Evîn’de bir devrim şarkısı

Evîn Cezaevi önünde bir araya gelen bir grup Kürt, halklar için bir an bile gözünü kırpmadan dar ağaçlarına giden ya da halen bu vahşet ortamından mücadelesini sürdüren özgürlük savaşçılarına ‘Dayê dayê wexta ceng e’ şarkısını hediye etti.

06 Ocak 2018 Cumartesi | Dünya

Çok sayıda Kürt ve diğer İrani halklardan devrimcinin asıldığı, işkenceyle katledildiği, bir çoğunun da hayatının karartıldığı Tahran’daki Evîn Cezaevi önünde şimdi de devrim şarkıları söyleniyor. Kürtçe ve Farsça ‘Sevgi, sevda ya da aşk’ anlamına gelen “Evîn” kelimesinin verildiği bu cezaevi, molla rejiminin zulmüyle anılıyor. 

Molla rejimine karşı 28 Aralık’ta başlayan ve bir anda ülkenin onlarca kentine sıçrayan demokrasi ve özgürlük talepli eylemlerde siyasi tutsaklar da unutulmadı. 

ANHA’nın geçtiği video görüntülü habere göre önceki gece başkentte Evîn Cezaevi’nin önünde toplanan Kürt eylemciler, Lori eşliğinde ‘Dayê dayê wexta ceng e - Anne savaş zamanıdır’ parçasını söyleyerek, siyasi tutuklulara destek verdi. Eylemciler, özgürlük mücadelesini büyütme çağrısında bulundu. Eylemciler görüntüleri, internet üzeri paylaştı. 


İran bitti diyor ama eylemler sürüyor 

Öte yandan İran rejimi ‘eylemlerin bittiği’ yönünde açıklamalarda bulunsa da önceki akşam Tahran’da onbinlerce kişi yine sokaklardaydı. 

Başkent Tahran’daki Cumhuri Kavşağı’nda toplanan on binlerce eylemci Velî Asır Kavşağı’na doğru yürüyüşe geçti. Ayrıca kentin merkezi yerlerinden olan Starxan bölgesinden de binlerce kişi Tevhid Meydanı’na doğru yürüdü. Eylemciler uzun süre ‘Xamaney’e ölüm’ ve ‘Referandum, referandum’ sloganlarını haykırdı. 

Ehwaz ve Zencan’da da eylemler var. Ülkedeki birçok kentte de eylemler düzenlenirken, rejimin internet şebekelerini kesmesinden dolayı eylemlerin detaylarına ulaşılmadı.

İran Devrim Muhafızları Genel Komutanı Mihemed Alî Caferi, önceki gün yaptığı açıklamada bir haftadır ülkenin tüm vilayetlerinde aralıksız bir şekilde devam eden eylemler için “fitne bitti” açıklaması yapmıştı.


Ebadi’den sivil itaatsizliğe çağrı

Nobel Barış Ödülü sahibi İranlı hukukçu Şirin Ebadi de İranlıları sivil itaatsizliğe ve protesto gösterilerine devam etmeye çağırdı.

İran’daki rejim karşıtı protesto gösterileri 8.gününü geride bırakırken, eylemcilere destek mesajları da geliyor. 

Nobel Barış Ödülü sahibi İranlı hukukçu Şirin Ebadi, İranlıları sivil itaatsizliğe ve protesto gösterilerine devam etmeye çağırdı.

İran halkına çağrıda bulunarak sivil itaatsizliğe ve protestolara devam etmeleri gerektiğini söyleyen Ebadi, İran halkına anayasa ile gösteri hakkının verildiğini hatırlatarak İranlıların sokakta kalması gerektiğini belirtti. İran halkına seslenerek “Su, elektrik ve gaz faturalarını ödemeye son verin” diyen İranlı hukukçu, halkın İran bankalarındaki paralarını da geri çekmeleri ve şiddete başvurmadan taleplerin karşılanması için hükümete baskı yapmaları gerektiğini söyledi. Ebadi “Eğer hükümet sizi 38 yıldır dinlemiyorsa, artık hükümetin size söylediklerini görmezden gelmelisiniz” dedi.


MSD’den isyanı destek açıklaması

Bu arada Demokratik Suriye Meclisi (MSD), yaptığı yazılı açıklama ile İran halkının başlattığı isyanı desteklediğini duyurdu. 

İran’daki diktatör rejimin barbarlığı ve ekonomik krizin derinleşmesi üzerine halkın meydanlara çıktığını ve rejimin yıkılmasını talep ettiği belirtilen açıklamada, halk isyanının sert müdahalelere maruz kaldığı, bazı sivillerin şehit düştüğü, yüzlerce kişinin de tutuklandığı hatırlatıldı.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:”Biz MSD (Meclisa Suriya Demokratik) olarak barışçıl halk isyanı ile özgürlük ve demokrasi taleplerini destekliyoruz. İran halkları, bütün din, mezhep ve uluslar, bölgede kendilerini güçlendirebilir ve dünyaya da varlığını ispatlayabilir. Halka karşı olumsuz politikaları olan İran rejiminin, Suriye’deki savaşa katılmasının ülke içindeki krizleri derinleştirdi. Bunun üzerine halkın tepkisi daha da arttı. Ortadoğu, tarih, kültür ve ekonominin birliğidir, parçalanamaz. Ortadoğu halkının acısı bizim acımızdır, özgürlüğü de bizim özgürlüğümüzdür.”


İsyan hakların demokratik devrimidir

Öte yandan ANHA ile mülakat yapan Doğu Kürdistan Özgür ve Demokratik Toplum (KODAR) Eşbaşkanı Zilan Tanya, İran’daki isyanın halklarının demokratik devrimi olduğunu belirtti. 

Zilan Tanya “KODAR olarak bizim çözüm projelerimiz var. Amacımız demokratik bir İran’dır” dedi.

Zilan Tanya şunları söyledi: “En başta İran ve Rojhilatê Kurdistanê halklarının isyanını selamlıyoruz. Bu isyan özgürlük ve meşru hakların alınması için başladı.  Kuşkusuz İran ve Rojhilatê Kurdistanê’deki durum, bölge halklarının isyanlarının devamıdır. Bu aynı zamanda doğrudan 38 yıllık İran rejiminin politikalarının bir sonucudur. İran rejimi bu yıllar boyunca merkezi ve faşist diktatör zihniyet temelinde kendini var etti. Mevcut isyan da toplumun taleplerinin, fikirlerinin ve yaşamının önünü kesen faşist zihniyete karşı ortaya çıktı. Başlayan süreç, her açıdan çok önemli bir süreç. Hem İran’ın içi hem de dışı ile bağlantılıdır.   Bu yüzden de durumun iyi takip edilmesi ve devletin de halkın talep ve isteklerini ciddiye alması, demokrasiye doğru değişimin başlaması gerekiyor. Anayasadan başlayıp tüm pratik alanlarda adım atılmalıdır. Devlet, Kürt ve İranlı yetkililer ile diyaloglara başlamalı ve siyasi değişim zemini yaratmalıdır. Kuşkusuz bizler Rojhilatê Kurdistanê ve İran halkının yanındayız. İdeolojik, siyasi ve toplumsal olarak halkın haklarına ulaşması için elimizden geleni yapmaya, İran’da demokratik çözüm projeleri sunmaya hazırız. Bizim sunabileceğimiz proje var. Öncelikli amacımız demokratik bir İran, demokratik ve özgür Kürdistan’ın kurulmasıdır. Durumu yakından takip ediyoruz ve gelişmelere göre tutumumuzu adım adım belirleyeceğiz.”


ABD: Unutulmayacaksınız 

İran’da hakların isyanına ve direnişçilere ilişkin bir açıklama da ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert’ten geldi.  Nauert, İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek “Göstericilere karşı şiddet uygulayanları, sansüre katkıda bulunanları ve İran halkından çalanları mesul tutacak bolca yetkimiz var. Rejim kurbanlarına:Unutulmayacaksınız” dedi. Heather Nauert, yaptığı yazılı açıklamada “Hükümet sokaklara çıkan cesur halkı öldürmeye ve hapse atmaya devam etmektedir. Bugüne kadar olan ölümleri ve bin civarında kişinin tutuklanmasını en sert şekilde kınıyoruz. Göstericilere karşı şiddet uygulayanları, sansüre katkıda bulunanları ve İran halkından çalanları mesul tutacak kadar yetkimiz var. Rejimin kurbanlarına: Unutulmayacaksınız.” 


HABER MERKEZİ


584

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA