Savaş yolu tehlikelerle doludur: Taş düşebilü, ayu bile çıkabülü

12 Şubat 2018 Pazartesi

VEYSİ SARISÖZEN

Başka bir halkın ve devletin toprağını işgal etmeye kalkınca, o işgal edilen toprakta rezil olmamak için, sizi oradan çıkartacak olan güçlere karşı yeni savaşlar yapmaktan başka çareniz kalmaz.

Şimdi olan budur. Önce Cerablus işgal edildi. Sonra El Bab ve Azez. Şimdi Efrîn savaşı sürüyor. Sonra ne olacak? Bunu da Erdoğan açıkladı, Bozdağ tekrarladı: Minbic’e de gireceğiz. Pek iyi. Gireceğiz ve sonra daha ileriye gideceğiz, tüm Rojava’yı istila edeceğiz.

Ederken ne yapacaksınız?

Öyle ya, bu sayılan yerlerde yalnız QSD güçleri yok. Amerikalılar da var. Bunlara ne yapılacak? Onu da Saray açıkladı: YPG armalı Amerikan askerlerini de hedef alacağız.

“Almazsanız alçaksınız” diyeceğim ama dilim varmıyor. Burası Türkiye ve biz bu topraklarda yaşıyoruz. Amerikan askerlerinin öldürülmesinden sonra neler olacağını düşününce, “öldürmezseniz namussuzsunuz” demeye dilim varmıyor.

Çünkü bu meydan okuma karşısında Amerikan ordusunun, NATO’nun neler yapabileceğini biliyorum. Bu “neler” yapıldığında Türkiye’nin Rusya ve ABD kıskacında mahvolacağını kestiriyorum.

Bakınız Minbic’e “gireriz” diyen Saray’ın “ABD askerlerini de tesirsiz hale getirme” lafına Minbic’ten General Funk ne demiş? Haberi okuyalım:

 “Funk, Türkiye’den yapılan açıklamaların kendisini endişelendirip endişelendirmediğine dair soruya ise, ‘Hayır, benim iş tanımım endişelenmek değil. Benim işim savaşmak’ diye yanıt verdi.”

Demek ki Erdoğan Minbic’e girmeye kalktığında General Funk Türkiye’ye karşı savaşacak.

Türkiye bir NATO ülkesi. Ve bu ülkenin başındaki şahıslar resmen ABD ile savaşacaklarını açıklıyor ve ABD de resmen Türkiye ile savaşacağını ilan ediyor. Washington’dan “Türkiye ile çatışma riskini ortadan kaldırmaya çalışıyoruz” haberleri bir birini izliyor. Demek ki, ortada böyle bir “risk” var.

Söz konusu “risk” gerçeğe dönüştüğü gün ne olacak?

Tüm NATO ülkeleri ayağa kalkacak. Savaş bir anda NATO ile Türkiye savaşına dönüşecek.

Dönüşünce ne olacak?

Saray Moskova’dan yardım mı alacak? Rusya Saray’ın hatırı için bir dünya savaşına ma girişecek? İki nükleer dev Recep beyin yüzü suyu hürmetine dünyayı yok edecek bir savaşı mı göze alacak?

Bu kadarı olmaz. Ama şu olur: ABD Minbic’e girecek olan orduyu vurur. Türkiye dehşetli bir tehditle yüz yüze gelir. Gelince Moskova onu teslim alır. Minbic’te ABD ile savaşan Türkiye “Boğazların kontrolünü” Rusya ile paylaşmak zorunda kalır. Ondan sonra gelsin bilmem kaç S.400 füze rampalarının kurulduğu Rus askeri üsleri. Bu üslerde konuşlansın Rusya ordusu.

Ne güzel bir manzara değil mi?

Amerikalı generalin Saray’a verdiği yenilir yutulur olmayan yanıt karşısında bakalım Türkiye ne diyecek?

Saray’ın dünya güç dengeleriyle bu maceracı kumarbazlığı Türkiye’yi yıkıma uğratır.

Oysa bu badireden çıkmak sanılandan da kolay.

Yeniden “çözüm sürecine” dönmek. Abdullah Öcalan’ın bu çözüm sürecinde özgürce rol oynamasını sağlamak. Bu sağlandığı gün Kuzey’deki savaş o dakika sona erer. İran Kürdistan’ındaki PJAK Türkiye’yi selamlar. Güney Kürdistan’ın bütün partileri Türkiye’yi alkışlar. Ama daha da önemlisi o dakikada Rojava’nın bütün kantonları Türkiye ile “karşılıklı saldırmazlık, dostluk ve işbirliği” anlaşması için masaya oturur.

Böylece Türkiye’nin Ermenistan’dan Akdeniz’e kadar uzanan sınırları bir barış ve güvenlik hattı haline gelir.

Şuna dikkat çekiyorum: Kürdistan dört parça. Her biri ayrı bir devlette. Kürdü yok etme siyaseti sırasıyla bu dört parça topraklarında savaşmayı zorunlu kılar. Keşke bu kadarla kalsa. Olaylar gösteriyor ki, içerideki Kürdü yok etmek için Suriye Kürdünü, onu yok etmek için Irak Kürdünü ve onu da yok etmek için İran Kürdünü yok etmeye kalktığında sen bu üçüyle savaşa tutuşmakla kalmayacaksın. Az sonra Suriye ile, ısrar edersen Irak ve İran ile de yaka paça olacaksın. Keşke o kadar olsa. Ardından dönüp bir de General Funk’la savaşacaksın.

İktidarda kalmak için deliren Saray’ın amacını anladık da, siz Türk kardeşlerim, vatanınıza hiç mi acımıyorsunuz? Ben “vatanım ruy-u zemin” diyen bir enternasyonalist olduğum halde acıyorum.

Vatanınıza kıymayın efendiler…

Sizinle birlikte yaşayabilsin diye Kürtler



2705
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: