Kobanê uyanış, Efrîn birlik, toplamda kadın devrimdir…

07 Mart 2018 Çarşamba

AVA NEŞE KALP

Bugün 46 gündür “Bir gece ansızın gelebiliriz” diyen NATO’nun ikinci büyük ordusu, Cihatçı çeteler ile içişlerine bağlı korucu, JÖH, PÖH, uçak, drone, İHA, tanklar, toplar, zehirli gazlarla küçücük bir ilçeye saldırmaktadır. “Sivillere zarar vermemek” için yavaş seyrettiği yalanı, TC bayrak armalı külahları ile yakılmış insan cesetleri önünde sırıtarak selfi çeken, tavuk, traktör, güneş enerjisi panellerini çalan görüntülerle üç saniye sonra yalanlanıyor. 

Kürtler açısından, Kobanê acımasız ve vicdansız bir olaydı. Öyle ki TC bu tarafta akrabaları olan insanları birer seyirci olarak, IŞİD’in Kobanê’yi yakıp yıkmasını zorla seyrettirdi, zevkle... Kürtler ilk kez Kobanê ile düşmanlarının kendilerine yaptıklarını naklen izlemek durumunda kaldılar. Günlerce süren bu kâbus, orada korkusuzca direnen kadınlı erkekli Kürt çocuklarının insanüstü direnci ile yenilgiye uğradı. O tarihten bu yana, elinden avucundan her şeyi alınan yoksul, devletsiz ve kimsesiz Kürt halkı, kendi başının çaresine ne pahasına olursa olsun bakmanın gerektiğini hem kendisi öğrendi hem de tüm dünyaya gösterdi. Bu nedenle Kobanê Kürtlerin uyanışıdır, ağır bir kâbusun ortasında gözlerini açmaya benzeyen. 

Ortadoğu’da üç kuşaktır politika yapıp halen bir hamle sonrasının matematiğini bilemeyen Kürt liderler ise onlarca yıldır elde edilen Güneydeki Kürt kazanımları bir çırpıda yağmacılara teslim ettiler. Politikacıların ferasetsizliği, anti demokratik yaklaşımları, kirli ilişkileri nedeniyle şantaja açık olmaları Kürtlerin kan dökerek savundukları topraklarının yarısına yakınını kaybettirdi. Şu anda sadece (yüzde 17’den 12.5’ka düşürülmüş haliyle) memur maaşlarının ödenmesine fit olma aşamasına gelen bir kabustur. İşte bu kabustan uyanışın adı da Efrîn’dir.

Sonucu ne olursa olsun, Efrîn’in anlamı artık Kürt ve Kürdistani halkların birlik halidir. Türkiye’nin ırkçı ve işgalci politikalarına belki de müteşekkir olduğumuz tek konu budur: Efrîn birleşmedir. Doğu ve Güney Kürdistan’daki dayanışma başta olmak üzere, artık Dünya’nın neresinde olursa olsun, hangi parçadan olursa olsun aynı aidiyet duygusu ile hisseden bir toplumuz. Artık gerçek bir halkız içimizdeki tüm farklı din, dil ve etnisitelerle.

Kürtler, Dünyaya yeni bir alternatifle çoğulculuk projesi de hediye ediyor şimdi. Bütün dünya ileride bunu kendi tarih kitaplarında okutacaktır kuşkusuz. Selahaddin Eyyubi’nin düşmanına dahi saygı gösterecek Kürt geleneği ve adaletinin daha gelişmiş ve sistemli hali ile hayata geçen gerçek bir demokrasi hayat buluyor bu topraklarda. TC’nin içerde Kürtleri Zazacılık üzerinden parçalama projesi, dört parçadaki Kürtler ve Kürdistani halkları birleşmesiyle iyi bir cevap da bulmuş oldu.

Tabi burada en önemli pay Kürt hareketinin kadınlara yaklaşımıdır. Kürt hareketi tüm Dünya’ya kadınların neler yapabileceğini de gösterdi. Üstelik bunu yaşadığı bir yığın kabustan üretti. İşte Kürt kadınlarının efsanevi mücadelesidir bugün İran’da kadınlar zorunlu hicaba karşı savaşma cesareti veren, yetkili bir ağızda zorunlu hicabın olmaması gerektiğini söyleme olanağı sağlayan…

Kürt kadınlarının etkisidir bugün Suudi Arabistan’da dahi kadınların askere alınıp, maratonlara katılmalarına izin veriliyorsa. Kürt kadınlarının etkisidir buna direnen genel kurmay başkanları görevden alınıyorsa. Kürt kadınlarının ve hareketinin başarısıdır, IŞİD gibi vahşi bir örgüt bile kadın eliyle ölmekten korkmaktan, kadınların eline silah vermeye geçiyorsa. Elbette bu kadınların silahlanmasına değil, kadın gücünün neler yapabileceğine dair bir övgüdür. Kürt hareketi önce kendi toplumunun katı erkek egemen sistemini, şimdi de Ortadoğu’nun erkek egemen anlayışını parçalıyor. Ortadoğu’da kadın devrimi doğuyor!..

Bu nedenle Kürtler yenilmedi. Kadınlar yenilmedi… Haklı olmanın ve inanmanın direnci kazandı. Kürtler kazandı... Ortadoğu’nun tüm kadınları kazandı… Kadınları küçümseyenler kaybettiler ve kaybetmeye devam edecekler. 

Kadınlar korumaya çalıştıkları ganimet olduğu yalanı artık yerlerde. Kadınlar sadece kendilerini değil, halklarını, topraklarını ve iradelerini koruyan önemli bir güçtür... 

Yaşasın Kürt kadınlarının mücadelesi!.. Yaşasın Ortadoğu’nun ezilen kadınlarının mücadelesi!.. Yaşasın Dünya kadınlarının mücadele günü!.. Yaşasın 8 Mart!.. 

Ve 8 Mart bu yıl Ortadoğu’da daha anlamlı!..



846
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: