İktidar mı, sistem mi?

Selimferat@web.de | 24 Nisan 2018 Salı

SELİM FERAT

Yeni seçimle ilgili tam varsayım yapmak mümkün mü?

Korku ve yıldırma siyaseti üzerinde elde tutulmak istenen bir iktidar, bir kez daha kazansa da, uzun ömürlü olmayacak.

Bu seçim kararı da, başka türlü bir darbedir.

Sosyalist teoride, burjuva hukukunun rasyonelleri tüketildikten sonra, faşizm start alır.

Bunun böyle olmadığını, ispatlayan bir iktidar da Erdoğan’a dayalı egemenlik oldu.

Seçimler yapılıyor, bu burjuva rasyonellerinin belirgin bir emaresi.

Parlamento da var, bu da burjuva demokrasisinin olduğunun diğer önemli bir özelliği.

Ancak, bunlara rağmen: 

Keyfi tutuklamalar, sorgusuz siyasi infazlar;

Süresi kanuna dayanmayan Demirtaş tutukluluğu;

Öcalan’a uygulanan savunmasız cezanın ebedileştirilmesi;

Erdoğan’a biat etmeyen toplumların boğazlanması;

Erdoğan’a uymayan toplulukların yerleşim alanlarının yerle bir edilmesi;

Erdoğan’a hayır diyen, komşu ülkelere karşı savaş açılması;

Katlin, “barış/huzur harekatı“ olarak lanse edilmesi;

Seçilen vekillerin işine, talimatla son verilmesi;

Türkiye’de, seçimlere ve Parlamento’ya rağmen kanıksatılanlar. 

Bunlar Erdoğan iktidar erkinin gerçekleştirdikleri…

Bir de Türkiye’de her dönem için, Erdoğan gibi birilerini üreten sistem var.

Toplumsal yapının dur demediği sistem, her dönemde birbirinden daha sert iktidar biçimleri ortaya çıkardı.

Son olarak Kenan Evren ile başlayan iktidardan sonra gelenler, diğerlerini aratmayacak kadar, baskı ve terör estirdiler.

Böyle olunca da, Haziran’da yapılacak seçimde, Erdoğan iktidarı, Türk toplumlarının sabır ve vicdani tolerans bariyerini aştığı için, kaybedebilir.

Ya da korku iktidarına dayanan bu iktidar, tam egemenliğini gerçekleştirdikten sonra, kaybeder.

Kapitalizm tam egemenliğini oluşturduktan sonra kaybettiği gibi.

Emperyalizm, dünyaya tam egemen olduktan sonra, 2007/2008 küresel krizi başladı.

Böylece, Erdoğan rejimi, bir kez daha iktidarlaşsa da, sonunu getirecek kadar kar hırsına dayandığı ve adaletsiz bir gelir dağılımına dayandığı için, kaybedecek.

Son olarak yaygınlaştırılan propagandaya göre, Erdoğan ABD’ye dayalı bir projeye uygun olarak, eğer “çözüm süreci“ni yeniden başlatırsa, dokunulmaktan azledilecek.

Bu hipotezin de dayanakları sağlam değil:

Erdoğan, kendisine biat edenlerin de güven duymayacağı kadar, burjuva rasyonelleri dışına çıkmış bulunuyor. 

Haziran seçimleri için, Kürdistan açısından bir seçenek var: Şimdiye dek Erdoğan’a destek veren Kürtler’i, bu desteğe devam etmeme doğrultusunda ikna etmek. 

Cizre’den Sur’a, Efrîn sürecine kadar devam eden savaş politikasının yarattığı tahribat kitlelerin bilincine yansıtılırsa, bunu kolonyal sistemin temel politikası olduğu kitlelere aktarılırsa, Erdoğan’a verilen destek, sona erebilir.

Halklar, işçiler, ev kadınları ve emek dünyasının toplulukları bu iktidarın ve sistemin sonunu getirebilecek yegane güçler oluyorlar,

Erdoğan, Akşener, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, sistemi devam ettirmek için dansa başladılar bile.

Önemli olan, herbiri iktidar olmak için, her türlü hileye başvuracak bu güçleri ve onların hizmet ettiği sisteme son verecek bir tarihi kırılma yaratmak.

Amaç, hem sistemi ve hem de sistemin ürettiği iktidar biçimlerine son vermek. 

Bunu, omuzları üstünde emeğe dayalı bilinç taşıyan kafaların sahiplerinden başka kimse yapamaz!



957
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: