Çözüm: Demokratik İran

AP’de gerçekleştirilen İran konferansında "rejim değişmeli, çoğulcu ve kucaklayıcı olmalı" denildi. Konferansa katılan PJAK Eşbaşkanı Siyamend Moeini "Bölgede yaşayan haklar için demokratik konfederalizm ve demokratik İran modelini öneriyoruz" dedi.

13 Ocak 2018 Cumartesi | Haber

EREM KANSOY / BRÜKSEL


Avrupa Parlamentosu’nda (AP) İran’daki halkların sorunlarının tartışıldığı "İran ve Ortadoğu’daki Krize Demokratik Çözüm Vizyonu" başlıklı bir konferans organize edildi. 

AP Sol Grubu, Avrupa Birliği Türkiye Sivil Komisyonu (EUTCC) ve Brüksel Kürt Enstitüsü , Kürtler, Azeri, Beluciler ve Farsların da içerisinde olduğu Demokrasi Platform tarafından organize edilen konferansa ilgi büyüktü. İran’daki halkların yaşadığı sorunların çözümü üzerine tartışmalar yürütüldü. İran ve Ortadoğu’daki gelişmelerin masaya yatırıldığı konferansta, krizin çözüm adresi olarak demokratik konfederalizm gösterildi. 


Halklar değişim istiyor

Konferansta Ghazal Aliyali ile Mahbobeh Meshkin moderatörlüğünde gerçekleşen ilk panel, “Demokratikleşme için yeni durumlar, sorunlar ve zorluklar” başlığı ile gerçekleşti. Bu bölümde söz alan İran Demokratikleşmesi Vakfı Başkanı ve Yazar Kenneth R. Timmerman, "Ortadoğu’da halklar artık rejim yönetimlerini istemiyor. 2009’dan bu yana protestolar bu yönde değişim gösterdi. Tüm halklar artık rejimlere karşı geliyor çünkü rejim yönetimleri çağımızın en kötü yönetimleri oldu. Irak ve İran’daki protestolara bakıldığında sadece Kürtlerin değil Perslerin ve Farsların da buna destek verdiğini açıkça görebiliyoruz" dedi. 


Demokratik sistem güçlendirilmeli

İran’da etnik gruplara yönelik asimilasyon politikalarının şiddetle devam ettiğini söyleyen Arap aktivist Mona Sielafi, "İran’daki gidişata ilişkin en net çözüm; demokratik sistemin güçlendirilerek tüm halkların temsiliyet ve hakkının güvence altına alınacağı federasyondandır" diye belirtti. 


Vali: Halklar birlik olmalı

Boğaziçi Üniversitesi’nden Abbas Vali "Bu kritik süreçte ve İran’ın  politikalarını ve sorunlarını burada tartışmak çok önemli" dedi. "İran büyük bir değişim içinde ama nereye gittiğini bilmiyoruz" diyen Vali, "Yurt dışındaki İranlılar ve Kürtler, İran’ın gittiği noktayı şekilendirme açısından büyük çaba harcamalıdır" diye konuştu. İran’da halkların birliği tüm Ortadoğu’ya da yansıyacaktır" vurgusunda bulunan Vali, bir sistem değişikliğine ihtiyaç olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Kürtler, Araplar, Azeri Türkler ve tüm halklar kendi kimlik ve temsiliyetlerini yönetimlerde bulmalıdır. Kendi dillerini özgürce konuşabilmeli, kendi dillerinde eğitim alma hakkına sahip olmalıdır. Bunu da ancak İranı’n A noktasından B noktasına gidişini şekillendirerek yapabiliriz. İran değişim sürecinde, A noktasından çıkıp gidiyor, ancak varacağı B noktası nedir, nasıl olacak, bunu bizler büyük uğraşlar vererek ancak belirleye biliriz."


Rejim değişmeli

İrani halkların birliğinin önemine vurgu yapan Vali, "Kürtler, Azeriler, Beluciler olmak üzere bütün kesimler bir olmalı. Tek dil ve kültüre karşı çıkmalı; herkesin kendini ifade edebileceği demokratik koşullar ve özgürlükler olmalı. Kürtler başta olmak üzere bütün halkların hakları verilmeli ve bu halklar da yasal olarak garanti altına alınmalı. Şu andaki rejim değişmeli; oluşturulacak olan yeni kanunlar, tek dil, kültür, etkin ve mezhep üzerine olmamalı. Demokratik, çoğulcu ve kucaklayıcı olmalı."


Demokratikleşme fırsatları

"Ortadoğu ve İran’da demokratikleşme fırsatları" başlıklı bölümde konuşan PJAK Eşbaşkanı Siyamend Moeini, çözümün demokratik bir sistemin inşasından geçtiğini vurguladı. "Sistem, demokratik, özgürlüklerin olduğu, halkların kendisini ifade ettiği bir şekle dönüşmelidir. Çözüm ancak bu şekilde olur" diyen Moeini şöyle devam etti: "İran’daki bütün halklar şu anda şovenist bir rejimle yönetiliyor. Onurlu ve özgür bir yaşam için biz parti olarak bölgede yaşayan haklar için demokratik konfederalizm ve demokratik bir İran modelini öneriyoruz. Bunun için çalışıyoruz."


Dünyada eşi yok

Sorbon Üniversitesi’nden sanatçı ve akademisyen Hasan Makaremi İran’daki insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, toplumların hak ve özgürlüklerinin hiçe sayıldığının altını çizdi. Makaremi tepkisini şöyle dile getirdi: "Bu rejim yıllardır insanlara işkence yapıyor, öldürüyor ve onları baskı altında tutuyor. Bütün dünyada böylesi bir sistemin örneği yok. Hiçbir demokratik bir kurum yok ve buna izin verilmiyor. Derhal bu rejimin değişmesi gerekiyor."


En fazla başkaldıran kadınlar

Kadın hakları aktivisti Jhaleh Ahmadi ise İran’da en çok kadınların sokağa dökülüp rejime başkaldırdığını söyledi. "Bu rejimin değişmesi için herkesin mücadele etmesi gerekiyor. Fakat en çok ses çıkaran kadınlardır. Kadınlar, İran’da hiçe sayılıyor. Tanınmıyorlar ve hakları yok. Bu da rejimin haklara ve kadınlara bakış açısını gösteriyor. İran’da rejim değişmedikçe kadınlarda dahil tüm halklar ezilip hak ve özgürlüklerinden uzak tutularak yaşanmaya devam edilecek" ifadelerini kullandı.


Avrupa kayıtsız kalmamalı 

Öte yandan konferansın sonuç bildirgesi de yayınlandı. Bildirgede başta kadınlar olmak üzere İran'da toplumsal kesimlerin mücadelesine Avrupa ülkelerinin kayıtsız kalmaması istendi. 

İran rejiminin çocuklara, gençlere karşı işlediği suçlara, toplumsal adaletsizliğe açık tavır alması gerektiği vurgulandı.

Konferansın sonuç bildirgesinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve tüm politik tutsaklara özgürlük de talep edildi. 


539

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA