May istifa edecek mi?

ozlemgalip@hotmail.co.uk | 09 Ekim 2017 Pazartesi

DR. ÖZLEM BELÇİM GALİP

İngiltere Başbakanı Theresa May’in partisinin yıllık olağan kongresinde yaptığı konuşması tam bir fiyaskoydu. Sağlam ve güçlü duramamasıyla sık sık eleştirilen May, geçen iki haftaki AB ile alakalı konuşmalarında ve özellikle Merkel ile görüşmesinin ardından kendince daha dik ve kararlı bir duruş sergilemeye girişmişti. Hatta konuşmalarında İşçi Partisini ve Jeremy Corbyn’i büyük tehdit olarak gören partisine de tabiri caizse ‘çok konuşacağınıza iş yapın’ demişti. May’in bu sert çıkışı anlaşılır bir durum. Malum koltuğu sallantıda. Önce Londra Belediye Başkanı ardından Dış İlişkiler Bakanı olan Boris Johnson, May’in bir numaralı rakibi olarak karşısında ve Johnson şu ana dek ne istediyse oldu. 

1-4 Ekim tarihleri arasında Manchester’da Muhafazakar Partisinin yıllık olağan kongresinde konuşma yapan May, bir sürü talihsizlik yaşadı. Daha konuşmasının başında önce bir öksürük krizine girdi. Ardından gazeteci kılığında bir komedyan partiden biriymiş gibi aslında kendisi için temsili hazırlanmış P45 denilen işten çıkış belgesini uzattı. May’de önemli bir notmuş gibi eline aldı. Belgede kendisi için işten çıkartılma tarihi 4 Ekim yani konuşmanın olduğu tarih olurken işten çıkartılma gerekçesinin yazıldığı yerde ise ‘ne güçlü ne de istikrarlı’ yazıyordu. Komedyen bunu Boris Johnson gönderdi diyerek uzattı. Yazılanları görünce haliyle sinirleri bozuldu. Korumalar komedyeni yaka paça dışarıya çıkardı. Ardından May’in arkasında büyük puntolarla yazılı olan partinin ‘herkes için çalışan bir ülke inşa etmek’ sloganın harfleri düştü ve kalan yazı anlamsız bir şeye dönüştü. Diğer bir eleştiri kaynağı da bileğindeki Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun resimlerinin olduğu bilekliği oldu. Kahlo’nun değerleriyle örtüşmediği gerekçesiyle May’in Kahlo’nun imgesinin kullanmasını gösteriş olarak nitelendirdiler. Malum May, muhafazakar bir sağcı, Kahlo ise hem komünist hem de feminist. Hem yazılı medya da hem de sosyal medyada oldukça dalgaya alındı. Bir nevi etkisiz bir siyasi aktöre döndüğünü söylemek gerekir. İstifa talepleri bir kez daha yükseldi. 

Ulaştırma Bakanı Grant Shapp’in öncülüğünde May’e muhalifler örgütleniyor ve liderlik yarışmasının tekrar gündeme gelmesine istiyor. May’i destekleyenler de Johnson’u görevden almasını talep ediyor. May’in ne Johnson’u işten çıkartmaya ne de istifa etmeye niyeti var. Sakin liderlik anlayışını güderek itirazlara ve eleştirilere kulak tıkamaya devam edecek. Lider olarak kalmasında AB’ye karşı kozları güçlü tutmayı gerekçe olarak gösteriyor. Partisi de bir değişikliğe hiç mi hiç sıcak bakmıyor. Brexit için kendini umut kaynağı olarak gösterirken referandumun üzerinden 15 ay geçmesine karşın AB ile Birleşik Krallık’ın ayrılık müzakerelerinde sonuca bağlanmış tek bir başlık bile bulunmuyor. Bir kamuoyu araştırmasına göre halkın yüzde 52’si May’i lider olarak ‘zayıf’ görüyor. Partisinin çoğunluğunun desteği almış olabilir ama artık ne halk ne de AB ülkeleri May’e itibar veriyor. Peki tüm bunlara rağmen May istifa edecek mi? Hayır etmeyecek.  



368
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: