Kandıra’daki 31 hasta tutsaktan biri

Zindana sığmayan sesler... Hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine karşı tutsakların itirazlarının tamamına disiplin soruşturmaları açılarak, karşılığında hücre cezaları başta olmak üzere farklı türlerde disiplin cezaları uygulanıyor.

14 Kasım 2017 Salı | Forum

Hazırlayan: Tuğçe KARA


Hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine karşı tutsakların itirazlarının tamamına disiplin soruşturmaları açılarak, karşılığında hücre cezaları başta olmak üzere farklı türlerde disiplin cezaları uygulanıyor. Kandıra F Tipi Kapalı İnfaz Kurumu ise bu uygulamaların en sert şekilde uygulandığı hapishanelerden sadece biri. 

Kandıra’da tutsaklar, KHK düzenlemelerinden sonra cezaevi çalışanlarının keyfi uygulamalarına maruz kalıyor ve bu uygulamaların çoğu işkenceye varan düzeyde şiddet içeriyor. Tutsağın maruz kaldığı bir hak ihlalini cezaevi idaresine iletmesi dahi ceza alması için yeterli.

Bu koşullarda Kandıra F Tipi Kapalı İnfaz Kurumu’nda kalmaya devam eden İdris Başaran’ın hikâyesini aktaracağız bugün. İdris Başaran, Kandıra’da kalan 31 hasta tutsaktan yalnızca biri. Başaran, 1994 yılında gözaltına alınmış ve sonrasında iki haftayı aşkın bir süre gözaltında kalmış. Gözaltında kaldığı süre boyunca da ağır işkencelere maruz kalmış. Yargılandığı mahkeme, Başaran’a, yargılandığı PKK davasından ağırlaştırılmış müebbet cezası vermiş. 


Duran kalbi yeniden çalıştırıldı

Hasta tutsaklardan İdris Başaran, yaklaşık on yıldır çeşitli hastalıklara direniyor. 2011’de Adana Kürkçüler F Tipi’nde tek kişilik hücrede kalırken kalp krizi geçirmiş. Duran kalbi tekrar çalıştırılan Başaran, diğer rahatsızlıklarından dolayı üç kez ameliyat olmuş ve yakın dönemde de bir anjiyo operasyonu geçirmiş. Başaran’ın rahatsızlıkları arasında: Hapishane koşulları nedeniyle meydana gelen kronik bronşit, astım, kalp ritim bozukluğu, ciğer iltihabı ve midede meydana gelen mikrobik yaralar var. 


Onlarca hastalığa direniyor

Onlarca hastalığa direnen ağır hasta tutsak Başaran, genelde hastaneye gönderiliyor; ancak zaten asıl sorunları hastanede yaşıyor. Örneğin bazen kelepçesi açılmadan tedavi edilmesi istendiği için, havasız ring aracında geçirdiği zamana rağmen tedavi olmadan hapishaneye geri getiriliyor. 2015’te geçirdiği anjiyo operasyonundan sonra sonuç Başaran’a durumuyla ilgili rapor verilmemiş. Tutsağın raporu sorulduğunda bilgisayar sistemimizde kayıtlı değil, denmiş.


‘Cezaevinde kalamaz’ raporu var!

Bahsi geçen rapor, 2015 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde gördüğü tedavinin ardından kendisine “Cezaevinde kalamaz” beyanı bildirilen rapor. Tutsak, bu rapora rağmen tahliye edilmiyor. Başaran’a ve ailesine göre rapor, bilinçli bir şekilde cezaevi idaresi tarafından kaybedildi. Başaran’ın avukatı, raporun kaybedilmesi üzerine idare hakkında suç duyurusunda bulunmuş, uluslararası kurumlara da başvurular yapılmış; ancak bugüne dek bir yanıt alınmamış ve ne tutsağa ne de aileye, somut bir gerekçe sunulmuş.

Başaran, her seferinde farklı hastaneye götürülmese bile onu her seferinde farklı bir hekim muayene ettiği için, diğer hastalıklarının tedavilerinden bir sonuç alınamıyor. Durumunu takip etmesi için bir hekimin, düzenli olarak, kontrolünde olması gerekirken her seferinde başka hekimlerle ve başka başka tutumlarla karşılaşıyor Başaran.


Mektup Adresi:

İdris Başaran

Kandıra 2 No’lu F Tipi İnfaz Kurumu

Kocaeli




Asla ve asla başaramayacaksınız



“Egemenler bize ‘Asla başaramayacaksınız’ diyorlar, biz de onlara şunu demeliyiz; Asla ve asla başaramayacaksınız.”



5 Temmuz 1975’te Malatya’da doğdu. Mersin Üniversitesi Mut Meslek Yüksek Okulu Harita Kadastro programını bitirdi. Siyasete 1998 yılında HADEP Kadın Komisyonu’nda başlayan Tuncel, HADEP’in son kongresinde Esenler HADEP ilçe başkanlığına seçildi. Aynı dönem HADEP kapatılınca, DEHAP İstanbul İl Başkanlığı Kadın Komisyonu’nda çalışmaya başladı. Demokratik Toplum Partisi kurucu üyeliği ile MYK üyeliği yaptı. 2007 yılında, İstanbul 3. Bölge’den bağımsız milletvekili seçildi ve 9 aylık tutukluluk hali son buldu. Tuncel, seçildikten sonra, Meclis’in en genç 6 vekilinden biri olarak Geçici Başkanlık Divanı’nda katip üye oldu. Tuncel, bağımsız aday olduğu İstanbul 3. bölgede, 90 bin 244 oy almıştı.



HDK, DBP ve HDP’de  eşbaşkanlık

Sebahat Tuncel, DTP’nin Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatılmasının ardından, siyaset yasağı getirilmeyen diğer DTP’li milletvekili arkadaşlarıyla birlikte Barış ve Demokrasi Partisi’ne üye oldu. 15 Ekim 2011’de  kurulan Halkların Demokratik Kongresi’nin Ertuğrul Kürkçü ile birlikte eşsözcüsü oldu. 27 Ekim 2013 tarihinde, BDP’den istifa eden Sebahat Tuncel, Halkların Demokratik Partisi’nin eşbaşkanı seçildi ve nihayetinde Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı seçildi. Aralarında eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da bulunduğu HDP milletvekilinin gözaltına alınmasını protesto ederken gözaltına alınıp, 6 Kasım 2016’da tutuklandı. 


Öncü ve vazgeçilmez bir figür

Tuncel, bugüne dek Kürdistan ve Türkiye’deki kadın hareketi için her zaman öncü ve vazgeçilmez bir figür oldu. Olmaya da devam ediyor. Gezi Direnişi esnasında yaptığı oturma eyleminden, her 8 Mart’larda en önde yer aldığı eylemlerden hatırlıyoruz O’nu. Hafızalarımızdan silinmeyen görüntülerin çoğunda var Tuncel. 

Alevi, Kürt, kadın ve feminist olduğu için her zaman devletin hedefinde oldu. Tutuklandı, halkın seçimiyle cezaevinden çıkarak milletvekili oldu. Defalarca gözaltına alındı, pek çok baskıya maruz kaldı; ama en kötü hissettiğimiz zamanlarda bize “destek” olan en önemli figürlerdendi. Hâlâ da öyle. 

Sebahat Tuncel, devletin istemediği her şeydi.

Hâlâ da öyle.


Mektup Adresi:

Sebahat Tuncel

Kandıra 1 No’lu F Tipi İnfaz Kurumu

Kocaeli


184

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA