Gülümseyen kadınlar köyü koruyor

Leyla Kaya’nın yaptığı yöresel kıyafetli kadın oyuklar, köyün koruyucuları olarak görülüyor.

13 Ekim 2017 Cuma | Kadın

Leyla Kaya’nın yaptığı yöresel kıyafetli kadın oyuklar, köyün koruyucuları olarak görülüyor. 

İzmir’in Çeşme ilçesindeki Germiyan köyünün koruyucuları, 67 yaşındaki 5 çocuk annesi Leyla Kaya’nın yaptığı yöresel kıyafetli kadın oyukları. Köyde bulunan bembeyaz evlerin arasına ve tarlalara konulan yöresel kıyafetli kadın oyuklar, köye ayrı bir renk de katıyor. Tarımla uğraşıp kavun satan Kaya, oyuk yapımının Türkiye’nin modernleşen köylerinin arasında unutulmaya yüz tutmuş geleneksel bir sanat olduğunu söyledi. 

 

'Köyümüzü koruyorlar’

İlk yaptığı oyuğun tahtadan küçük bir bebek olduğunu belirten Kaya, "Oyukları yapmak için eski püskü tahtaları topluyorum. İki tahtayı birleştirip kafalarına yün, pamuk bez koyup yapıyorum. Kaşlarını, gözlerini, saçlarını iplerden yapıyorum. Ellerimle güzelliklerini işliyorum oyuklara. Kadın çorapları ile düzleştiriyorum. Küçük bebeklerin bedenlerini yaptıktan sonra yüzlerini yünlerden yapıyorum. Bazen buralarda yapılan festivallere götürüyorum yaptığım oyukları bazen de evimin önüne koyuyorum ve gelen geçen, isteyene veriyorum. İnsanlar bahçelerine alıyor. Sürekli bakımlı kadınları oyuklarıma yansıtıyorum. Çünkü kadınlar çok güzel giyiniyor. Erkek oyuk yaptım mı çirkin oluyordu, kimse beğenmiyordu. Günümüzde kadınlar hep şiddet görüyor. Buradaki amacım kadınların insanları korkutması değil, güler yüzleriyle karşılamasıdır. Bizim köyü güler yüzlü kadın oyuklar koruyor" dedi. 



‘Sanatımızı aktarmaktan vazgeçmeyeceğiz’

"Kadınlar değil bir köyü, koca dünyayı korur ve yönetirler" diyen Kaya şöyle devam etti: "Düşünün Germiyan köyü bir bebek olsa oyuklar da bir annedir ve güler yüzleriyle korurlar. Genelde oyuktan yaptığımız kadınlara bu yörenin kadınlarının isimlerini koyarım. Nazmiye, Huriye gibi. Kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimizi canlandırma çabası, dayanışma, ortak hedef, ince ve zarif düşünceler... Kadın isterse ve başka birçok şeyi içinde barındırabilir. Sanatımızı, geleneklerimizi gelecek nesillere de aktarmak istiyoruz. Eski gelenek ve göreneklerimizden bir şey kaybetmek istemiyoruz. Modern çağa ayak uydurmak zor. İnsanlar beton duvarlara sıkışmış, şehir kötüleşiyor; ama biz ne olursa olsun sanatımızı aktarmaktan vazgeçemeyeceğiz." 


MA/İZMİR



84

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA