Efrîn’in zaferi için mücadeleye!..

fusun1@gmail.com | 08 Şubat 2018 Perşembe

FÜSUN ERDOĞAN

Ne zaman bir kentin işgal güçlerine karşı direnişe geçtiği haberiyle karşılaşsam, önce Felluce gelir aklıma, ardından Kobanê!.. 

31 Mart 2004 tarihinde Felluceli direnişçiler ABD askerleri ve KBR (Huston merkezli ABD kökenli bir mühendislik, inşaat ve güvenlik şirketi) personeline yemek taşıyan firmayı koruyan 4 Blackwater (askeri nitelikli Amerikan sivil güvenlik şirketi) görevlisini kurdukları pusuda öldürdüler. Olay yerine gelen halk ve direnişçiler cesetleri araçtan çıkartarak Fırat Nehri üzerindeki bir köprüye astılar. O günlerde ABD merkezli basın başta gelmek üzere tüm işgal yanlısı medya direnişçilerin ve halkın ne kadar “barbar” olduğunu yazdı. Oysa aynı basın, Felluce’de ve diğer Irak kentlerinde, Ebu Garip Hapishanesi’nde ABD askerlerinin yaptığı zulme ve vahşete karşı üç maymunu oynuyordu. Aslında bu bir danışıklı dövüştü ve bütün bu kara propaganda ABD’nin Felluce’yi ele geçirmesi içindi.

Bu olay üzerine ABD ordusu şehirlerdeki denetimi ele geçirmek üzere harekete geçti. 3 Nisan 2003 tarihinde Felluce’ye saldırı emri verildi. 4 Nisan günü de Felluce’yi ele geçirmek üzere 2 binin üzerinde askerle ABD ordusu kenti ablukaya aldı.

Her savaşta olduğu gibi, halkın bir kısmı kenti terketse de, Felluce halkının büyük çoğunluğu kentte kalarak, direnişçilerle birlikte topraklarını savunmayı tercih etmişlerdi. Felluce halkı ABD ordusunun ele geçirdiği radyodan Arapça yapılan “evlerinizi terkedin” çağrısına uymadı. Direnişçilerle birlikte ev ev, sokak sokak kenti savundu... ABD ordusunun kentte denetimi tam anlamıyla sağlayamayacağı gerçeğini anlaması için iki gün yetmişti. 

O gün ABD ordusunun açlıkla teslim almayı denediği Felluce halkının yardımına “Seninleyiz Felluce” şiarıyla Irak’ın birçok kentinden yollara dökülen kitleler Felluce halkına sadece yiyecek taşımadılar... Direnişe moral oldular, direnişe kan taşıdılar, direnişin harcı oldular... Ve bir kez daha Irak işgali öncesinde ve esnasında ABD basını ve savaşı destekleyen dünya medyasının son teknolojiyle donatılmış ABD ordusunun bir kaç gün içerisinde Irak’ı teslim alacağı şişirilmiş propaganda balonunu patlattılar. O koca orduların, halkların irade ve direnişi karşısında, Mao Zedung’un deyişiyle “kağıttan kaplan” olduğunu gösterdiler. Ve elbette dayanışmanın en anlamlısını, en güzelini, en unutulmazını tarihe altın harflerle kazıdılar. 

Felluce direnişinden on yıl sonra, ağzından salyalar saçarak el işaretleri eşliğinde keyifle; “Kobanê’de üç dört güne kalmaz düşer” diyen, eli kanlı faşist diktatör Erdoğan’ın Kobanê halkının direnişi karşısında uğradığı hezimete şahit olduk! Katil sürüsü DAİŞ’in ABD ordusundan ele geçirdiği silahlara karşı bedenini namluya süren Kobanê halkının, YPG-YPJ ve Enternasyonalist savaşçıların kahramanlığı karşısında başka bir dünyanın mümkün olduğu fikri ete kemiğe büründü. Kobanê sınırına koşan ve nöbete duran, dünyanın sokaklarında Kobanê ile dayanışmayı örgütleyen Kürt halkı başta gelmek üzere Türkiye ve dünya halklarının dayanışması, bir kez daha “dayanışma budur” dedirtti. İnsanlığın büyük düşü, düşten gerçeğe Kobanê topraklarında sürgüne durdu!.. 

Şimdi sırada Efrîn var!.. Sömürgeci Türk devletinin DAİŞ artığı katil sürüleriyle Efrîn’i işgal saldırısı karşısında Efrîn halkı Kobanê’de olduğu gibi direnişi seçti. Kentini terketmedi!..

Dünya halkları TC’nin işgal saldırısının hemen ardından harekete geçti. Efrîn halkına eylemleriyle “yalnız değilsin” mesajını verdi. Kürt halkı ve dostları dünyanın birçok ülkesinde, kentinde her gün eylemler yaparak Türk ordusunun işgal saldırısını protesto ediyor. Efrîn halkıyla dayanışmayı büyütüyor. 

TEV-DEM’in çağrısıyla Rojava’dan ve Kuzey Suriye’den halkların yüzlerini Efrîn’e dönmeleri, bu süreçte tarihe düşülen bir başka özel nottu... Büyük bir inanç ve direniş ruhuyla yola koyulan konvoyların Salı gecesi Efrîn halkı tarafından karşılanma anı ise, insana “ölsem de gam yemem gayri” dedirten bir an oldu. Efrîn halkıyla buluşan halklarımız sömürgeci Türk ordusuna ve işbirlikçilerine, Kürt halkını bir kez daha satan emperyalist güçler Rusya, ABD ve AB’ye Efrîn semalarından bir mesaj gönderdi ve dedi ki:

“Efrîn boyun eğmeyecek!”

“Efrîn kazanacak!”

Dünya alem, dost ve düşman biliyor ki; Efrîn’de kazanmak ya da kaybetmek sadece Efrîn halkının sorunu değil, olamaz da!.. 

Efrîn zaferi Rojova’nın, Ortadoğu ve dünya halklarının zaferi olacak. 

Bunun için hayatın her alanında, durup-dinlenmeden Efrîn halkıyla Efrîn’in zaferi için dayanışma ve mücadeleyi büyütmeyi boynumuzun borcu olarak bilmeli, buna göre hareket etmeliyiz!..



1620
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: