Bir kumarbazın Efrîn rüyası…

07 Şubat 2018 Çarşamba

AVA NEŞE KALP

Ortadoğu uluslararası şirketlerin, kendi devletlerinin desteğiyle işlettikleri bir kumarhane. Bu kumarhanenin son gözde müşterisi sonradan görme, ailenin tüm mal ve mülküne zorla el koyarak yıllardır kumar oynuyor. Şimdi yıllardır tükettiği serveti geri almak için büyük bir el oynamanın peşinde. Yani voleyi bulmak istiyor. 

Bilindiği üzere kumarhaneler pek ışıltılı yerler olarak düzenlenen batakhanelerdir. Bu ışıltılı batakhanelerin de elbette adabı vardır. Gelenlerin uyması gereken şeyler, örneğin her türlü gayri ahlaki iş çevirerek para kazanarak gelseler dahi, belli bir giyim ve davranış tarzını da zorunlu kılar. Aksi halde oraya giremezsin. Ancak bu davranışlar, bazen bazı kumarbazların elindekilerinin alınmasını kafaya koyan kumarhane sahipleri tarafından biraz esnetilir ta ki hedeflerine ulaşılıncaya kadar.

İşte son kumarbazın konumu da budur. Erdoğan 2019 seçimlerini kazanıp hırsızlıklarını örtbas ve suçlarından yırtabilmek için son büyük bir el oynamak üzere sahnede. Bunu yaparken de sağa sola çelme takan, kumarhanedeki kadınlara sarkan, işçilere tekme atan sonradan görme bir mirasyedi gibi adaba uymayan davranışlar sergilese de elindekileri nedeniyle kendisine göz yumulmaktadır. Hatta ailedekiler ayaklanıp elindekileri almasınlar diye kritik anlarda ortaya çıkıp onu kurtarmaktadırlar. Son seçimlerde Merkel, Efrîn saldırısında Hollanda, Rusya, Fransa, İngiltere’nin davranışları bu örneğe çok uygundur. 

İşte Efrîn’in işgal girişimine de böyle bir nedenle izin verilmiş gibi. Erdoğan’ın tekrar seçilmesini aslında hem Avrupa hem Amerika hem de Rusya istemektedir. Çünkü kendisi kullanışlı bir rehinedir. Erdoğan kontrolden çıktığı için sürekli açık veren, her açığının karlı ihalelerle kapatıldığı elverişli bir kumarbazdır. Bu nedenle ne yaparsa yapsın tahammül edilebilir bir pozisyonda tutulmaktadır. Bu durum kumarbazın illüzyonunu daha da beslemektedir. Kendisini kahraman sanan kumarbaz yüzünden ülkenin tarım ve hayvancılığına tek kuruş yatırılmazken, yurt dışına tonlarca et ve gıda ihaleleri verilmektedir. Tohumlarının tamamı yok, çevre talan edilmiş, ekilebilir tarım alanının yüzde 65 betonlaştırılmış durumda bu kumarbaz ve çevresindeki beyni boş cebi doldurulmuş güruh nedeniyle. Ülkenin en önemli kaynağı, Kürtlerin üzerine boca edilen silahlara gitmektedir. Yoksullar orada burada üzerine benzin döküp yakarak dikkat çekmeye çalışmaktadırlar.

Aynı kumarbaz daha uzun süre kumar oynayabilsin diye ülkenin en zor yetişen beyin takımı, beş kuruş bir harcama yapmadan Batılı ülkelerin hanesine aktı. Gelecek kuşaklar vakıfların sapkın ve uyuşturan ellerine teslim edilerek yüz yıl geriye götürüldü bile. Ordu ve polis cihatçılar kıvamına getirilerek yüzyıllık geriye gidiş garantilendi. Hukuk yok edildiği için insanlar patır patır birbirini doğrayarak artık iflah olmaz bir şiddet sarmalının içinde. Bundan sonra artık kelle alma dönemi, arkasından Iran’daki gibi çamaşır asar gibi tellere insan asacakları bir döneme evrilecektir kumarbaz daha rahat kumar oynasın, batakhanede eğlensin diye. 

Başta kumarbaz olmak üzere, toplumda utanma duygusu yitirildiği için artık hiçbir şekilde gerçek adalet olamayacaktır. Çünkü insanları suç işlemekten alıkoyan, yasalardan ve polisten öte utanma duygusudur. Yani kendine olan öz saygıdır. Toplumun özsaygısıdır. Baştaki kumarbaz fırıldak gibi ve ona tapanlar, tüm mantık sistemini yitirmiş bir yağdanlık ekibi ile utanma duygusunu yitireli epey oldu. Ülkenin en üst makamı hile ile işgal edilmiş durumda. Etrafında kul köle haline gelmiş, tüm insani niteliklerini yitirmiş bir yiyici takım ile yoksullara camilerde öbür dünyayı pazarlayan bu utanmazlık çetesi, kendilerine epeyce bir dünyalık elde etmişler bile. 

İşte bu kumarbazın son büyük eli Efrîn ile başlayıp, kardeşlerini boğazlayan Osmanlı hanedanı hülyası içinde Kürt topraklarının tamamını gasp etmenin kumarını oynamaktadır. Bu nedenle de kumarhane işletenler, elindekilerini alabilmek için bu sonradan görme utanmaz kumarbazın bu hamlesine izin vermektedirler. Ancak kumar masasında ne olacağını sadece işletenler bilir. Kumarbazlar değil. Erdoğan’ın da kumarı bu kez sanırım bir ölüm kalım meselesi. Ölüm ise bir hayli yakın gibi. O ölmezse (fiziki olması şart değil) bu kez ülke öldü demektir. Her durumda bir cenaze kalkacaktır. Kürtlerin kaybedecek çok şeyi kalmadığından, o zaman yüzde 70’lere varan militarist Türk dua etsin ki ölen kumarbaz olsun, ülke değil. Yoksa yakın tarihte o beğenmediğiniz Suriyeli mültecilerden beter olursunuz. Haydi kolay gelsin size. 



1432
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: