Ötekilerin 1 Mayıs’ı

selmaakkaya@hotmail.fr | 04 Mayıs 2018 Cuma

SELMA AKKAYA

1 Mayıs eylemleri Fransa çapında havada gaz bulutu, polis araçlarından sıkılan su, cop sesleri, hem eylemciler hem de polis tarafından sınırsız güç kullanımının alanı oldu. Yaşanan çatışmalardan geriye, kaldırım taşları, yanan araçlar, yaralalılar, gökyüzünü kaplayan duman bulutu üzerine bir de hem sağ hem de sol kanattan yapılmış talihsiz açıklamalar kaldı. 

1 Mayıs öncesinde Fransa çapında yaşanan gelişmeler, Fransa’da gerçekleşecek olan eylem ve etkinliklerin hem kitlesel boyutuyla hem de içeriğiyle farklılaşacağını işaret ediyordu. Beklenenin aksine kitlesellik kısmı istenilen düzeyde olmadı. Elbette bir önceki yıl eylemlere katılım düzeyi düşünüldüğünde bu yıl bir katılım yoğunluğundan bahsedilebilir, ama 2012 yılı seçim sürecinde yaşanan 1 milyonun üzerindeki 1 Mayıs eylemini aşan bir kitlesellik halen yakalanılamadı. Nitelik boyutuna gelince ülkenin her kentinde, sendikal sınırları aşan, mevcut sol partilerden kopmuş, radikal solla birlikte eylemlerin en önünde yürümeyi tercih eden, artık Fransa’da on binlerin olduğunu söylemek yanılgı olmaz. Örneğin Paris eyleminin en önünde, kendi talebini dövizine yazmış, siyasi partilerin amblemleri dışında, kendi talebiyle pankartını hazırlamış, sendikal aidiyeti olmasına karşın kendi sendikasıyla yürümeyi tercih etmemiş 15 bini bulan bir kitle bulunuyordu. Bu tablo aynı kitlesellik de olmasa da Rennes, Nantes ve diğer kentlerde de benzerlik gösteriyor. Bu anlamda Fransa 1 Mayıs eylemleri, radikalleşen ve uçlarda biriken öfkenin giderek büyüdüğünün somut bir ifadesiydi. 

Siyasi partiler, hükumet, polis sendikası, sendikalar; eylemlerde yaşanan çatışmaların ardından eylemin en önünde bulunanları “marjinal, çapulcu, kırıcı, provokatör... vb” niteleyen açıklamalarını sıralarken, rolleri itibariyle hükumetten ve diğer sağdan beklenen cümleler çok bilindik ve aynı nakarattı. Asıl çarpıcı ve talihsiz açıklama Boyun Eğmeyenler Hareketi Partisi genel başkanı Jean Luc Melenchon’dan geldi. Melenchon, Paris 1 Mayıs eylemlerinde yaşananları “aşırı sağcı gruplar yaptı” derken, Le Pen, “olayları aşırı radikal sol yaptı” açıklamasında bulunuyordu. Bu trajikomik durum aynı zamanda ülkede solun lideri olduğunu ifade eden Melenchon’un, kendi ülkesinde giderek sistemden ve mevcut siyasi partilerden umudunu kesmiş, alanlarda kendini on binlerle ifade eden toplumsal değişimden uzak bir yerde olduğunu gösteriyordu. Aynı Melechon’un bu durumda, aşırı sağın giderek yükseldiği ve üniversite basıp kafa-kol kıran, sınırlara göçmenler girmesin diye tel örgü döşeyen, büyük kent meydanlarında kitlesel gösteriler yapar duruma geldiğinden de haberi olması beklenemez!

MC-Donald yağmalayan, restoranları ateşe veren, oto-galeriden araç çekip yakan öfke biçimi kabul edelim etmeyelim; ötekileştirilen, giderek yoksullaşan, eğitim hakkı elinden alınanların, işsizleşen toplamda sistem tarafından yok sayılanların sisteme cevabıydı. Evet, radikalleşme eğilimi büyüyor, evet sistemden beklentisi olmayanların arayışı sürüyor ama mevcut haliyle Fransa solu içerisinde bunu öfkeyi kitleselleştirecek, devrimci bir zeminde sistem karşıtı bir harekete kanalize edecek bir güç gözükmüyor! 



563
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: