Komplo başlatıldığı yerde yenilgiye uğratılmıştır

09 Ekim 2017 Pazartesi

MUSTAFA KARASU

Bundan 19 yıl önce Kürt Halk Önderi Ortadoğu’dan çıkmış, Yunanistan’a geçmişti. Bu çıkış, Kürt Halk Önderine yönelik komplonun başlangıcı olmuştur. Kuşkusuz PKK’ye karşı daha önceleri de birçok komplo yapılmıştı. Ancak sonuç alınamamıştı. Sonuçta kapitalist modernist emperyalist güçler yaratmak istedikleri Ortadoğu önünde büyük engel gördükleri PKK’nin tasfiye edilmesi için Önderliğini etkisizleştirme kararı aldılar. Önder Apo saf dışı edilmeden PKK’nin tasfiye edilemeyeceği düşünülerek İmralı’da esaretle sonuçlanan komployu gerçekleştirdiler. 

Bu komployla Kürt Halk Önderi ile örgütü, Kürt Halk Önderiyle Kürt halkının ilişkisi koparılacak, böylece Önderliksiz kalmış hareket tasfiye edilecekti. PKK mücadele edemez hale gelecek ve halkla da ilişkisi koparılacaktı. Böyle düşünenler PKK’nin 6 ay içerisinde tasfiye olacağını sanıyorlardı. Nitekim PKK’nin 6 ay içinde tasfiye olacağını açıkça dillendirdiler. Komplonun Kürt halkının özgürlük mücadelesine karşı yapıldığını böylece göstermiş oldular. Çünkü PKK’nin tasfiyesi sadece Bakurê Kurdistan’da değil, tüm Kürdistan’da özgürlük mücadelesinin tasfiye edilmesi anlamına geliyordu. 

Ancak hesap daha baştan yanlış yapılmıştı. Çünkü PKK dünyanın başka yerlerindeki partilere benzemiyordu. Önderliği başka siyasi önderliklere benzemiyordu. Bu Önderliğin yarattığı halk da, hareket de farklıydı. Yaratılan sadece bir parti değildi. Mücadele de bir program etrafında yürütülen siyasal mücadeleden ibaret değildi. PKK ile oluşturulan bir yaşam ve kültürdü. Önderlik ise hem PKK, hem de halk arasında içselleşmişti. Önderlikle PKK, Önderlikle halk, PKK ile halk arasındaki bağ sadece siyasi bir bağ değildi. Kürt toplumu özgürlükçü karakterde yeniden şekilleniyordu. Kürtlük değerleri özgürlükçü, toplumcu ve demokratik değerlerle yoğrulmuştu. İşte bu nedenle bu Önderliğe dokunma herhangi bir Önderliğe dokunmaktan farklı bir tepki ortaya çıkardı. Hem halkın, hem hareketin vereceği bu tepki hesaplanmamıştı. Nitekim o dönemin ABD Dışişleri Bakanı komplo sürecinde verilen tepkiyi gördüklerinde “bu kadarını da beklemiyorduk” itirafında bulunmuştur. 

Yaratılan ruh komployu boşa çıkardı

Komployla birlikte PKK’nin tüm militanları fedai haline geldiği gibi, tüm Kürt halkı çocuğundan yaşlısına ayağa kalkmıştır. Sadece Bakurê Kurdistan’da değil, tüm Kürdistan’da ve dünyada yaşayan Kürtler için de tek konu Kürt Halk Önderine yapılan komplo olmuştur. Her evde komploya karşı büyük bir öfke ortaya çıkmıştır. İşte bu öfke ve fedailik daha baştan komplonun amaçlarına ulaşmasını engellemiştir. Kürt Halk Önderi esaret altına alınsa da komplonun amaçlarına ulaşması mümkün olmamıştır. 

Komployla birlikte Kürt halkı her yerde ayağa kalkmıştır. Kürtler evlerinde oturamaz olmuşlardır. Komplo sürecinde ve sonrasında halk sürekli ayakta olmuştur. Kürdistan’ın dört parçasında ve Avrupa’da komplo en yüksek ve en yoğun düzeyde protesto edilmiştir. Komplonun boşa çıkarılmasının büyük mücadelesi başlatılmıştır. Kuşkusuz komplonun boşa çıkarılması mücadelesinde en büyük rolü de “Güneşimizi Karartamazsınız” sloganıyla Kürt Halk Önderi etrafında ateşten barikat kuran direnişçiler oynamıştır. Bu direnişçiler tarihin en kutsal direnişlerinden birini göstermişlerdir. 7’den 70’e tüm Kürtler kendini Önderlik etrafında ateşten barikat yapmıştır. Onlarca Kürt bu direnişte şehit düşmüştür. Güneşimizi Karartamazsınız direnişçileri öyle fedai bir ruh yaratmışlardır ki, komplonun sonuç almasını engellemişlerdir. Bu direniş, Kürt halkının ve özgürlük savaşçılarının direnişçi karakterini, fedai karakterini yeni bir düzeye çıkarmıştır. Öyle ki, tüm savaşçılar fedai olarak düşmanda kendini patlatmak istemiştir. Bir anda dünyanın en fedai gücü, en fedai halkı ortaya çıkmıştır. İşte yaratılan bu ruh komployu boşa çıkarmıştır. Önder Apo İmralı’daki duruşunu ve direnişini ifade ederken “Güneşimizi Karartamazsınız” direnişçilerinden büyük güç aldığını belirtmiştir. Bu direnişçilere bağlılığın gereği İmralı’daki büyük direnişini, büyük yoğunlaşmasını gerçekleştirdiğini söyler. 

Eğer gerilla 19 yıl içinde daha fazla fedaileşmiş, Kürdistan’ın tüm parçalarında etkili hale gelmişse, bunu sağlatan, Güneşimizi Karartamazsınız direnişlerinde kendini ortaya koyan fedailiktir. Bu direniş Önderliği de halkı da militanları da her bakımdan yeni bir düzeye çıkarmıştır. Önderlik, komplo dönemindeki halk gerçekliğine ve fedailiğe bağlılığın gereği yoğunlaşmalarını daha fazla arttırmıştır. Zaten PKK Önderliği en başta da şehitlere bağlılığın ve onların özlemlerine sahiplenmenin önderliğidir. Bu nedenle her şehadet mücadeleyi yükseltme gerekçesidir. Şehitlerin özlemleri sahipsiz kalamaz, yerde kalamaz! Bu şehitlerin yarattığı değerlerle oynanamaz. Bu değerler mutlaka daha büyük değerler yaratmalı ve mücadele yükseltilmelidir. Kendisini şehitlerin sözcüsü, onların yarattığı değerlerin koruyucusu olarak gören bu Önderlik, bu şehadetleri büyük yoğunlaşma, mücadeleyi büyük geliştirme gerekçesi yapmıştır. 


Tarihin en önemli düşünce yoğunlaşması

İmralı’daki yoğunlaşmalar PKK’yi daha fazla etkili mücadele eder hale getirme; halkı daha fazla güçlü kılma yönünde olmuştur. Nitekim yaptığı çözümlemeler temelinde ortaya çıkardığı ideolojik, teorik ve paradigmatik tespitler PKK’yi daha etkili mücadele eder hale getirmiştir. Komploya karşı mücadele “Güneşimizi Karartamazsınız” direnişçilerinin yarattığı ruhla hem ideolojik, hem örgütsel, hem de eylemsel alanda birlikte yürütülmüştür. Önder Apo’nun İmralı yoğunlaşmaları PKK’ye ve halka örgütsel ve eylemsel yoğunluk sağlatmıştır. Örgütü ve eylemi en verimli kılacak paradigmayı ortaya çıkarmıştır. PKK ve halkın eline büyük zaferler kazandıracak paradigmanın gücü verilmiştir. Tarihin rüzgarı PKK ve Kürt halkının en büyük güç kaynağı haline getirilmiştir. 

Komplo, tarihin en önemli düşünce yoğunlaşmasını ve doğumunu yaratmıştır. Komplo, bu büyük anlamlı doğumun sancısı olmuştur. Komployla birlikte Kürtlerin, Ortadoğu ve tüm insanlığın kaderi tamamen özgürlük, demokrasi ve sosyalizm yönüne evrilmiştir. İnsanlığın tarih boyu biriktirdiği tüm düşünce birikimi senteze kavuşmuş ve insanlığın yol gösterici kılavuzu haline getirilmiştir. İnsanlığın tüm manevi birikimi bu Önderlikte somutlaşmış ve bir patlama yapmıştır. Kuşkusuz bu düşüncenin, paradigmanın olgunlaştırılacak ve ayrıntılandırılacak yanları vardır. Ancak esas doğrultu verilmiştir; temel ortaya konulmuştur. Artık geriye buna bağlı kalacakların geliştireceği ve tamamlayacağı yönler kalmıştır. 

Komplo, bu düşünce yoğunlaşmasıyla ortaya konulan paradigma ve bu temelde yürütülen mücadeleyle boşa çıkarılmıştır. Önder Apo’nun komployla çıkarıldığı Rojava, Suriye ve Ortadoğu’da bugün büyük bir devrim yaşanması, komplonun boşa çıkarıldığının kanıtıdır. Komplo başladığı yerde yenilgiye uğratılmıştır. Bunu sağlatan, Önder Apo’nun oralardaki 20 yıllık çalışmaları ve bu çalışmaların yeni paradigmayla bir demokratik devrim haline getirilmesidir. Yeni paradigma, yeni bakış olmasaydı Rojava Devrimi gerçekleşmezdi; kısa sürede boğulurdu. Bu devrimi başarıya kavuşturan örgütlü demokratik topluma dayalı demokratik konfederal sistem ve demokratik ulus çizgisidir. Bugün Rojava’da kadın özgürlükçü örgütlü demokratik bir toplum vardır. Yine Arap ve Süryanilerle birlikte bir demokratik ulus gerçeği yaratılmıştır. Milliyetçilik, dincilik ve mezhepçiliğin olmadığı bir Rojava Devrimi ve Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu komplonun başladığı yerde komployu boşa çıkarmıştır. Böylece doğru düşünce, doğru paradigma, doğru yapılanma ve doğru eylemin başarıya götüreceği bir daha kanıtlanmıştır. 

Bugün PKK komplonun başladığı günden daha fazla güçlüdür. Sadece Rojava’da değil, Bakurê Kurdîstan başta olmak üzere Başur ve Rojhilat’ta da daha güçlüdür. PKK bugün Türk devletini çökertecek duruma getirmiş, Ortadoğu’da da siyasal gelişmeleri belirleyen ve demokratik devrimi yönlendiren güç haline gelmiştir. Önder Apo da bugün sadece Kürt Halk Önderliği değil, Ortadoğu halkları ve dünya halklarının ve emekçilerinin demokratik sosyalist önderi konumuna kavuşmuştur. Önder Apo’nun komplonun ilk günlerinde söylediği “tarihsel komplolar gelişmeleri durdurmaz, hızlandırır” belirlemesi en açık ve en güçlü biçimde doğrulanmıştır. 




985
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: