Efrîn, Kürtler ve insanlık adına direniyor

rojbinekin24@gmail.com | 13 Mart 2018 Salı

Rojbîn Ekin

Kürt halkını herkes barışın ve kardeşliğin halkı, inandığı ve savunduğu demokrasi, eşitlik, özgürlük değerleriyle, aynı coğrafyayı paylaştığı halklarla ortak yaşamayı seçmiş halk olarak bilir. Yine tüm insanlığın günümüz dünyasında mumla arar hale geldiği ve en yüksek değer olan ahlakı, vicdanı koruyan, savunan halk olarak bilir. Zalimin karşısına tarih boyunca mertliği, cesareti ve direnişçi özüyle dikilmiştir. Arap, Fars ve Türk ulus devletleri tarafından yüzyıldır dili, kültürü ve varlığı yok sayılarak soykırımdan geçirilse de, o yine de doğru bildiği ve inandığı kardeşlik, barış, özgürlük, eşitlik ilkelerinden vazgeçmedi. Ona gösterilen tek adres ölüm olsa da, o yaşamayı, varolmayı seçti inadına. Yüzyıldır soykırıma karşı varolma savaşı veren başka bir halk yok herhalde. Bu denli erdemli ve onurlu olmasaydı, bu denli mert ve direnişçi olmasaydı şimdi esamesi bile okunmayacaktı Kürt’ün. 

Düşmanlığı seçmemiş, düşmanını da. Düşmanını seçme gibi bir şansı olsaydı, yeryüzüne ve insanlığa zulüm ve vahşetle hükmetmeye çalışan, kafa kesen, çocukları katleden, kadınlara savaş ganimeti olarak el koyan, tecavüz eden, pazarlarda satan, dini ve imanı karanlık, sadece ölüm olan DAİŞ’i ve onu besleyen, onunla kol kola giren Erdoğan faşistini ve yaratmış olduğu çete ordusunu seçmeyeceği kesindi. Kürt’ün payına en soysuz düşmanların düşmesi en büyük talihsizliği. Tarih ve zaman Kürt’ü bir kez daha vahşi bir düşmanı yenmek ile sınıyor. Talanı ve yıkmayı, öldürmeyi zafer sanan bir düşmanı yenmek ile… İşte tam da bu yüzden ‘Efrîn tüm insanlık adına direniyor’ denildi.    

İşgalci Türk ordusu, DAİŞ ve El Nusra çetelerinin işgal saldırılarına karşı Efrîn 53 gündür direniyor. İşgal saldırılarının açtığı yaralar büyük, acısı dayanılmaz, öfkesi hepsinden de büyük. Çocuklar katledildi, üç aylık bebeler, kafası gövdesinden kopmuş bebeler…35 çocuk katledildi. 29 kadın ve toplam 232 sivil katledildi, 668’i yaralandı. Bu sayı hastaneye ulaştırılan ve kayıt altına alınanlar sadece. Ama hala bombardıman sonucu yıkılan yerleşim yerlerinin altında kalan ve çıkarılamayanlar var. Bu sayı daha da artabilir. Çünkü işgalciler Efrîn kent merkezine dayandı. İşgalci Türk ordusu, DAİŞ, El Nusra çetelerinden kaçıp Efrîn’e göç eden yüzbinlerce insan var. İşgal ve işgal saldırılarına karşı direniş sürerken, kazanın kim olduğu konuşuluyor. 

Kazanan kim? 53 gündür kendisine biat etmiş, yeminli Kürt düşmanlarını Türkiye sınırından Suriye topraklarına süren, Allah û Ekber naralarıyla yakmaya, yıkmaya gelmiş, faşist bir rejimin ömrünü uzatmayı, diktatörlüğünü işgal harekatıyla garanti altına almaya çalışan DAİŞ-El Nusra işbirlikçisi Erdoğan rejimi mi? Barışın ve kardeşliğin kentine kanı ve düşmanlığı bulaştırmış, işgal ettiği yerlere ‘ne mutlu Türküm diyene’ yazanlar mı? Kürt ve Kürdistanî bir kent olan Efrîn’i gerçek sahipleri dediği devşirdiği çetelere vermeyi planlayan ve Suriye topraklarında nüfusunu artırmaya çalışan faşist Türk devleti mi? İşgal ve istila ederek başka bir halkın ve ulusun toprağına bayrak dikmek mi kazanmak? Kürt halkını bir kez daha soykırımdan geçirip, etnik temizlik yapmak mı kazanmak? 

Üstün ırk egosuyla böbürlenenler, bu işgal ve istila “harekatıyla” mutlu olabilir. Üstünlük egosunu bununla tatmin edebilir ve gerçekten kazandığına inanabilir. Ama unutulmamalı ki Erdoğan rejimini bu savaşın içine çeken güçler, bir yüzyıl daha sürecek Kürt ve Türk düşmanlığının sürmesini de amaçladılar. Kürt’ü tarih boyunca isyancı, eşkıya olarak niteleyip katledilmesine ferman çıkaranlar, soykırımlarını meşrulaştıranlar şimdi de Kürt’ü terörist olarak nitelendirip soykırımdan geçirilmesini meşrulaştırıyorlar. Bu savaş, aynı zamanda bir paradigma savaşı; ulus devlet ile demokratik ulus paradigması arasındaki savaş. Bu yüzden ulus devlete tapanlar, Kürt halkının katledilmesine sessiz kaldı. Katliama sessiz kalarak onay verdi. Kürt halkının Kuzey Suriye Federasyonu’nda birlikte yaşadığı haklarla inşa ettiği sistem, uluslararası  güçlerin böl, parçala ve yönet stratejisine hem ters hem de en büyük tehlikeydi. Efrînliler, tüm Kürtler, Kuzey Suriye Federasyonunda yaşayan tüm halklar ve insanlık değerlerine tutunan ve 53 gündür dayanışma içerisinde olan, dünyanın birçok ülkesinden Efrîn için ayağa kalkan halklar, bu gerçeğin bilincinde. O yüzden ne BM ne de başka bir güçten bir beklentisi yok. Onlar da işgale karşı direnişi sürdüren Efrîn halkı ve savaşçıları gibi direnişin kudretine inanıyor: “Değiştirirse direniş değiştirir ve kazandırır” diyor.

Şimdi bir kez daha kazanın kim olduğuna bakalım: Soykırım tehlikesine karşı, toprağını terk etmemeye yemin etmiş, uçak, tank, top her türlü ağır silah ve binlerle ifade edilen DAİŞ-El Nusra işbirlikçisi Türk ordusuna karşı direnişte ısrarını sürdüren Efrîn halkı ve savaşçıları değil mi? ‘3 saatte işgal ederiz ve bayrağımızı dikeriz’ diyenlere ‘tam 53 gün oldu’ diyorum. Kürtler ve tüm dünya Efrîn etrafında birleşti, daha ne olsun? Erdoğan ve DAİŞ birlikte anılıyor ve yuhalanıyor. Ve Efrîn tüm Kürtler ve insanlık adına kazanmak için direniyor…    



870
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: