Kirli işler Eutelsat’ın

Kürdistan’da yaşanan savaşı ve direnişi dünya gündemine taşıyan Kürt televizyonları, yine Eutelsat’ın karartma saldırısıyla karşı karşıya. Türk devleti ile kurduğu devasa ortaklıklar, Eutelsat’ı ‘Çöktürme Planı’nın bir parçası haline getiriyor.

04 Mayıs 2017 Perşembe | Haber

Kürdistan’da yaşanan savaşı ve direnişi dünya gündemine taşıyan Kürt televizyonları, yine Eutelsat’ın karartma saldırısıyla karşı karşıya. Türk devleti ile kurduğu devasa ortaklıklar, Eutelsat’ı ‘Çöktürme Planı’nın bir parçası haline getiriyor.

Merkezi Fransa’da bulunan ve Avrupa’nın birinci, dünyanın üçüncü büyük uydu şirketi Eutelsat, Türkiye’nin girişimleriyle üç Kürt televizyonunun yayınlarının durdurulması için uplink hizmeti veren Slovenya’daki kuruluşa talimat verdi. 

Avrupa’dan yayın yapan ve ekranları karartılmak istenen Ronahi TV, News Channel ve Stêrk TV, 30 Nisan günü bu gelişmeyi kamuoyuna duyurdu. Eutelsat’ın News Channel’ın yayınlarının durdurulması konusunda ise sözlü bir iletimi var.

Avrupa, Asya ve Afrika dahil 40 ülkeye yayın hakkı veren ve 165 milyon izleyiciye ulaşan şirketin, Türkiye ile işbirliğinin faturası özgür Kürt basınına kesilmeye devam ediliyor. 


DAİŞ’in internetini bile kesmiyor

Söz konusu şirket son 15 yıl içerisinde en az 6 kere Kürt televizyonlarının yayınlarının durdurulması kararına imza attı. 

Oysa aynı Eutelsat, Suriye ve Irak’ta insanlık düşmanı DAİŞ‘in internetini kesmeyerek, sosyal medya üzerinden kara propaganda yapmasına imkan veriyor. 

Özgürlük mücadelesi veren Kürtlerin televizyonları, özellikle 2016 yılından beri, yeni bir saldırı dalgası altında. Bu saldırılar, Türk devletinin OHAL yasaları ile baskılarını hiç olmadığı kadar arttırdığı ve faşizmin kurumsallaşmaya çalıştığı bir dönemde gerçekleşti. 

Gazeteci Ferda Çetin, 17 Ekim 2016’da gazetemizdeki köşesinde Eutelsat’ın yasa, hukuk, ahlak ve basın özgürlüğünü tanımaz tutumuyla, AKP’nin 2014’te hazırladığı “Çökertme Planı” arasında paralellik kurduktan sonra şu önemli bilgiyi veriyordu: “Çöktürme Planı’nda Özgür Gündem, Evrensel, DİHA, İMC, Hayat TV, TV 10 gibi Türkiye’de yayın yapan birçok kurumun kapatılması yanında yurt dışında yayın yapan Kürt televizyonlarının kapatılması da kararlaştırılmıştı. Böylece Türk devleti bir yandan katliam ve imha politikaları güdecek, diğer yandan bu haberlerin dünya kamuoyuna ulaşması engellenecekti. Bu çerçevede RTÜK eliyle Kürt televizyonlarının lisanslı olduğu Norveç, İsveç, İtalya’ya Med Nuçe, Newroz TV, Stêrk TV, Ronahi TV kanallarının kapatılması amacıyla 17 Mayıs 2016 tarihinde yazılar gönderildi. Bu yazılarda kapatma talebi ‘terörizme destek’ yalanına dayandırılıyordu. Bu süreçte TBMM Başkanı İsmail Kahraman da Kürt televizyonlarının lisanslı bulunduğu ülkelerin parlamento başkanlarına televizyonları kapatmaları ’ricasında’ bulunuyordu. Bu ülke parlamento başkanlarından biri Kahraman’ın yüzüne “bizim ülkemizde TV kapatma sizin ülkenizdeki gibi kolay olmuyor” yanıtı verdi.  Sözü geçen ülkelerin Basın-Yayın denetleme kurumları da RTÜK’e verdikleri yanıtlarda lisanslı televizyonların herhangi bir sorunları bulunmadığını, dolayısıyla kapatmanın da söz konusu olamayacağını bildirdiler. Yurt dışındaki Kürt medyasının hala çalışıyor olması Çöktürme Planı’nın aksatttığı gibi, Türkiye içinde faşizan bir operasyonla tamamlanan ve ‘tek basın, tek ses’ amacını sekteye uğratıyordu. Türk faşizmi ve AKP iktidarını bu zor durumdan kurtarmak için tek bir yol kalmıştı.

Türkiye’deki hukuksuz ve keyfi uygulama yöntemi ile Avrupa’da yayın yapan TV’lerin yayınları da kesilebilirdi.  Bunun için de bu hukuksuzluğu ve keyfiliği göze alacak; Türkiye’nin ve RTÜK’ün talebini yerine getirecek bir kuruma ihtiyaç vardı. Bu kurum rahat ve kolayca bulundu: EUTELSAT.”


Türkiye’de AKP, Avrupa’da Eutelsat

2016 yılının ikinci yarısında Med Nûçe, Newroz TV ile birlikte Türkiye’nin talebi üzerine, uluslararası hukuk sözleşmeleri ayaklar altına alınarak sansüre maruz kaldı. 

Eutelsat, 29 Eylül 2016’da Med Nûçe’nin yayın yaptığı Hotbird şirketine bir mail gönderdi. Bu mailde Med Nûçe yayınlarının durdurulması isteniyordu. 

Eutelsat’ın Med Nûçe’nin durdurulmasını istediği gün ne tesadüf ki, Türkiye’de 20’yi aşkın televizyon ve radyo istasyonu kapatıldı. 

Bunlar arasında sadece çocuklara yönelik program yapan Zarok TV de vardı. Eutelsat’ın gönderdiği ikinci bir mailin ardından Med Nûçe yayınları 3 Ekim günü saat 10.00’da durduruldu.  

Benzer şekilde, İran ve Kürdistan’ın Rojhilat parçasına yönelik yayın yapan Newroz TV’nin yayınları da 11 Ekim’de yine Eutelsat tarafından durduruldu.

Tek gerekçesi Türkiye’nin RTÜK üzerinden yaptığı talepti. 

Hiçbir hukuksal yola başvurulmadan, yayınlar kesildi. 

2013’te yayın hayatına başlayan Med Nûçe, yayın lisansını İtalya’dan almıştı.  

Ne Türkiye ne de Eutelsat, İtalya’nın ilgili televizyon ve radyo kurumuna başvuruda bulunmazken, korsan bir yöntem kullandı.


Kürtler eylemdeydi

Ancak Kürtler, özgürlükleri için hayatın her alanında olduğu gibi televizyonculukta da kirli pazarlıklarla karşılaştığı adaletsizliğe ve hukuksuzluğa karşı kesintisiz bir mücadele veriyor. 

Kürtler Eutelsat binası önünde toplanarak, faşist Erdoğan rejimi ile yapılan bu kirli işbirliğini protesto etti. Eylemler daha sonra dalga dalga yayıldı. 

Paris’ten Fransa’nın geneline, oradan Almanya, Belçika, Hollanda, Danimarka, İsveç, Kürdistan’ın dört parçası ve ABD’ye kadar geniş bir alanda eylemler yapıldı. 

Yayınların durdurulmasından üç gün sonra 6 Ekim günü, Med Nûçe çalışanları ve dostları Eutelsat binası önünde bir basın açıklaması yaptı. Uluslararası Gazeteciler Federasyonu, acil kodlu bir açıklama yaparak, tüm büyükelçiliklere gönderdi. Federasyon, Med Nûçe’nin kapatılmasını bir basın açıklaması ile de kınadı. 

Ayrıca Fransa’da gazeteci sendikaları SNJ, SNJ-CGT ve CFDT-Journaliste ile Uluslararası Gazeteciler Federasyonu FİJ/FEJ, ortak bir yazılı açıklama ile Med Nûçe ve Newroz TV yayınlarının durdurulmasını kınadı.

Tepkilerin artması üzerine 5 Ekim günü Eutelsat Genel Direktörü Rodolphe Belmer, Fransa Senatosu’nun Ekonomi Komisyonu’na bilgi verdi. 

Belmer, Med Nûçe yayınlarının RTÜK’ün talebi üzerine alındığını kabul etti. Eutelsat patronu, Türkiye’deki çıkarlarına dikkat çekerek, işbirliği yapmak zorunda olduklarını itiraf etti ve savundu. 

Yaşanan hukuksuzluk karşısında Med Nûçe ve Newroz TV, Paris Ticaret Mahkemesi’nde kararın durdurulmasını ve Eutelsat’ın mahkum edilmesini istedi.

26 Ekim’deki duruşmada Eutelsat’ın avukatı, Türkiye’nin talebi üzerine yayın durdurma kararı alındığını kabul ederken, suç unsuru içeren bir kanıt sunamadı. Mahkeme, “açık bir şekilde yasadışı” bir kapatma kararı alındığını vurguladı.

Kararda, sonuç olarak, yayınları kesilen kananların Hotbird üzerinden yeniden yayın yapması talimatını verdi.  

Aksi halde Eutelsat’ın her gecikmeli gün için 10 bin Euro tazminat ödemesi gerekecekti. Bu yoğun mücadelesinin sonucunda, Med Nûçe ve Newroz TV’nin haklılığı mahkeme kararıyla kanıtlandı.  


Türkiye için yeni projeler

Kürt televizyonlarına karşı bu kadar pervasızca ekran karartan 

Eutelsat’ın bu hukuk tanımazlığı Türkiye ile olan yoğun ticari ilişkilerden kaynağını alıyor. Verilen bilgilere göre 2020’ye kadar sürecek Eutelsat, Türkiye için uzaya 3 yeni uydu gönderecek. Bu da Türkiye’den yüklü miktarda ödenek alması demek. 


 HABER MERKEZİ



1060

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA