Sana silahlanın emrini kim verdi bakan Zeybekçi?

08 Ocak 2018 Pazartesi

AHMET NESİN

‘Ooooo, piti piti, karamela sepeti, terazi lastik, jimnastik”, ne mi yapıyorum, darbeyi kimin yaptığını bulmaya çalışıyorum, iş artık o noktaya geldi. Darbeci girişimcisi ya da darbeci 1 tane olsa işim kolay ama iş öyle değil ki, adım başı darbeci dolu. Zaten darbe zanlıları da dabeyi kimin başlattığını bilmiyor, o yüzden kimse kimseyi aramıyor, herkes kendi lehine çevirmek için ayrı uğraşıyor. Uğraşıyor derken yanlış anlamayın, darbeyi önlemek için ya da barış ve demokrasi için uğraşmıyor, darbeyi kendi lehine çevirmek için uğraşıyor.

Ne yalan söyleyeyim, Güney Amerika’da darbe üzerine bir komedi filmi düzenleseler böyle bir film çıkartamazlar ortaya. Darbeden bikaç gün sonraydı, dönemin içişleri bakanı Efkan Ala CNN’de Hande Fırat’la konuşuyor. Efkan Ala o sırada başka bir şehirde ve telefonu çalıyor ya da kendisi arıyor. Konuştuğu kişi hava kuvvetleri komutanı, komutan kendisine hangi şehirden uçakla daha rahat gelebileceğini, o havaalanının güvenlikli olduğunu söylüyor. Hande Fırat yılların gazetecisi, Efkan Ala’ya aranan saatte hava kuvvetleri komutanının gözaltında olduğunu soruyor. Efkan Ala “Evet ama o sırada komutan bir fırsat buldu ve konuştuk” diye yanıt veriyor. Bu olay çok büyütülmedi ama bakan 15 Temmuz 2016’dan 1,5 ay sonra görevden alındı.

16 Temmuz’dan sonra savcının biri çıkıp da birbirleriyle irtibat kurmayan en ama en üst düzey 20 kişiyi sorguya çekse ve hepsine “Neden birbirinizi aramadınız?” diye bir soru sorsa, alacağı yanıttan dolayı hepsini tutuklar ama şimdi o 20 kişi birer kahraman olarak dolaşıyorlar. İnanır mısınız bilemem ama o 20 kişi yargılansa, darbeye azmettirmekten ve darbeyi beklemekten dolayı darbe girişimcilerinden daha fazla ceza alırlar. Bunun örneğini 12 Eylül 1980 darbesinde Kenan Evren’den biliyoruz, general Bedrettin Demirel darbe yapmak için daha fazla insanın ölmesini bilerek beklediklerini açıklamıştı.

Önceki gün Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi çok önemli bir açıklama yaptı. Ben diyeyim Karaoğlan, siz deyin Tarkan, nedir o belinden sarkan, ben böyle bir bakan açıklamasını ilk kez duyuyorum. Zeybekçi açıklamasında “Ve o gün hazırlıklı da gitmiştik. Yanımızda ruhsatlı silahımız vardı, üç tane şarjörü ile beraber, bekliyordum orada. Onlar bizi katledene kadar, onlardan birkaç tanesini geberttiğimde, benim çoluğumdan çocuğumdan, bunun hesabını mı soracaktın?” diyor.

Ne yalan söyleyeyim, bu açıklamayı okuyunca tüylerim diken diken oldu, oturdum ve 2 saat düşündüm. İlk tümce takıldı kafama, “Ve o gün hazırlıklı da gitmiştik” Evet, bu tümce hazırlıksız söylenmiş bir tümce, bu tümce bana göre büyük bir itiraf ve yargılanması gereken bir tümce. Ben sayın ekonomi bakanı Nihat Zeybekçi’ye bikaç soru sormak istiyorum, yanıtlayacağını sanmıyorum ama en azından gazeteci olarak, demokrat olarak içim rahat eder:

1- Neyin haberini aldınız da hazırlıklı gittiniz?

2- Bu haberi size cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mı verdi?

3- Haber alındıysa ve hazırlıklı gittiyseniz, neden bunun 1 gün önceden önlemini almadınız ve haklı ya da haksız bir sürü insanın öldürülmesini beklediniz?

4- Darbe haberini aldıysanız, bunu önleyecek onca güç varken siz niye savaşmaya gittiniz?

5- Ruhsatlı silahınız olması gayet doğal ama siz yanınızda devamlı 3 şarjör mü taşırsınız?

6- Daha önceden bildiğinize ve hazırlıklı gittiğinize göre pusu kurdunuz mu?

7- Pusu kurduysanız, sizin deyiminizle kimseyi geberttiniz mi?

8- Geberttiyseniz ve son çıkan KHK sizi koruduğuna göre bunu isim ve sayılarıyla açıklar mısınız?

Soracaklarım bu kadar sevgili okurlar, sanık sizin…



8525
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: