Suriye iç savaşında BM ve değişen dengeler

24 Nisan 2018 Salı

SERKAN DEMİREL

Suriye iç savaşı 7. yılını ardından bırakırken, savaşın gün geçtikçe içinden çıkılmaz bir hal alması BM’nin Suriye planını alt üst etmiş durumda. 

İç savaşın uluslararası boyut kazanmasıyla birlikte kendi çıkarları doğrultusunda göstermelik olarak siyasi çözüm arayışına giren ABD ve Rusya, bölgesel ve uluslararası güçleri de yanlarına alarak Cenevre görüşmeleri adı altında konuyu BM’nin masasına taşımıştı. 

BM öncülüğünde 2012’de Cenevre-1 görüşmeleri ile başlayan ‘siyasi çözüm arayışı’ 6 yıllık süreçte 8 defa denenmesine rağmen herhangi bir sonuca varmamıştı. Bu sürçte hem görüşmelere katılan tarafların tutumu hem de Kürtlersiz gerçekleştirilen 8 görüşme boyunca masaya Suriye’nin geleceğine yönelik herhangi bir projenin getirilmemesi iç savaşı derinleştiren en büyük etmenlerden birisi olmuştu. 

Her defasında bölgesel güçlerin tepkilerine bağlanarak Kürtlerin davet edilmediği 8 görüşme boyunca bir taraftan rejim heyeti diğer taraftan sahada dikkate alınmayacak kadar az bir güce sahip olan muhalefet grupları ile Suriye’nin geleceğine çözüm arayan BM, ortaya koyduğu bu siyasetle adeta Suriye’deki savaşın derinleşmesinde en büyük etkiye sahip oldu. Rusya’nın talimatıyla bir taraftan Cenevre görüşmelerine katılmayı kabul ederek uluslararası alanda çözümden yana olduğunu gösteren rejim, diğer taraftan masada karşısında ciddi bir muhalefetin olmamasından faydalanarak bu süreci uzatarak görüşmelere katılan muhalefeti sahada askeri yöntemlerle neredeyse bitirecek bir düzeye geldi. 

Yine Cenevre görüşmelerine paralel olarak Astana, Soçi gibi birçok farklı görüşme gerçekleştirilmiş olsa da bu görüşmelerin hiçbirinde gerçek anlamda Suriye’deki iç savaşa siyasi çözüm aranmadı. Rusya eksenli gerçekleştirilen her görüşmenin temel amacı rejimi ayakta tutarak bölgede İran ve Rusya’nın nüfusunu sağlamlaştırıp bölgenin en büyük gücü konumunda olan ABD ve I.Dünya savaşı öncesinden günümüze bölgenin büyük abileri Fransız ve İngiliz gücünü kırmaktı. Buna karşı rejimin gitmesi gerektiğine inanan ABD ve bazı koalisyon güçleri ise Cenevre görüşmelerinde rejimsiz bir çözümde ısrar etse de masada rejim karşısında güçlü bir muhalefetin olmadığını bilinciyle sahada çok daha güçlü konumda olmayı tercih etti. 

Bu iki taraflı politikadan ve sahadaki muhalefetin parçalanmışlığından faydalanarak ayakta kalmayı başaran rejim, gelinen aşamada bölgede Kürtler dışındaki bütün muhalefet karşısında büyük bir güç konumunda.

Son olarak kimyasal kullanıldı iddiaları üzerinden hem rejime hem de Rusya ve ittifaklarına büyük bir güç gösteri yapan ABD, İngiltere ve Fransa bir kez yine gerçek anlamda savaşın içerisin de olmadıklarını ama istenildiğinde bölgedeki güç dengelerini altüst edecek bir yapıda olduklarını gözler önüne serdi. 

Son yaşanan bu güç gösterisi, son dönemde sessiz kalan BM’yi bir kez yine harekete geçirdi. Bugüne kadar ortaya koyduğu politikayla BM’nin birçok noktada elini kolunu bağlayan Rusya, son dönemde yaşananlardan kaynaklı BM’ye yeni bir alan açmak zorunda kaldı. Bu durumdan faydalanan Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, bir kez yine Cenevre görüşmelerine tekrardan başlamak için bölge turuna çıktı. Bölgesel güçlerin liderleri ile bir dizi temaslarda bulunan De Mistura, daha önceki görüşmelere nazaran bu defa rejime karşı elinde başka kozların olduğu çok açık, çünkü bugüne kadar masada rejim karşısına çıkarılan güçler bugün artık sahada neredeyse yok hükmünde. 

Sahada yok hükmünde olan bir muhalefetle tekrardan rejimin karşısına çıkmak bir anlamda rejime ve Rusya’ya verilmiş en büyük hediye olur, bunun bilincinde olan ABD, Fransa ve İngiltere bu konuda masada rejimin karşısına Kürtleri çıkarır mı bilinmez ama ortada duran tek bir gerçek var: Rejim karşısındaki tek güç bugün artık Kürtler…



737
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: