İngiltere köprüleri yakarken

ozlemgalip@hotmail.co.uk | 05 Mart 2018 Pazartesi

DR. ÖZLEM BELÇİM GALİP

İngiltere Başbakanı Theresa May’in AB’den çıkış (Brexit) üzerine önemli üçüncü konuşmasını Cuma günü gerçekleşti. Beklenen büyük konuşma. Haftalardır herkes bu konuşmayı bekliyordu çünkü İngiltere’nin izleyeceği stratejileri May, bir bir anlatmak yerine şu ana dek hep kaçamak cevaplar verdi. İngiliz kamuoyu gibi Brüksel’de May’in bu konuşmasından büyük beklentileri vardı. Sonuç yine bir hüsran. May, ağdalı cümleler kurarak yine AB’den nasıl çıkılacağını partisinin nasıl bir yol izleyeceğini söylemedi. Ne Kanada ne Norveç modelini istiyoruz dedi. Serbest dolaşım hakkına karşıyız dedi. Hem AB ile ticari anlaşmalarımızı aynı tarifelerle yürütüp hem de Gümrük Birliği’nden çıkacağız dedi. 

Üstüne üstelik 3. Dünya ülkeleriyle de ticari anlaşmalar yapmak istiyoruz dedi. AB, ya biz ya da onlar diyor. Onlar yani 3. Dünya ülkelerinden kastı da Suudi Arabistan, Çin ve Türkiye gibi diktatörler tarafından yönetilip demokrasiden nasibini alamamış ülkeler. Bu ülkelerle sıkı fıkı ticari anlaşmalar içerisinde olması demek, bu ülkelerin her türlü inan hakları ihlallerine göz yumup bu ülkeleri yöneten diktatörlerin güçlenmesine daha da katkıda bulunacağı anlamına geliyor. Mevcut İngiltere hükümeti için Avrupa değerlerinin bir anlamı yok. Ne varsa ne yoksa ticari ilişkiler. 

İngiliz kamuoyu ve Brüksel hala bekliyor. Boşuna. Hükümetin planladığı bir şey yok. Kafalarında bir model var ki bunu AB asla kabul etmeyecek ve bu modelin de planlanabilmesi ve işleyebilmesi için yıllara ihtiyaç var. 12 ay sonra İngiltere AB’den çıkıp geçiş sürecine girecek. Önde gelen ekonomi uzmanlara göre May hükümetinin kafasından geçen modelin planlanması bile 5 seneyi alır. 12 ay sonra çıkacak ve hala hiç bir şey net değil. Hükümetin bir şey gizlediği falan yok. Kartlar ortada ve elleri bomboş. İngiliz hükümeti, AB’nin İngiltere’yi kaybetmeyi göze alamayacağını düşünüp dizlerinin üzerine düşeceğine artık inanmıyor. Brüksel tavrını net bir şekilde defalarca koydu. Ya bize uyarsın ya da kapı orada şeklinde tavrını her defasında niteledi. May’i hayalperest ve gerçekdışı bulduklarını Cuma gününün ardından tekrar söylediler. 

İngiltere ise köprüleri yakıyor. May, Cuma günkü konuşmasında AB’den çıkarak işgüzarca elbette bir zarara uğrayacağız dedi. Olası bir zararı ilk defa itiraf etti. Bu önemli. Ama ardından da bu zararların üstesinden geleceğiz dedi. Peki nasıl geleceksin? Hükümete güven falan kalmadı. Herkes büyük kaygıyla İngiltere’nin çöküşünü bekliyor. Her defasında çoğunluğun desteğini aldılar. İngiltere’nin en büyük yanılgısı şüphesiz her defasında yeni liderin farklı olacağına safça inanıp Muhafazakarlara güvenmesi. Tarihte Muhafazakarlar İngiltere’yi büyük çöküşe uğratan bir parti olarak yer alacak. Ne fark eder. Tarihten ders çıkartmadıkları ortada. Çıkartsalardı Margaret Thatcher gibi liberal anti-demokratik ve ırkçı bir liderden sonra Muhafazakar Parti’yi tarihe gömerlerdi.



1065
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: