlattığı Efrîn işgal saldırısının, ilk günden beri İsviçre kamuoyunun dikkatini çektiğini söyledi. İlkan, İsviçre hükümetinin, kamuoyunun baskısı altında olduğunu belirtti.

13 Şubat 2018 Salı | Dünya

ALİ ÖZŞERİK/ZÜRİH


Türkiye’nin Efrîn’e yönelik işgal hareketiyle birlikte İsviçre’de Kürt diplomasisi ve kamuoyu bu konuya kitlendi. Kanton parlamentoları ve federal parlamento vekilleri hükümeti tutum almaya çağırırken, Efrîn bugün Federal Meclis bünyesindeki Dışilişkiler Komisyonu’nun gündemine gelecek. 

Bütün İsviçre kantonlarında günlük eylemler, basının ilgisi, partilerin açıklamaları, konuyu en temel gündemlerden biri haline getirdi. İsviçre Dışilişkiler Bürosu temsilcilerinden Mehmet İlkan, Efrîn sonrası İsviçre’deki havayı, partilerin kamuoyunun durumunu ve hükümete etkilerini gazetemize değerlendirdi.


Kürt halkının prestiji yüksek

Efrîn’e saldırıların İsviçre’de nasıl karşılandığı şeklindeki sorumuza “Efrîn işgal hareketinin DAİŞ’e karşı mücadele eden bir halk ve temsilcilerine yapılması elbette bütün halkların ve kamuoyunun dikkatini çekti. Hem bu mücadelenin engellenmek istenmesi, hem Kürt halkının kazanımlarının yok edilme girişimi elbette bizi de harekete geçirdi. Kobanê direnişi, paradigması, DAİŞ’e karşı mücadelesiyle önemli bir prestij kazanmıştı. Efrîn saldırıları ve halkımızın bütün alanlarda eyleme geçmesi, ayağa kalkması elbette İsviçre’deki kamuoyunu da, siyasi partileri de etkileyip harekete geçirdi” şeklinde yanıt verdi.


Dışişleri Komisyonu gündeminde

Somut olarak diplomaside hangi çalışmalar yapıldığını da değerlendiren İlkan şunları söyledi: “İsviçreli milletvekilleri aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı kaynaklarıyla görüşmelerimiz oldu. Onlara gelişmeler aktarıldı ve tutum alınması istendi. BM’nin Suriye ve Türkiye Masasıyla Efrîn konusu görüşüldü. Onlar da yakından izlediklerini, endişeli olduklarını ve bölgedeki kaynaklarından raporlar aldıklarını belirterek, durumu değerlendirdiklerini belirttiler. Geçtiğimiz hafta federal milletvekilleri Efrîn hakkında, İsviçre’den talepleri ve beklentileri hakkında açıklama yaptı. Sosyalist Parti, Cuma günü kendi grup toplantısında Efrîn’i tartışacak. Bugün de İsviçre Dışişleri Komisyonu’nun gündeminde Efrîn var.  


Hükümetin tutum alması bekleniyor

İsviçre kamuoyu her düzeyde konuyu ele alıyor ve Kürt halkının desteklenmesini, Türkiye’nin işgal hareketine karşı harekete geçilmesini talep ediyor ve özellikle sivillere yönelik saldırılara dikkat çekiyorlar. Sol, Yeşiller, Liberal, Sosyal Demokrat, Hıristiyan bütün partilerle görüşmeler yapılıyor ve hepsi de Türkiye’nin işgal girişimine karşı tutum belirliyorlar. Tessin, Zürih, Basel, Cenevre Kanton parlamentolarında Efrîn işgali ve Kürt halkının direnişi ele alındı. 26 Şubat’ta Bern Parlamentosu oturumunda da Efrîn ile ilgili gensoru verilecek. Bütün kesimler, İsviçre hükümetinin Türkiye’ye karşı somut adımlar atmasını talep ediyorlar.”


Öne çıkmak istemiyorlar

Kamuoyu baskısının İsviçre hükümetinin tutumunun nasıl etkilediği şeklindeki sorumuzu da yanıtlayan İlkan’ın ifadeleri şöyle: “İsviçreli hükümet temsilcilerinde şimdilik klasik devlet yaklaşımı hakim. ‘Biz küçük devletiz, tek başımıza Türkiye’ye yaptırım uygulamamızın bir anlamı bulunmuyor’ vb. Ama onlar da uluslararası güçlerin tutumlarına bakıyorlar. Kendileri tek başına Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemiyor. Ama nereden bakarsanız bakın partilerin ve kamuoyunun büyük baskısı altındalar ve bu baskılar daha da artarsa tutum almak zorunda kalacaklar.”


Kamuoyundan büyük destek var

İlkan, kamuoyunun Kürt halkına büyük bir destek verdiğini de belirterek şu ifadeleri kullandı: “Elbette diplomasi de daha fazlasını yapmalıyız. Halkımızın eylemleri, direnişi büyük bir kamuoyu oluşturuyor. İsviçre basını, sivil ve siyasal kesimlerin tümü Kürt halkının meşru direnişine destek veriyor, Türk işgalini lanetliyor. Özellikle DAİŞ’e karşı düne kadar alkışlanan Kürtlerin, Türk işgali karşısında yalnız bırakılmaları en önemli sorgulama nedenleri. Şimdi bütün bunların hükümeti harekete geçirmesini sağlamaya çalışıyoruz.”


519

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA