Duvar ve jin

15 Şubat 2018 Perşembe

METİN YEĞİN

DÜNYANIN SOKAKLARI


Siz olguları ister kabul edin, ister etmeyin o sizi etkiler. Yani mesela reel sosyalizmi ister benimseyin, ister eleştirin ama Berlin Duvarının yıkılması bir olgudur ve bunun etkisinden kurtulamazsınız.’- Bu yüzden ‘sosyalizmin’ yıkılışı kendisiyle birlikte kapitalizmin ‘sosyal refah devleti’ ilkesini de sürükledi, götürdü. Başka bir deyişle Berlin Duvarı yıkılırken duvarın tuğlalarını hatıra olarak satın alanlar, ‘duvar’ virüsünü dünyanın her tarafına taşıdı! 

Artık dünyanın sokaklarında tek kalan neoliberalizmin, doğrudan ve hızlıca, ilk yaptığı şey, geçmişte ‘sosyal devlet’ prensibi ile ‘tedavi edilmesi-iyileştirilmesi’ gereken mahalleleri ‘Kriminal alanlar’ olarak adlandırmasıydı. Buraları artık ‘denetlenecek-terbiye edilecek’ yerler ilan ederek araya, her yere duvarlar örmeye başladı. Bu ‘suçlu ve cezalandırılması gereken’ duvarların arkasındakiler, her ülkenin Siyahları, Romanları, İndianları, Afrikalıları, Kürtleri, Hispanikleri, Müslümanları ve ötekileriydi. Ayrıca her yerde, bu duvarın içine ve dışında, daha çok da ‘korumak-muhafaza etmek’ için hapsedilen kadınlarıydı.

Berlin Duvarı virüsü, hızla çoğalarak göçmenlere karşı birçok ülke sınırını, semtleri, mahalleleri, sokakları ve evlerin arasını sardı. “Irk, sınıf ve devletin karşılıklı olarak, üst üste binmesinin mekansal boyutu” bütün dünyayı iç içe girmiş çemberler halinde ‘Lübnan’laştırdı. İşin garip tarafı bu çemberlerin arasında, herkesin iç içe olmasıydı. Bu duvarın örülmesinde çalışanlar, bu duvarın bekçileri, gözetleyenleri ve denetleyenleri ile hırsızlarının, soyguncularının, onlara pizza getirenlerin, uyuşturucu temin edenlerin, temin edenleri yakalamak isteyenlerin ve hatta yatmak için para ödedikleri seks işçilerinin “Cezalandırılması gereken duvarın ardındaki kriminal’ mahallelerden-gettolardan geliyor olmalarıydı. Daha da enteresan olan mesela bu korunaklı neoliberal şatoların temizliğini yapması için bütün anahtarlara sahip temizlikçi kadınların da yine bu gettolarda yaşıyor olmasıydı. 

Bu durum özellikle neoliberalizmin rakipsiz hale gelmesi, ‘‘Irk, sınıf ve devletin karşılıklı olarak, üst üste binmesinin mekansal boyutu” bir dünya düzeni haline getirdi. Gentrification-Gettolaşma, Kriminilazyon- Şiddet, Denetim-İsyan uçları arasında ve tabi ki diyalektik birlikteliği ile yarattığı bir mekan-dünya ortaya çıktı. İşte bu yüzden savaş dünyanın sıfır noktasında icra ediyor ve bu yüzden bu mücadele, “Irk, sınıf ve devletin karşılıklı olarak, üst üste binmesinin mekansal boyutu” dünyada, en keskin koşulların olduğu coğrafyada bu mekansal boyutu kırmaya çalıştığı için bir dünya devrimidir



601
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: