Polis amca barbarlaşınca

18 Ocak 2017 Çarşamba

ALADDİN SİNAYİÇ

Britanya’nın The Sun gazetesinin 5 Ağustos 1974 tarihli sayısı büyükçe bir şekilde ‘Barbarlar’ başlığıyla ana sayfasının tümünü bir barbarlık haberine ayırmıştı. Iain Walker imzasıyla yayınlanan haber insanın tüylerini ürperten bir içeriğe sahipti. Gazeteci Iain Walker haberde birçok kadının acı dolu anlatımlarına yer veriyordu. Kadınlar, babalarının, kocalarının, kardeşlerinin kendi gözleri önünde nasıl önce elleri kesildiğini, sonra kurşuna dizildiklerini, sonrada kendilerine nasıl tecavüz edildiğini anlatıyorlardı. 

İnsanın kanını donduran kadınların aktarımlarından sonra, Iain Walker adlı gazeteci haberinin sonuna bir paragraflık kendi yorumunu da eklemişti. Paragrafın sonunda Walker, Türk halkına şu çağrıyı yapıyordu; ‘Türkiye adına şuan Kıbrıs’ta olan bu üniformalı hayvanlara karşı, Türk halkı acil bir şekilde mutlaka tepki verip harekete geçmeli.’ Bir halkın tarih kitaplarında barbar olarak yazılmaması için bu tarihi çağrıya Türk halkı, tam tersi bir cevap vermişti. Kıbrıs işgalini, ‘barış harekatı’ diye büyük zafer çığlıklarıyla sokaklarda kutlayan Türk halkı, bu üniformalı yaratıkların kendileri adına yaptıkları barbarlığı sadece kutlamakla yetinmişti. 

O dönemki üniformalı barbarlar emekli oldu, kendilerinden sonra gelen yeni üniformalı nesiller de aynı şekilde devir aldıkları mirası layıkıyla taşıdılar. Barbarlık tanımına miskal zarar verecek girişimlerden itina ile uzak durdular. Hatta çoğu zaman barbarlıkta birbirleriyle yarıştılar. Kürdistan’daki şehir direnişleri ile beraber bu barbarlığın dozu en yüksek düzeye çıkarıldı. Barbarlık konusunda DAİŞ ile yarışır bir pozisyondalar. Şehir direnişlerinde bu üniformalı vahşiler yüzyıllar sonra bile hafızalardan silinmeyecek barbarlıklara imza attılar. 

Üç buçuk ay devam eden Sur direnişinin üzerinden bir yıl geçtikten sonra geçtiğimiz hafta “CcC doğan” adlı youtube kanalından bir görüntü servis edildi. Görüntülerde beşi çocuk 8 kişiye yapılan ahlaksız uygulamalar var. Vahşi bir şekilde yıktırılan Sur’un sokaklarının birisinde, akşam karanlığında, gözlerine panzerden ışık vurarak, hoporlörden çocuklara emirler yağdırıyorlar. Görüntüyü çeken askerlerin konuşmaları ve reaksiyonları da görüntülerde var. Yaklaşık 15 dakikalık görüntüde bu ‘kahraman askerler’ küfürsüz tek bir cümle kuramıyorlar. Hepsi özürlü, ruhlarında, beyinlerinde büyük bir sakatlık var. Küfürsüz tek bir cümle kuramayan bu ahlaktan yoksun ‘kahramanlar’ Kürt halkına karşı içlerindeki kin ve nefreti bu çocuklara kustukları görüntülerde, 11 yaşındaki Kürt kızına en son bacaklarını açmasını, pantolonun paçalarını yukarı çekmesini söylüyor. Çocuğun yoğun uğraşlarına rağmen dar pantolonun paçaları yukarı çıkmıyor. O anda çocuk; ‘Polis amca, çıkmıyor’ diye özel harekatçılara sesleniyor... 

Aynı muameleyi tüm çocuklara ve analarına da yapıyorlar. 

Görüntüler sosyal medyada gündem olduktan sonra, bu 11 yaşındaki kız dihaber’de yer alan haberde ‘biz küçüğüz, bize bunu neden yaptılar ki’ diye hepimizin altında kalacağı bir soru soruyor. Bu sorunun temel muhatabı Türk halkıdır. Ara ara yayınladıkları bu tarz görüntülerle kendilerince Kürt halkının  gururu ve onuruyla oynayarak, sinir sistemini hedef alıyorlar. Evet Kürt halkının sinir sistemini mahvettiğiniz doğru, ve bu sinir sıkışmasının da günü geldiğinde patlayacağı da kesin, ama gururu ve onuru ile oynadığınızı düşündüğünüz, Kürt halkı değil, Türk halkının ta kendisidir. 

Amed-Sur’daki bu barbarlığı görmezden gelen Türk medyası, bir kaç hafta önce hep birlikte, polis üşüyor diye ağlayan bir çocuğun haberini uzun uzadıya tekrar tekrar vermişti. Üzerine sayısız köşe yazısı yazılan bu konuda AKP’li bir kalemşor de Sabah gazetesindeki köşesinde şöyle yazmıştı; ‘bu dünyaya barışı o melek çocuklar getirecek. İşte o yüzdendir ki, dünyanın her neresinde olursa olsun bir çocuğun ağlamasına, feryat etmesine kulak vermek bir insanlık görevidir.’

Dünyanın her neresinde olursa olsun dediğinde, bir tek Kürdistan’ı kastetmiyor bu yaratık. İnsanlık görevi Amed’de vatani görev olur, ve her türlü barbarlık ve ahlaksızlık görmezden gelinir.



3340
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: