Kolombiya’nın ‘eksik barış’ı neler getirdi?

Yeni FARC, ülkede çeşitli kampanyalarla kendini örgütlemeye çalışmanın yanında ülkede önümüzdeki yıl gerçekleşecek olan seçimlere hazırlanıyor. Ülke solunun ortak adaylar etrafında birleşmeye dönük çabaları var.

03 Ocak 2018 Çarşamba | PolitikART

Aykan SEVER


Kolombiya’da 2008’de küçük temaslarla başlayan daha sonradan Küba’nın başkenti Havana’da açık bir müzakere masasına dönüşen Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri-Halk Ordusu (FARC-EP) ile Santos hükümeti arasındaki süreç 2016 Aralık’ın nihayete ermiş, “barış”la sonuçlanmıştı.

Sonrası olanlara kısaca göz atalım. Önemli gelişmelerden biri çeşitli istişare, kongre vb süreçler sonrası FARC daha önceden planları içerisinde olan yasal parti kuruluşunu tamamladı. Geçtiğimiz Ağustos ayında kurulan partinin adı "Halkın Alternatif Devrimci Gücü" (FuerzaAlternativa Revolucionaria del Común-FARC) oldu. Yeni FARC çeşitli kampanyalarla kendini örgütlemeye çalışmanın yanında, ülkede önümüzdeki yıl gerçekleşecek olan seçimlere hazırlanıyor. Ülke solunun ortak adaylar etrafında birleşmeye dönük çabaları var. Öte yandan uzun uğraşlar sonucu barış için bazı yasal düzenlemeler yapılmasına rağmen sağcı başkan adayları arasında FARC’la yapılan anlaşmayı tamamen iptal etmek isteyenler de var. 


Venezuela’da örgütleme çalışmaları

FARC ayrıca komşu Venezuela’da da örgütlenme çalışmalarına başlayacağını ilan etti. Örgütlenmenin hedefinde sadece burada yaşayan Kolombiyalılar değil aynı zamanda Venezuela’da siyaset yapmak da var.

FARC’ın yaptığı barış anlaşması sayesinde çok sayıda gerilla ve milis aftan yaralandı. Fakat hapishanelerde hala tutsak olanlar var. Zaman zaman açlık grevleriyle hükümeti anlaşmaya bağlı kalmaya zorlayarak, serbest bırakılmalarını istiyorlar. 

Aftan yaralanan gerillaların bir kısmı uyum kamplarında kalarak sosyal hayat öncesi eğitim vb. hazırlıklar içerisindeler. Bazı eski gerillalar ise kırsal alanda kooperatifler etrafında tarımsal üretim yapmaya başladılar. Milis olanların çoğunluğu ve bazı gerillalar ise eski yaşamlarına, ağırlıkla köylere döndüler. Bunlardan bir kısmı saldırıya uğradı. Şu ana kadar 20’nin üzerinde silah bırakmış gerilla paramiliter saldırılar sonucu hayatını kaybetti.

Sosyal liderlere (Bu kapsamda insan hakları savunucuları, bölgesel sendika, çiftçi liderleri ve yerli topluluklarının önde gelenleri yer alıyor.) dönük paramiliter saldırıların yanı sıra asker-polis saldırıları da durmadı. Bu yıl dahilinde en az 140 sosyal lider öldürüldü. Paramiliter güçlerin sosyal liderlere doğrudan saldırılarının yanı sıra kaçırıp, işkence yaptıkları ve sonra katlettikleri de gözlemleniyor. ESMAD adı verilen özel polis birliklerinin de kırsal alandaki protesto gösterilerine saldırıları sonucu da bu yıl en az 20 köylü hayatını kaybetti. 


Tekrar gerilla olanlar var

Ayrıca barış sürecini tanımayan (800 kadar olduğu tahmin edilen) FARC gerillaları ile girilen çatışmalarda onlarca gerilla hayatını kaybetti. Az sayıda da olsa bazı komutanlardan barış sonrası süreci terk edip, tekrar gerillalığa başlayanlar da oldu.

Ülkede bu yıl barışa rağmen toplumsal şiddet olaylarında da artış gözlemleniyor. Öncelikle çoğu zaman şu an savaşı sürdüren FARC gerillaları suçlansa da çoğu zaman katliamları organize eden güçlerin asker ve polis olduğu açığa çıkıyor.

Müzakere sürecinde gözlemci ve garantör olan ülkelerin yanı sıra şu anki süreci yönlendiren Birleşmiş Milletler’in Kolombiya hükümetini barış anlaşmasının hükümlerine uyma, ayrıca eski gerilla ve sosyal liderlere karşı sürdürülen siyasi soykırım operasyonlarını durdurtmak için yeterince zorlayıcı olmadıkları/olamadıkları gözlemleniyor. Başından beri (1959) devlet ve ABD’nin bölgedeki politikalarıyla içe içe olan paramilitarizmin varlığına son vermek için mevcut hükümetin şiddeti artırmanın ötesinde herhangi bir yönelimi yok.


ELN barış görüşmelerini sürdürüyor

Ülkenin 2. büyük gerilla örgütü Ulusal Kurtuluş Ordu (ELN) ile Santos hükümeti arasındaki resmi müzakereler nihayet bu Şubat ayında başladı. Temaslar çok önce başlamasına rağmen Santos hükümetinin bir tercihi olarak müzakerelerin epey geç başladığından söz edilebilir. Aynı şey karşılıklı ateşkes için de geçerli. ELN’in ısrarlı ateşkes talepleri ve tek taraflı ateşkes ilanı bu yılın Eylül ayına kadar karşılıksız kaldı. Bu süreçte onlarca insan ELN ile çatışmalarda hayatını kaybetti. 

Şu anda ise müzakereler Ekvador’da sürüyor. ELN’nin barış imzası öncesi özellikle istediği şeylerden biri sosyal liderlere dönük paramiliter saldırıların durdurulması. Fakat şu ana kadar bu yönde pozitif bir gelişme yok. Daha önceden karşılıklı ateşkesin sonlanacağı tarih olarak 9 Ocak 2018 verilmişti, bu tarihin daha da uzatılması bekleniyor.


Devrimciler ülkenin geleceğini değiştirebilecek mi?

Ülke, FARC’la yapılan barış anlaşması sonrası uluslararası sermayenin özellikle petrol ve altın arama faaliyetlerine açılırken, Kolombiya’da halkın ülkede hüküm süren neoliberal politikalara karşı tepkisi de artıyor. Artık geçmişe göre daha sık protesto ve grevler görüyoruz.

Bütün bunlara karşın ülkede hakim olan iki asırlık oligarşik yapının sarsıldığını söylemek zor. Medya dahil birçok alanda hakim olan oligarşinin uzun yıllara dayalı politikalarının bir ürünü olarak geniş halk kesimleri sinik ve politikadan uzak duruyor. Ülkenin devrimcilerinin uluslararası desteğin kısıtlı olduğu, devlet ve devlet destekli paramiliter terörün varlığını sürdürdüğü koşullarda başarılı olma olasılıkları yakın vadede zor. 

Aynı zamanda giderek “sol”dan uzaklaşan kıtada “birlikte yeni bir gelecek” kurulabileceği inancı zayıflıyor. Bu anlamda geniş kitlelere ve başka halklara da umut olabilmek için ideolojik alanda yaratıcılığa ihtiyaç var.


210

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA