Kadını çizimleriyle var ediyor

Mimar Özge Göncü, yaptığı çizimlerle ataerkil zihniyete karşı kadın mücadelesini anlatıyor. Göncü, “Çizimlerle hayalimdeki dünyada kadını var etmeye çalışıyorum” dedi.

06 Ekim 2017 Cuma | Kadın

Kadının bedeninden yaşam tarzına kadar her şeye müdahale edildiği günümüzde, Mersin’de yaşayan mimar Özge Göncü, yaptığı çizimlerle ataerkil zihniyete karşı kadın mücadelesini anlatıyor. Kadına yönelik yaklaşıma ya da getirilmeye çalışılan politikalara karşı duygularını çizimlerine döken Göncü, “Kadına yönelik tüm baskı ve şiddeti kendimce çiziyorum” dedi. Yaklaşık 4 yıldır çizim yapan Göncü, “Kadınların yaşamlarında gördükleri şiddetti anlatmaya kelimeler yetmez. Kadınların gördükleri baskı ve şiddet içimde bir birikime neden oldu. Buna çizimlerimle tepki gösteriyorum” dedi. 

 

Tepkisini çizimle dışa vuruyor

 “Başlarda yalnızca çıldırmamak için çiziyordum” diyen Göncü, “Daha sonra ise hislerimi daha dikkatli okumaya ve daha fazla üretmeye başladım. Toplumu derinden etkileyen olaylardan ben de etkileniyorum. Bu olaylara karşı tepkimi çizimlerimle dışa vuruyorum. Çizmek, günlük ihtiyaç haline geldi benim için” ifadelerini kullandı. 


Hayalindeki dünyada kadını var ediyor

Göncü, çizme amacını şu sözlerle anlattı: “Kadınlarla ilgili bir derdim, hayat ile ilgili bir derdim var. Ben hiçbir cinsiyet eşitsizliğinin ve sömürünün olmadığı, emeğin, doğanın ve hiçbir türün sömürülmediği barış dolu ve haksızlıklardan arınmış bir dünya hayal ediyorum. Çizimlerle hayalimdeki dünyada kadını var etmeye çalışıyorum.”  

 

Çizdiği figürler kendisi

 Dünyanın en yakıcı sorununun kadının sömürülmesi olduğunu ifade eden Göncü, çizimlerde kadın figürünün kendisi olduğunu belirtti. Göncü, “Çünkü benim bedenim, kapitalizmin ideal ettiği kadın bedenine uymuyor. Yani benim kendim olduğum gibi ifade edişim, kapitalizmle yoğrulmuş zihin normlarını yıkıyor. Buna biz feministler beden politikası diyoruz” dedi. 

Çizimleriyle kapitalizmin topluma dayattığı beden şekline karşı olduğunu kaydeden Göncü, “Çizimlerimdeki karakterim nasıl bir vücuda sahip olmamız gerektiğini hiç haddine düşmediği halde tarif eden bu toplumsal düzene karşı olduğu gibi duruyor” diye konuştu. Sistemin, kadınları bedenine ve ruhuna yabancılaştırıp sonra tüketime yönlendirdiğini dile getiren Göncü, buna rağmen bir kadın olarak “Aslında olduğu gibi mutlu olunabilir mi?” diye sorduğunu belirtti.

 

Bir nevi günlük tutuyor

 Resim çizmenin kendisi için bir nevi günlük tutmak olduğunu söyleyen Göncü, toplumsal olaylar, kadın mücadelesi, kadına yönelik şiddet ve konuşmaların çizimlerinde ön planda olduğunu dile getirdi. Her insanın kendini ifade etme biçiminin farklı olduğunu anlatan Göncü, kendisi de iç dünyasını, toplumsal eleştirilerini ve duygularını çizimlerine yansıttığını söyledi.  

Göncü, Kanun Hükmünde Kararnameler’le (KHK) işten çıkarılan ve işine geri dönmek için açlık grevine giren akademisyen Nuriye Gülmen’in kadın ve demokrasi mücadelesinden etkilendiğini ve bunu da çizimlerine yansıttığını söyledi. 


MA/MERSİN



328

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA