Tercüman rolünde Türk ırkçıları

Berlin Göçmen Dairesi’nde tercüman yaftasıyla çalışan Türk ırkçıları, iltica başvurusu yapan Kürtleri yanlış yönlendiriyor ve onların ifadelerini çarpıtıyor. Bu durumun sürekli gündeme getirilmesi ve teşhirinin yanı sıra Kürtçe tercüman tutulması en sağlıklı yol olarak görülüyor.

13 Kasım 2017 Pazartesi | Dünya

FEHMİ KATAR / BERLİN


Türk ırkçıları, ‘Türkçe tercümanları’ yaftasıyla Berlin Göçmen Dairesi’ni (BAMF) mesken eyledi. 

“Türk tercüman bütün ifade boyunca bana baskı yaptı, ifadelerimi yarım yamalak, yanlış tercüme etti. Beni provoke ederek iltica başvurumu alan Alman memur ile karşı karşıya getirdi. Türk hapishanelerinde ve mahkemelerinde bana yaşattığı ağır psikolojik baskıdan bahsetmeme rağmen bana suçlu muamelesi yapıldı. Kapıya güvenlik görevlisi dikildi. Bir anda kendimi, faşist Türk mahkemelerindeymiş gibi hissettim.” 

Yukarıdaki ifadeler, Türkiye’de 9 yıl hapis cezasına çarptırıldığı için bir yıl önce Almanya’ya iltica başvurusunda bulunan Tamer Yılmaz’a ait. 

Kuzey Kürdistanlı Yılmaz, Almanya’nın çeşitli kurumlarında çalışıp Türk devletinin baskılarını Almanya’ya taşıyan ırkçı Türklerin kurbanlarından sadece biri. 


Ajanlar her yere sızmış

Almanya’da Türk ajanlarının çalışmadığı kurum neredeyse yok gibi. Almanya emniyetinde Türk istihbaratına çalışan Türk asıllı polisler, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nde (DİTİB) istihbarat toplayan Türk imamlar, okullarda verilen seçmeli Türkçe dersi için Türk konsolosluklarına bağlı çalışan ve Türk devleti adına ajanlık yapan, derslerinde ırkçı propaganda yapan öğretmenler, Alman kurumlarında çalışıp Türk devletine ajanlık yapan insanlara sıklıkla rastlanır oldu. 


BAMF çalışanları işten atıldı

Yakın dönemde Alman Göçmen Bürosu BAMF’ta iltica başvuru yapanların bilgilerini Türk devleti ile paylaşan Türk çalışanlarla ilgili olay patlak verdi. 

Der Spiegel’in haberine göre Alman Göçmen Bürosu’nda çalışıp, iltica edenlerin bilgilerini Türk istihbarat kurumuna, AKP’ye yakın medyaya veren 17 Türk çalışan ‘tarafsızlık’ kaidesine sadık kalmadıkları için göçmen dairesindeki işlerinden uzaklaştırıldı. 


Buzdağının görünen yüzü

Ancak Türkiyelilerin iltica ifadelerini Türk devletine ve AKP’ye yakın medyaya sızdırdıkları için işten atılan 17 kişi, buz dağının sadece görünen küçük bir parçası. 

Farklı kaynakların verdiği bilgilere göre Berlin’deki göçmen dairesinin bazı çalışanları ve Türkçe tercümanların çoğu mafya gibi çalışan Türk ırkçı bir grubun elinde. BAMF’ta uzun süre tercümanlık yapan bir kaynak şunları belirtiyor: “Türkçe tercümanları, işe alım uzun süre her yerde açık açık ülkücü olduğunu söyleyen bir kişinin elindeydi. Bu kişi kendine yakın kişileri işe sokup, hem iltica başvurusuna Türkiye’den kimin başvurduğunu öğreniyordu hem de iltica başvurunda nasıl bir ifade verdiklerini.”


Mafya gibi çalışıyorlar

Göçmen Dairesi’nde tercümanlık yapan bir başka kaynağın verdiği bilgileri göre de özellikle Türk devletinin Türkiye ve Kürdistan’daki baskıları sonucu “Türkiye’den yapılan iltica başvuruları artınca, BAMF’taki Türkçe tercüman sayısı da artı. Bu dönemde Suriye ve Irak’tan da büyük sayıda mülteci başvuru yapıldığı için Göçmen Dairesi tercümanlık işini aracılara bıraktı ve orada mafya gibi çalışan Türk ırkçısı bir grup, kendilerine yakın buldukları bir çok kişiyi tercüman olarak işe aldı.”


Kürtçe tercüman isteyin

Berlin’deki Göçmen Dairesi yoğun iltica başvurularından dolayı yeterince denetim yapılamadığını aktaran kaynağımız “Türk tercümanlar AKP karşıtı kişiler ve Kürt mültecilere iltica başvuruları boyunca baskı yapabildi. Onları yönlendirdi, ifadeleri yanlış tercüme edildi, biz de bundan dolayı ulaşabildiğimiz Kürt ilticacılara iltica başvurularını mutlaka Kürtçe vermelerini öneriyoruz” diye belirtti. 


Nürnberg olaya el koydu

İltica başvurularında yanlış tercümelere avukatların yaptığı itirazlar, Türk çalışanların özelikle Kürt ilticacılara baskı yapması, ilticacıların bilgilerini Türk devletine ve AKP’ye yakın medyaya verdiği ortaya çıkınca Göçmen Bürosu’nun Nürnberg’teki merkezi olaya el koydu. 

Buna göre artık alınacak bütün tercümanlar, Nürnberg’teki yapılacak başvurular ile alınacak. 


Bilgiler sızdırılıyor mu?

Konu hakkında görüştüğümüz, uzun süredir iltica davalarına bakan bir avukat da hakında bilgileri olduğunu belirtti. Avukat, özellikle Türk tercümanlarının ilticacılara yaptıkları baskıları bildiklerini ama asıl korktukları şeyin “Orada çalışan, yani bütün iltica başvurularına bakma yetkinliği olan Türk çalışanların, bu bilgileri Türk devletine vermesi” olduğunu söyledi. 

İltica edenlere baskı yapan, onların bilgilerini Türk devletine veren Türk çalışanların sayısı bilinmiyor. 

Ama Kürt ilticacı Tamer Yılmaz gibi Türkiye’de 9 yıl kesinleşmiş cezası olmasına rağmen ırkçı tercümanın etkisiyle iltica başvurusu, “Türk devletinin son zamanlarda yaptığı demokratik açılımlar ve cezaevi koşullarının iyileşmelerden dolayı, iltica başvurusu yapan kişinin özgürlüğüne, hayatına kast eden bir tehlikenin olmadığı” şeklindeki ifadelelerle reddedilenlerin sayısının bir hayli yüksek olduğu tahmin ediliyor. 



637

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA