Yalnızca 280 kişi konuşuyor

Güneydoğu Asya’da ‘Jedek’ adlı yeni bir dil keşfedildi. Yalnızca 280 kişinin bu dili konuştuğu topluluğun yasaları ve mahkemeleri yok. Çocuklarına bilinçli olarak rekabet etmemeye özendiren topluluğun, Batı toplumlarından daha fazla cinsiyet eşitliğine sahip olduğu belirtildi.

09 Şubat 2018 Cuma | Kültür-Sanat

İsveç’teki Lund Üniversitesi’nden dil bilimciler, Güneydoğu Asya’daki Malay Yarımadası’nda, “Jedek” adını verdikleri yeni bir dil keşfetti.

Araştırmacılar, Avustroasya dil ailesinden “Aslian” adı verilen gruba ait dilin, Batı Malezya’da avcılık ve toplayıcılık yaparak yaşamını sürdüren 280 kişi tarafından konuşulduğunu belirtti.

Araştırmacılar, Semang dili hakkında yapılan bir dil dokümantasyon projesi kapsamında, Aslian dillerini konuşan farklı gruplardan dil verileri toplamak için birkaç köyü ziyaret ettikleri sırada “Jedek” dilini keşfetti.

Jedek dilinin, aynı bölgede konuşulan Jahai dili üzerine çalışma yapılırken ortaya çıktığı kaydedildi.

Lund Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan Joanne Yager, “Köyün büyük bir bölümünün farklı bir dille konuştuğunu fark ettik. Jahai dilinde kullanılmayan kelimeleri, fonemleri ve gramer yapılarını kullanıyorlardı. Bu kelimeler, Malay Yarımadası’nın uzak diğer yerlerinde konuşulan diğer Aslian dilleriyle bir bağı akla getirdi” dedi.


Yasaları, mahkemeleri yok

Jedek’in konuşulduğu topluluğun Batı toplumlarından daha fazla cinsiyet eşitliğine sahip olduğunu söyleyen Yager, bu toplulukta kişiler arası şiddetin neredeyse hiç olmadığını, çocukların bilinçli olarak rekabet etmemeye özendirildiğini, yasaların veya mahkemelerin olmadığını belirtti.

Dil bilimci Niclas Burenhult, “Jedek, ormanda bilinmeyen bir kabile tarafından değil, daha önce antropologlar tarafından incelenen bir köyde konuşulan bir dil. Dil bilimciler olarak, antropologların gözden kaçırdığı bir şey bulduk” ifadelerini kullandı.  


KÜLTÜR SERVİSİ




Alfabeleri, rakamları yok



Amazon kabilelerinden biri olan Piraha Kabilesi dünyanın en ilginç kabilesi olma özelliğini taşıyor. Bu kabilenin kendilerine ait bir dilleri bile yok. 

Piraha Kabilesi’nin yerleşim yeri Brezilya’daki Porto Velho şehrine 400 km uzaklıkta. En dikkat çekici özelliği kendi kültürlerinden asla kopmamış olmamaları.

Piraha insanları yalnızca zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak kadar çalışıyorlar, avladıkları hayvanlar dışında hiçbir hayvana zarar vermiyorlar. Topladıkları yiyecekler eşit olarak paylaştırılıyor ve geri kalan zamanlarında eğlenip, sohbet ediyorlar. Piraha kabilesinde herkes eşit kimse birbirine üstünlük kurmuyor. Aralarında hiçbir hiyerarşi yok.


Yarın yok, dün yok, şimdi var

Bu kabilenin en şaşırtıcı özelliği ise dilleri. Dillerinin bir alfabesi yok, rakamları yok. Dolayısıyla ortada yazıya dökülebilen bir dil yok. Sesler çıkarıyorlar, ıslıklar çalıyorlar, zaman zaman hayvanları ve doğadaki diğer sesleri taklit ediyorlar. Piraha dilinde geçmiş ya da gelecek zaman kavramları yok: Yarın yok. Dün yok. Ay, yıl, hafta yok; onlar için ya “şimdi” var, ya da “şimdi değil” var! Miktar kavramı, yalnızca yeterli olup olmadığına göre ayrılıyor. 

Onların dillerinde ve dünyalarında doğaüstü varlıklara yer yok. Doğal olarak bir yaratıcı inancına sahip değiller. Pirahalar mesela kırmızıyı görünce “kan gibi” diyorlar, yani renklere dair kavramları da yok.


846

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA