Saray rejimi hapı yutuyor gayret devrime kalıyor!..

12 Ekim 2017 Perşembe

VEYSİ SARISÖZEN

Türk devleti çok çürük bir ipte cambazlık yapıyor.

Bütün mağlupların yaptığı gibi.

Erdoğan rejimi Irak ve Suriye savaşında mağlup oldu. Şii Irak merkezi yönetimine ve Alevi Suriye yönetimine karşı içinde DAİŞ’in de yer aldığı Sünni liderliği ile bölgesel emperyalist amaçlarına ulaşmak için girdiği savaşta mağlup olunca, teslim bayrağını çekti ve Rusya’nın, İran’ın ve Suriye’nin saflarında eski ortaklarına karşı savaşmak zorunda kaldı.

Bu iflastır.  

Eski ortaktan kastımız bölgesel güçler değil sadece. Türkiye Cumhuriyeti NATO içindeki müttefiklerine karşı tehlikeli bir savrulmaya uğradı. Vize krizinin basit bir “rehine” meselesi olmadığı çok açık. Eski “ittifak” parçalanmıştır. Bu gerçeği geçtiğimiz gün Financial Times’te ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Gordon şöyle yazdı:

„Barack Obama, Türkiye’deki başarının bir Ortadoğu ülkesinin, Müslüman, demokratik ve batı yanlısı olabileceğini gösterebileceğinden o kadar umutluydu ki, ilk dış gezisine İstanbul ve Ankara’yı ekleme konusunda ısrarcı olmuştu. Türk Parlamentosu’nda ABD ve Türkiye’nin ‘model bir ortaklık kurabileceğini söylemişti. Ziyaret ‘dünyaya bir mesaj yollayacaktı’. Bugün, 10 yıldan kısa bir süre sonra bu vizyon darmadağın oldu ve ilişki büyük olasılıkla artık tamir edilemez hale geldi. ABD Başkanı’nın Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü liderlere duyduğu yakınlığın işleri yoluna koyabileceği umutları da çabucak söndü. Bunun yerine iki ülke ana güvenlik çıkarlarının nasıl kökten ayrıştığını görüyor. Hızla, kolayca kontrolden çıkabilecek karşılıklı bir kırgınlık döngüsüne giriyorlar.“

Gordon şunları da yazdı:

„ABD, IŞİD güçleri doğu Suriye’den sürüldüğünde oluşacak boşluğu İran’ın doldurmasını önlemeye kararlı. Washington’ın Kürtleri desteklemeye devam edeceği neredeyse kesin ve bu şiddetli bir potansiyel Türk tepkisini kışkırtabilir. Türkiye’nin Hamas, Mısır’daki Müslüman Kardeşler, Libyalı milisler gibi İslamcı gruplara verdiği destek, Katar ile askeri ilişkisi ve NATO’yu tersleyip Rus hava sistemleri satın alması ki bu ABD’yle memnuniyetsizliğini işaret etmek için atılan bir adımdı- bu bölünmeyi sadece daha da arttıracak.“

Ve Gordon şu sonuca vardı:

 „Ama şimdi Türkiye’yi artık olduğu gibi, benzer düşünen, yakın ve güvenilir bir müttefik olarak değil de, kendi değerleri ve öncelikleri olan bir Ortadoğu ülkesi olarak görme zamanı geldi.“

Şimdi soruyorum:

Batıyla iç içe geçen Türk tekelci sermayesi bu sonuca razı mı?

Dikkat, MİT’te henüz büyük “temizlik olmadı”. Soruyorum: CIA ile içli dışlı MİT bu sonuca ne diyor? Onun paralelindeki “monşerler”in hala etkin olduğu Türk diplomatik servisleri bu sonuç karşısında ne düşünüyor? Ya ordu? Kayserili paşaya boş verin; NATO’nun askeri sisteminden Rusya’nın askeri sistemine geçişin on yılları alacağını bilen hepsi de Pentagon eğitiminden geçmiş generallerin, İngilizceyi unutup Rusça ve Çince öğrenmeleri kimbilir kaç eğitim dönemini kapsayacak?

İşleri zor.

ABD ve NATO tarafından dışlanan Türkiye, bir anda öylesine zayıf ve çaresiz hale gelecektir ki, ne Rusya ile, ne Çin ile, hatta ne İran ve Suriye ile hiçbir “stratejik dengeye” dayanmayacak. Elindeki NATO silahları az sonra işe yaramaz hale gelecek. Cebindeki Dolar ve Eurolar az sonra suyunu çekecek olan bir ülkenin Rusya’nın, İran’ın, Suriye’nin oyuncağı olacağı çok açık.

Şöyle:

Ömrü NATO sularında çimmeyle geçmiş olan Türkiye, NATO’dan dışlandığı gün sudan çıkmış balığa döner. Rusya’dan istediği her uçak, tank ve gemi karşılığında, vaktiyle NATO’ya girildiği sırada ödenen, örneğin Kore’ye asker gönderme gibi, bedeller öder. Nasıl direnecek? “Tekrar NATO’ya dönerim” demeye kalksa, bu defa NATO ondan daha beterini talep edecek.

Bunlar iyi mi olacak?

Hayır. Çok kötü olacak. Ama demokratik güçler en kötü durumu en iyi duruma çevirmenin yolunu bulacaklardır. Çürüyen bu devletin yerine, “demokratik özerk bölgelerin toplamından, demokratik ulusun çeşitlilik içinde birliğinden oluşan, toprağı bütün, sınırları dokunulmaz demokratik cumhuriyetlerin konfederal Ortadoğu Ortak Evi” o anda güneş görecek ve güneş gören bu eve ne Rusya ve ne de ABD giremeyecek; ama bu evin misafir salonunda Ruslar da Amerikalılar da ağırlanacak.

Vesselam.



1548
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: