Mehmet halk oldu

Reqa’da şehit düşen Mehmet Aksoy (Firaz Dağ) Londra’da görkemli bir törenle binlerce kişi tarafından son yolculuğuna uğurlandı. Babası Kalender Aksoy oğlunu “Benim oğlum halk oldu. Hoşçakal oğlum, hoşçakal yoldaşım, uğurlar olsun yoldaş. Seni unutursam kanım donsun” diyerek uğurladı.

11 Kasım 2017 Cumartesi | Haber

Şehit Mehmet Aksoy (Firaz Dağ), uğruna yaşamını feda ettiği özgür ve eşit dünya umudunu yaşatma sözü ve kararlılığıyla binlerce kişi tarafından sonsuzluğa uğurlandı.

26 Eylül’de Reqa’da DAİŞ çetelerinin saldırısında şehit düşen Aksoy’un naaşı 25 Ekim’de Londra’ya ulaşmıştı. Aksoy için dün sabah Haringey’de bulunan Kürt Toplum Merkezi’nde tören düzenlendi. Törenin gerçekleştiği salon hınca hınç dolarken dernek binasının önündeki kalabalık da sürekli arttı. Sahnede Mehmet Aksoy ve şehit enternasyonalistler ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı fotoğrafı yer alırken, salonda PKK, YPG, YPJ bayrakları yer aldı. Şehit Firaz’ın YPG bayrağına sarılı tabutu “şehid namirin” sloganıyla salona girdi. Törene katılanların yakalarında, görevlilerin yeleklerinin üzerinde ise Şehit Firaz’ın fotoğrafları yer aldı. Salona giremeyenler töreni dışarıda sinevizyondan takip etti. 



‘Söz veriyoruz’

Duygusal bir ortamda gerçekleşen tören saygı duruşuyla başladı. Akademisyen ve gazetemizin yazarı Dilar Dirik, Mehmet Aksoy’un yaşamı ve mücadelesini anlatan geniş bir konuşma yaptı. Kürt Toplum Merkezi adına Yılmaz Amed “Şehit Firaz Dağ ve Jack Holmes şahsında tüm devrim şehitlerini saygıyla anıyor ve anılarına bağlı kalacağımıza huzurunuzda söz veriyoruz” dedi. Avrupa’da yaşayan anne ve babalara seslenerek, “Yetiştirdiğiniz evlatlar Mehmet gibi olmalı. Gençler birer Mehmet olmalı ve anısına sahip çıkmalılar” diye belirtti. 


‘Hayalini gerçekleştireceğiz’

Avrupa Kürt Kadın Hareketi adına konuşan Birsel Poyraz “Mehmet Kürt halkının değeriydi, kadın arkadaşların yoldaşıydı. Son vasiyeti ‘benim tabutumu kadın arkadaşlar taşısın’ oldu. Giderken de bize büyük bir miras bıraktı, biz mirasına sahip çıkacağız. Mehmet’e söz veriyoruz. Mehmet’in özgürlük hayalini biz kadınlar gerçekleştireceğiz” dedi.  

Gençlik hareketi adına yapılan konuşmada da şehide bağlılık sözü verilirken, “Şehit Firaz’ın hakikat yolunda yürüyeceğiz. Onun bize bıraktığı mirası devraldık, bize çizdiği yolda ilerleyeceğiz. Şehit Firaz’ın bıraktığı bayrağı taşıyacağız. Tüm analar şahsında söz veriyoruz: Bu mücadeleyi zafere götüreceğiz” ifadeleri kullanıldı. 


Abdullah: İnsanlık sembolü oldu

Reqa komutanlarından Nesrin Abdullah telekonferansla YPG ve YPJ komutanlığının mesajını iletti. “Şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz” diyen Abdullah şöyle konuştu: “Heval Firaz, insanlık sembolü olmuştur. Ve yine hakikat yolculuğu için söz vermiş, halkına ve insanlığa hizmet için yine sevmek ve sevilebilmek için canını halkının özgürlüğüne adamıştır. Firaz yoldaşın kaybı bizim için çok ağırdır. Kısa zaman olmasına rağmen o kadar büyük değerler bıraktı ki arkasında. Yine tüm arkadaşlarının gönlünde yer edindi. Sevdi-sevildi. Arkadaşları arasında büyük fedakarlık gösterdi. Öncülük yaptı, özgürlük mücadelesinin sesini dünyaya duyurmanın çabasını büyük verdi. Onun boşluğu doldurulamayacak ama bunun çabası içerisinde olacağız. On binlerce kilometreden, bütün yaşam imkanlarını bırakarak Rojava’ya geldi. Bu bizim için çok büyük bir değerdir. Değer ve varlığını korumak isteyenler Firaz arkadaşı örnek almalıdır. 



Hep bizimle olacak

YPG YPJ olarak ondan çok şey öğrendik. Birlikte çok güzel işler yaptık. Ondan aldığımız güçle daha başarılı işler yapacağımızı belirtebiliriz. Hep bizimle olacak. Tüm çalışmalarımıza onun coşkusu ve moraliyle katılacak, ardılı olacağız. Çok ama çok şey var söylemek istediğimiz… Annemiz için ve tüm arkadaşları için; verdiğimiz sözün yani halkımıza layık olma sözü, annelerimize layık olma sözü ve şehitlerimize layık olma sözünü tekrarlıyorum. Onlara layık bir mücadele yürüteceğiz. Rojava’dan oraya kadar selamlarımızı gönderiyoruz. Ve söz söz söz veriyoruz ki büyük mücadeleninin kararlılığıyla yürüyeceğiz, şehitler ölmez, Firazlar ölmez!”


İki şehit annesi bir arada

Britanyalı şehit Erik Kostandeno Scurfield’ın annesi Vasiliki Scurfield ve Şehit Mehmet Aksoy’un annesi Zeynep Aksoy birlikte sahneye çıktı. “Mehmet oraya gitti çünkü bu yolun doğru bir yol olduğunu biliyordu. Bize düşen onların mirasına sahip çıkmak ve onları takip etmek” diyen Scorfield konuşmasını “şehid namirin” diyerek tamamladı. 


Annesi: Mehmet’im bugün çok mutlu



Boynunda sarı, kırmızı, yeşil puşi asılı Zeynep ana da kısa bir konuşma yaparak şöyle dedi: “Biliyorum ki Mehmet’im bugün çok mutlu. Hepinize çok teşekkür ediyorum. İyiki varsınız, iyi ki bugün yanımızdasınız. Herkese Mehmet’im ve ailem adına hoş geldiniz diyorum.” El ele tutuşan anneler “şehid namirin” sloganlarıyla yerlerini aldı. 


Babası: Benim oğlum halk oldu



Mehmet Aksoy’un babası Kalender Aksoy’un duygulu konuşması uzun süre “şehid namirin” sloganıyla alkışlandı. Baba Aksoy şöyle konuştu: “Mehmet’i anlatmak çok zor. Mehmet bugüne kadar benim ve ailemin gönlündeydi, bugünden sonra ezilenler ve sömürülenlerin gönlüne damladı. Benim oğlum damla oldu, nehir oldu, benim oğlum Deniz oldu. Benim oğlum Yusuf oldu, Hüseyin oldu. Benim oğlum Mahir oldu, İbrahim oldu, benim oğlum Kürt halkı oldu. Ah benim oğlum ah… Benim oğlum tepeydi Dağ oldu, benim oğlum emekçiydi emek oldu, benim oğlum gün idi güneş oldu, benim oğlum halk oldu, halk. Yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın özgürlük. Hoşçakal oğlum hoşçakal, hoşçakal yoldaşım hoşçakal, uğurlar olsun yoldaş uğurlar olsun. Seni unutursam kanım donsun, kanım. Uğurlar olsun.”


‘Ağlamak yetmez’

Konuşma ardından Zeynep ana fenalık geçirirken, programı sunan Dilar Dirik şöyle konuştu: “Arkadaşımıza layık olabilmek için, bu annelerimizin acılarını hissedebilmek için kendimizi sorgulamalıyız. Ben ne yaptım? Mehmet yıllarda ‘Kobanê’ derken biz ne yapıyorduk? Mehmet Reqa’da şehit düşerken biz ne yapıyorduk? Ağlamakla yetmez, mücadeleyi büyüterek onlara layık olabiliriz.”


Son söz Mehmet’ten



“Son sözün ağabeyimin dilinden olmasını istedim” diyen Gonca Aksoy ise ağabeyi Mehmet Aksoy’un mektubunu okudu. Törende ayrıca Saint Martin’s Church rahibi Richard Katte, Westminster Sinagogu Rahibi Benji Stanley, Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nda yer alan UNITE sendikasının Uluslararası Direktörü Simon Dubbins de birer konuşma yaparak, taziye dileklerini iletti. Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) adına Şükrü Yıldız ise yaptığı konuşmada, “Armut dibine düşer, direnişçinin evladı direnişle düşer. O Kürecik’in çocuğuydu, binlerce yıllardır bu topraklarda direnen insanların torunuydu. Şengal dağında onurumuza onur kattı” dedi. 


Kadınlar omuzladı

Kürt Toplum Merkezi’ndeki törenin tamamlanması ardından Şehit Firaz’ın tabutu kadınlar tarafından omuzlanarak yürüyüşe geçildi. Üzeri çiçeklerle donatılan tabut araca yerleştirildikten sonra kitle ardından Highgate Mezarlığı’na doğru yürüyüşünü sürdürdü. PKK, YPG, YPJ bayrakları ve Öcalan posterinin taşındığı yürüyüş boyunca sık sık “Biji berxwedana YPG”, “şehid namirin”, “Jin, jiyan, azadi” sloganları atıldı. 



Güvercinlerle uğurladılar

Uzun bir yürüyüş ardından Mehmet Aksoy’un cenazesi Karl Marx’ın mezarının da bulunduğu Highgate Mezarlığı’na getirildi. Marx’ın mezarı önünde de bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. “Şehid namirin”, “Biji Serok Apo” sloganı ve ağıtlar eşliğinde defnedildi. Son yolculuğunda üzerine PKK bayrağı ve Kürt Halk Önderi Öcalan’ın bayrakları konuldu. Mehmet’in anne ve babası çocuklarının ardından beyaz güvercinler uçurdu.  


LONDRA


4710

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA