HDP’nin faşizme meydan okuyan kongresi

10 Şubat 2018 Cumartesi

ZİYA ULUSOY

Pazar günü kongresini toplayacak olan HDP, öncesinde konferans da yaparak süreçteki görevlerini tartıştı, önünü aydınlatmaya çalıştı. 

Erdoğan’ın eli kanlı faşizmi, demokratik alanda bileşenleriyle birlikte HDP’yi öncelikli hedefi olarak aldı ve hedef almaya devam ediyor. Eşbaşkanları başta gelmek üzere, vekilleri ile kadro kitlesini zindanla, bombalı katliamlarla teslim almaya çalıştı. 

Denebilir ki, Erdoğan kılıcını Dehaq gibi HDP’nin boynu ve gövdesine salladı. 

HDP faşizmin ateşi altında 3. Olağan Kongresini topluyor. Mücadele görevlerini aydınlatarak yürüyüşünü sürdürecek. 

HDP herşeyden önce halklarımızın demokratik özlemlerinin toplandığı antifaşist bir cephe odağı oldu. Kobanê’yi desteklemek için yaptığı çağrının katkıda bulunduğu 6-8 Ekim serhildanı bunun kanıtı oldu. 7 Haziran 2015 seçimi bunun diğer kanıtıydı. Gezi ayaklanması kitlesinin demokratik potansiyeli bu uğraklarda HDP’ye doğru aktı.

Bu mücadeleler, Erdoğan faşizminin inşasına karşı önemli bir engel inşa etti ve faşizmin öfkesini üzerine çekti. 

HDP, Erdoğan’ın kitlesel katliamlar zincirine rağmen, halkların demokratik özlemlerinin temsilcisi olduğunu 1 Kasım seçimlerinde de gösterdi. 

Bazılarının küçümsediğinin tersine, HDP’nin bu başarıları, şovenizme önemli darbeler vuruyor ve faşizme karşı direnen güçlere kitle desteğini genişletiyordu. Bunun önemini Erdoğan faşizmi ve destekçileri, karşıdevrimci deneyimleriyle daha iyi anlayarak, kanlı ve zindancı saldırılarının hedefine HDP’yi de koymayı bu nedenle önemsediler. 

Kongreye giderken HDP konferans bildirisinde değinmeye çalıştığı gibi, 7 Haziran sonrası süreçte, antifaşist potansiyeli daha etkin harekete geçirmesi gerekirdi. Yönsüz ve tereddütlü tutumuyla, atılıma geçemedi, önemli gerilemeler, Çizre-Sur bodrum vahşetleri karşısında yetersizlikler gösterdi. Erdoğan faşizminin oyalayıcı “seçim hükümeti”ne bile takılabildi. 

Bu kongre geçmiş başarılardan güç alarak ve hata ve eksiklerinden çıkardığı dersleri kuşanarak, süreçte mücadeleyi daha fazla örgütlemenin başlangıcı olsun.

Erdoğan faşizmine karşı öfke duyan, hak ve özgürlük talepleri olan, Efrîn ve Rojava işgali/savaşına karşı barış talebine karşılık vermek isteyen geniş işçi ve ezilen kitleler, HDP’nin hitap ettiği, kazanmak istediği, mücadeleye seferber etmek istediği kesimlerdir. 

Bu kitleleri, az çok tanıdıkları, güven duydukları, Erdoğan faşizmine karşı uzlaşmazlığından hareketle daha da inanacakları HDP çalışması ile örgütleri etrafında toplayabilmek, Erdoğan faşizmine karşı saflaştırabilmek HDP’nin başlıca misyonudur. 

Bu nedenle HDP, kongresinden alacağı güçle, Erdoğan faşizmini yıkma hedefini, Erdoğan ve rejiminin gayrimeşruluğunu, demokratik halkçı yeni bir rejim kurma amacını, tok ve cesur bir dille ilan etmeli. 

Bu amaç doğrultusunda Erdoğan’ın işgal ve savaşına karşı barış hareketini, erkek egemen saldırılara karşı özgürlük isteyen kadın hareketini, sermayenin talan ettiği yaşam alanlarını savunma mücadelesini, yoksulluğa ve işsizliğe karşı mücadeleyi, işçilerin grev ve örgütlenme mücadelesini, gençliğin demokratik eğitim mücadelesini, yaşamın ve akademinin, memurluğun, İslamlaştırmaya itiraz eden kesimleri, demokratik Alevi hareketini birlikte mücadeleye davet etmeli, aynı cephede birleştirmeye çalışmalıdır. 

Bu mücadelede HDP, kendisi demokratik gönüllü cephesel birlik olduğu gibi, KESK ve DİSK’le, ilerici sendikalarla, demokratik Alevi hareketinin kitle örgütleriyle, antifaşist parti ve örgütlerle, faşizme karşı mücadelede diğer birlik çabaları DİB ve Haziran Hareketi’yle mücadele içinde birliği güçlendirmeye çalışmalıdır. 

Bu amaç doğrultusunda HDP’nin, HDK’nin, ilçe ilçe, mahalle mahalle, işyeri işyeri, okul okul çalışma yapması, asla vazgeçmeyeceği, tutkuyla sarılacağı çalışma tarzı olmalıdır. 

Biliyoruz Erdoğan faşizmi, HDP’ye bu çalışmayı yaptırmamak, hatta sesini boğmak için yöneticisinden alt kadrosuna ve sempatizanına kadar HDP’lileri adım adım zindana atmak istiyor. Kongreye birkaç gün kala DBP Eşbaşkanı, ESP yöneticileri, HDK Eşbaşkanları, Devrimci Parti ve SYKP yöneticilerinin gözaltına alınıp tutuklanmalarına başlanılması bu saldırı dalgasının başlangıcı. 

 Fakat Erdoğan faşizmi şunu iyi bilmeli ki, HDP, Erdoğan faşizmi ve tetikçileri karşısında yılmayanların, teslim alınamayanların, boyun eğmeyenlerin partisidir. Aramızdan alınan her kadro, sempatizanın yerine diğerlerimiz bir adım öne çıkmalı, yerlerini doldurmalı, mücadeleye ve HDP’yi örgütlemeye devam etmeli. 

Dahası HDP’li her birim-çevre-birey, bulunduğu alanda, işyerinde, mahallede mücadele ve örgütlenmenin öncüsü olmalı. 

HDP’nin mücadelesi ve bir parçası olduğu Erdoğan faşizmine karşı direniş sürekliliğini kesinleştirdikçe, Reis’in hanedanlığı etrafında Perinçek, Bahçeli’nin birliği, İYİ Parti ve CHP’nin işbirliği ve Efrîn işgalindeki şovenist desteğinin yarattığı birlik, kısaca MC çözülmeye hatta parçalanmaya başlayacak, Erdoğan faşizminin yıkılışı gündemleşecektir. 

Saray faşizminin kanlı Efrîn işgal savaşı haklı devrimci direnişin yiğitliğine çarparak yenilginin başlangıcını gösteriyor. 

HDP’nin müttefikleriyle birlikte meşru demokratik antifaşist fiili mücadelesi de direnişlerin diğer çetin halkası, kongresi Erdoğan faşizmine meydan okumanın sahnesi olsun!



854
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: