Annesi ve kardeşi katledildi

Memleketi Efrîn’den iki yıl önce Almanya’ya gelen Sujiyan, Türk devleti ve çetelerinin Efrîn’i işgal saldırılarında kardeşi Rûşer’i ve annesini şehit verdi. 16 yaşındaki kızkardeşi ise bir bacağını kaybetti. Sujiyan’ın annesi ve kardeşinin son sözleri ise şuydu: ‘Herşeye hazırız, Efrîn’i terk etmeyeceğiz!’

09 Şubat 2018 Cuma | Toplum-Yaşam

MURAT MANG / BIELEFELD


“Enkaz yığını arasında kalmış ve kana bulanmış kareli battaniyeyi görünce bizim ev olduğunu anladım! Annem, kardeşlerim için kaygılandım, yıkıldım ve acıdan delirdim…”

Bu sözler 21 yaşındaki Efrînli Sujîyan Konis’e ait. Konis’lerin Raco’daki evi 24 Ocak gecesi saat 02.00’de Türk savaş uçaklarınca bombalandı. 17 yaşındaki kardeşi Rûşêr Konis saldırı anında hayatını kaybetti. Kızkardeşi bir ayağını yitirdi. Hasta ve yatalak annesinin ise iki ayağı birden kırıldı ve evlat acısına dayanamayan anne, Şemse Mûsa 12 günün sonunda hayata veda etti.

Türk devletinin ‘Efrîn’de sivillere yönelik operasyon yapmıyoruz’ açıklamalarının gerçeği yansıtmadığının bir kanıtı Konis ailesinin başına gelenler. Sujîyan Konis’in anlatımları devletin yalanlarını ortaya seriyor. 



‘İki yıl önce babamla geldim’

Sujîyan Konis ile geçtiğimiz günlerde Bielefeld Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde karşılaştık. Konuşmakta zorlanıyordu. Sık sık ağlamaklı oluyor, duraksıyor, yutkunuyor, sonra tekrar devam ediyordu. Almanya’ya iki yıl önce öğretmen olan babasıyla birlikte geliyor. Babasını Giessen kentine onu da Kirchlengern kasabasına gönderiyorlar. Şu an meslek eğitimi yapan Sujîyan, Efrîn saldırıları ve kardeşinin ölümü nedeniyle her şeye ara vermek zorunda kalmış.



Son konuşması: Her şeye hazırız!

Sujîyan, şehit düşen kardeşiyle en son, Türk savaş jetlerinin 24 Ocak gecesi yaptığı bombardımandan birkaç saat önce konuşmuş: “Kardeşimle en son evimizin bombalandığı gece saat 23:30 sularında konuşmuştuk. Bana, ‘Hepimiz iyiyiz, her şey için hepimiz hazırız, evimizden de çıkmıyoruz” demişti. Zaten annem çok ağır hasta olduğu için 3 yıldır yürüyemiyordu. Annem yatalaktır. İki kardeşim ona bakıyordu. Sürekli iğne yapılıyordu. Ayrıca bir kardeşim de YPG saflarında…”



‘Kardeşin Efrîn’i savunacak’

Saldırı gecesi annesinin çok hasta olduğunu öğrendiği için ailesini aradığını belirten Sujîyan, kardeşinin yanı sıra annesiyle de konuştuğunu anlattı: “Annem ‘Ben Şam’a doktora gideceğim, kardeşin de Efrîn’de kalacak. Herkes burada Efrîn’i savunuyor, o da savunacak. Herkes nasıl savunuyorsa o da savunmada yerini alacak’ dedi.



Yatağında vurdular!

Telefon konuşmasından yaklaşık iki saat sonra bombardıman haberini aldığını söyleyen Sujîyan şöyle devam ediyor: “İki saat sonra yakınlarımdan evimizin bombalandığını öğrendim. Türkiye bombalamış. Kardeşim yattığı yerde şehit düşüyor. Kızkardeşim de sırtından ve başından ağır darbe alıyor. Bir ayağı kesiliyor. Annem zaten hastaydı onun da iki ayağı kırılıyor. Bombardımandan sonra komşular eve geliyor. Annem, ‘Çocukları götürün hastaneye, ben burada evimde kalacağım, çıkmayacağım’ diyor. Bir komşumuz da o esnada evimizden gelen çığlık seslerini duyduğu anda kalp krizinden yaşamını yitiriyor.”



‘Telefon sinyalini takip ediyorlar’

Konuşmakta zorlanan, sık sık yutkunan ve gözleri dolan Sujîyan konuşmasına şöyle devam ediyor: “Ne diyeceğimi bilemiyorum. Düşmanımız kimseyi tanımıyor, telefon sinyaline göre bomba yağdırıyor. Bizim evin etrafındaki evler boştu. Etraftaki evler boş ama bomba bizim eve düşüyor. Takip ediyorlar. Nerede telefon sinyali varsa orayı vuruyorlar. Ben kardeşimle konuşurken, sordum kendisine ‘Ne var ne yok? Efrîn’de durum nasıl?’ diye. Kardeşim çok güzel Kürtçe konuşurdu. Bana ‘Her şey yolunda‘ dedi. ‘Her şeye hazırız‘ dedi. Ben kendisine güvenli olsun diye Kürtçe konuşma Arapça konuş dememe rağmen, ‘Hiçbir şey olmaz. Biz kendi toprağımızdayız, düşmanımız ne yapabilir’ dedi…”


Efrîn’in en başarılı öğrencisiydi

Şehit düşen kardeşinin Efrîn’de başarılı bir öğrenci olduğunu söyleyen Sijîyan, kardeşi Rûşêr’i şöyle anlatıyor: “Efrîn’de eğitimini Kürtçe yapıyordu. Doktor olmak istiyordu. İki yıl önce Efrîn’de en başarılı öğrenci seçilmişti. Halep‘ten onu çağırıyorlardı eğitim için ama o gitmedi. ‘Ben kendi ülkemde okuyup burada çalışmak istiyorum’ diyordu. Kardeşim benden küçüktü ama kendini geliştirmiş bir yetişkin gibiydi. Benim okumamı istiyordu. Ben de onun vasiyetini yerine getirip burada eğitimimi tamamlayacağım. Ona olan sözümü yerine getireceğim.”


Ailesi Efrîn savunmasında

Bir kardeşinin de YPG savaşçısı olduğunu belirten Sujîyan, ailesininden çok sayıda kişinin Efrîn savunmasında yer aldığını belirtiyor ve ekliyor: “Kardeşim şehit düştü ama yeter ki düşman girmesin Efrîn’e. Herkes orayı boşaltırsa kim savunacak Efrîn’i? Bir kızkardeşim de orada, 4 çocuğu var. Eşi de YPG savaşçısı. Amcamın bir damadı da YPG savaşçısı. Ailemizde çok sayıda savaşçı var. Hepsi ‘Efrîn’i savunmaya hazırız’ diyorlar. Kadınlar da savunmada yerini alıyor.”


‘Biz halkımızı savunuyoruz’

Kardeşinin ölümüne neden olan işgal girişimine, Türk devletine ve Erdoğan’a öfkeli Sujîyan şöyle devam ediyor: “Erdoğan şimdiye kadar sivilleri öldürdü. Halen de öldürüyor. Attığı her bomba sivillere değiyor. Efrîn’in etrafı 7 yıldır çevrili. Şimdiye kadar Türkiye’ye bir mermi dahi atılmamıştır. Biz terörist değiliz. Biz hakkımızı istiyoruz. Halkımızın savunmasını yapıyoruz. Şimdiye kadar bir şey yapmadık ta ki Erdoğan ve çeteleri Efrîn’e saldırmaya başlayana kadar. ‘Allah‘u Ekber’ diyerek saldırıyor, öldürüyorlar. Efrîn’de Müslüman da var. Êzîdî de var, Alevi de, Hıristiyan da var. Her şeyden önce ben bir Kürdüm. Evet Müslümanım ama Kürtlük benim için önce gelir…”


‘Annem de öldü!’

24 Ocak günü kardeşinin şehadet haberiyle sarsılan Sujîyan, 5 Şubat günü de bombardımanda yaralanan hasta ve yatalak annesinin ölüm haberini almış. Bu satırları yazdığımız esnada yaptığımız telefon görüşmesinde annesinin ölüm haberini veriyor ve hıçkırıklar arasında ancak şu kadarını söylüyor: “Bir saat önce annem de öldü… Allah bu Türk devletinin belasını versin...”

Türk devletinin evlerine bombalar yağdırdığı Sujîyan’in annesi bombardımanda bir oğlunu yitirmiş, bir kızı ve kendisi de yaralanmış ve artık konuşamaz olmuştu. Kardeşinden sonra annesini de kaybeden Sujîyan’a başsağlığı dilemekten başka bir şey gelmedi elimden…


2007

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA