Anarşist tutsak 88 gündür açlık grevinde

ZABEL MİRKAN

13 Şubat 2018 Salı | Forum

İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Hapishaneler Komisyonu’nun “Mahpusların Diliyle Türkiye Hapishanelerinde Hak İhlalleri Raporu”na (20 Aralık 2017) geçen kayıtlara göre, Olağanüstü Hal ilanından sonra hapishanelerde 12 Eylül’ün askeri kapatma mekânlarını andıran bir dönüşümün meydana geldiği gözlemlendi. İHD heyetine aktarılanlara göre, istisnasız olarak bütün görüşmelerde, “pek sorun yaşamadığını” söyleyen kişilerin bulunduğu yerlerde bile günlük sayımın askeri disiplin içinde yapılmasını sağlamaya yönelik bir çaba söz konusu. Raporda, askeri disiplinle sayım yapabilmek için şiddete başvurulduğu da birçok görüşmede kaydedildi. Yine 12 Eylül günlerini andıran bir diğer uygulama da şiddet eşliğinde rastgele ve keyfi aramaların yapılması. Tutsakların aktarımına göre bazı yerlerde “hoş geldin dayağı” adı altında şiddet uygulandığı not edildi.

Sıradan görülen dayatmaların dahi tutsakların yaşamını ne kadar zorlaştığı gözlemlenirken, bir de sistematik baskıya maruz kalan tutsaklar var. Bunlardan biri de anarşist tutsak Şevket Aslan. Aslan, 20 Kasım 2017 tarihinden beri açlık grevinde. Avukatının aktarımına göre Aslan’ın açlık grevine başlamasının temel sebebi anarşist kimliğinin tanınmaması ve hapishanelerde sürekli artan baskılar. Anarşist tutsak geçen sene de politik kimliğini korumak ve o doğrultuda yaşamak, tecride, durmadan gerçekleşen sürgünlere karşı 19.07.2016 tarihinde süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladığını açıklamış ve 53. gününde eylemini kazanımla sonuçlandırmıştı.

Şevket Aslan’ın şu anda ‘tabutluk’ olarak bilinen, ranza konulmuş; ancak tekli hücre olarak tasarlanmış bir odada 2 kişi kaldığı ve hareket alanının tamamen kısıtlandığı aktarıldı.

Şevket Aslan’ın talepleri ise şu şekilde:

1- Anarşist kimliğinin tanınarak hapishanedeki başka bir anarşist tutsakla beraber tutulmak veya bu olmayacaksa tekli odaya alınmak.

2- Kargodan gelen kitapların yasaklı değilse tarafıma verilmesi

3- Resmi kurumlara hitaben verilen dilekçelerin kaybettirilmemesi ve istendiğinde çıkış numaralarının verilmesi

4- Açık ziyaretler ve sağlık sebepleri dışında ayakkabı çıkartma dayatmasına son verilmesi

5- İdareyle görüşmelerinde insan onuruna yaraşır şekilde davranış görmek ve duvar dibinde ayakta bekletilme uygulamasına son verilmesi

6- Yağlı boya resim malzemelerinin kendisine verilmesi veya resim atölyesine ulaşımının sağlanması.

Avukatı, Aslan’ın sağlık durumuyla ilgili şunları dedi: “En son 2 hafta önce onu ziyaret ettim. Kendisinde kilo kaybı, baş ağrısı ve vücudunda da çeşitli ağrılar baş göstermeye başladı. Ama en önemlisi de unutkanlık sorunudur. Açlık eylemi devam ettikçe unutkanlığı arttı. Bunun hapishaneden tam olarak alamadığı ilaçlardan dolayı olduğunu düşünüyoruz.”


Mektup Adresi:
Şevket Aslan
İzmir 3 No’lu T Tip İnfaz Kurumu
Aliağa
İzmir  



Trans tutsak ölüm orucunda

Kadına yönelik şiddet iktidarın sistematik politikaları haline geldiği için bu politika toplumun tüm kurumlarında kabul görür. Dar anlamda devletler ve genel anlamda ise iktidar, otoriter ve faşizan yönüyle toplumu bastırmak için önce kadınları hedef alır. OHAL döneminden itibaren devam eden yoğun baskıların öznelerinin genellikle kadınlar olması tesadüf değil. Özellikle Kürt Özgürlük Hareketi’yle gelişen kadın hareketi, iktidar için direkt düşman konumunda. Kadınlara, sosyalistlere, Kürtlere yönelik saldırılar kadar yoğun bir saldırı, toplumun diğer dezavantajlılardan LGBTİ+’ler için de söz konusu. 

Diren Coşkun, trans bir tutsak. 19 gündür ölüm orucunda. Coşkun’un istediği ise en temel haklardan biri olan tedavi hakkını kullanabilmek ve hapishanedeki tecrit koşullarının kaldırılması. Coşkun'u hapishanede ziyaret eden avukat Eren Keskin, “Psikolojisi iyi değildi. Umudunu yitirmiş gördüğüm kadarıyla. Kendisine, ‘yasal süreci takip edelim’ dedim. Ölüm orucunu bırakması konusunda ikna etmeye çalıştım ama ikna olmadı,” dedi. Avukat Keskin, Coşkun’un tecrit koşullarından rahatsız olduğunu söyledi ve ekledi: “Kimse ile bir iletişimleri yok. Diren, aramalarda erkek memur tarafından arandığını ve göğüslerine dokunulmasının kendisini rahatsız ettiğini belirtti. Coşkun’un en temel isteği ise ameliyat olmak ama bu konuda cezaevi yönetimine güvenmiyor.” 

LGBTİ aktivisti Kıvılcım Arat da arkadaşının sesinin duyulması ve tedavi talebinin karşılanması için ölüm orucuna başladığını duyurdu. Arat sosyal medya üzerinden yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Onca emeğe rağmen Diren’in tedavi hakkına erişim talebini gündeme getiremedik. Trans kimliği eyleminin önüne geçti ve görünmez kıldı. Diren’in sesine soluk olmak ve tedavi talebini duyurabilmek adına ölüm orucuna başlamış bulunmaktayım. Bu utanca ortak olmamak, Diren gibi binlerce mahpus transın sesine soluk olabilmek ve yine Diren’in yaşamla kurduğu bağı güçlendirmek adına, Diren’in talepleri karşılanana kadar ölüm orucuna devam edeceğimi beyan ederim.”


Mektup Adresi:

Diren Coşkun
Tekirdağ 2 No’lu İnfaz Kurumu
Tekirdağ



308

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA